ARKEOLOJİK ALANLAR SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ

IŞİD, hem faaliyetlerine mali destek sağlamak hem de eylemleriyle kamuoyunun ilgisini çekmek için yıkım rotasını arkeolojik alanlara taşıdı. Dünyada kültür varlıklarını koruma amacını güden UNESCO da dâhil birçok organizasyon ve kurumun ise, yıkım ve yağma faaliyetlerinin önüne geçmede yetersiz kaldığı anlaşılıyor. Son birkaç gündür Palmyra, yeni bir tehlike aldında.

Bazılarının UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunduğu birçok arkeolojik alanı tahrip eden, onları yağmalayıp talan eden IŞİD, hem faaliyetlerine mali destek sağlamak hem de kamuoyunun daha çok ilgisini çekmek için eylemlerini arkeolojik alanlara da taşıdı. Arkeolojik alanların askerî çatışmaya sahne olması ise, insanlar tarafından kaygı ve huzursuzlukla izleniyor.

Arkeolojik alanları da savaş alanlarına çeviren çatışmalar bitmek bilmiyor:

Bütün bu olaylar gerçekleşirken, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), kültür mirası listesinde bulunan arkeolojik yerleşmelerdeki yıkımı ve yağmayı savaş suçu olarak nitelemişti. Yüzlerce kültür varlıklarının yağma ve yıkımını engellemek için yaptığı çağrılar etkisiz kalan UNESCO’nun, askerî çatışmadan kaçınılması ve arkeolojik alanların korumaya alınması hususundaki uyarıları da pek karşılık bulamadı.

Irak’ta bulunan Hatra ve Nimrud antik kentlerindeki yıkım, Musul Müzesi’ndeki birçok eserin  parçalanıp, yağmalanması, kütüphanelerdeki yüzlerce yıllık el yazmalarının  yakılıp, yağmalanması ve bunların yanı sıra, ülkede bulunan bazı cami, kilise ve türbelerin yıkılması hâlâ hafızalarımızda.

Suriye’de ise, Dura Europos, Mari ve Apamea antik şehirlerindeki define çukurları ve mozaiklere kadar yağmalanan eserler ile Palmyra’nın 2015’in mayıs ayında ele geçirilmesi ve hayatını bu kentteki araştırmalara adayan Halid Esad’ın infazı, olayın ciddiyetini yeterince ortaya koyuyor.

Bu kötü tablonun arasına, bazılarına umut ışığı gibi görünen yeni bir haber medyada yer almaya başladı. Son iki gündür medyada yer alan bu konu, Palmyra’nın, Suriye ordusu tarafından IŞİD’den geri alınmaya çok yaklaşıldığıyla ilgili. Olayla ilgili ulusal ve uluslararası basında birçok haber bulmak mümkün; fakat birçok nokta hâlâ muamma. “Çölün Gelini” olarak adlandırılan Palmyra’da, yaşanan onca yıkıcı olayın ardından, yerleşmenin bir askerî çatışmaya konu olması ise oldukça kaygı verici. Antik şehrin çevresinde IŞİD ve Suriye ordusu arasında çatışmalar sürerken, bunun arkeolojik alanlarda yaşanan son tehlike olmasını temenni ediyoruz.