İstanbul Araştırmaları I: Tarih öncesi Dönemin Değişen Doğal ve Kültürel Çevre Ortamında İstanbul

20 Ekim 2012

 

İstanbul Araştırmaları I: İstanbul'un Tarihsel Süreçte Yaşadığı Değişimler Üzerine Kültür ve Mimarlık Araştırmaları
 
İstanbul, özel coğrafi konumu nedeniyle tarihöncesi çağlardan bu yana tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur. Kent, tarihsel süreç içinde Bizans, Osmanlı gibi büyük devletlere de başkentlik yapmış ve binyıllar içinde görkemli anıt yapılarla donatılmıştır. İstanbul'un çekici topografik özellikleri de anıtların yer seçiminde etkili olmuş, böylece doğal ve mimari çevre birlikte özgün bir kültürel peyzaj oluşturmuştur. Günümüz İstanbul imgesinin kanıtı olan ve sıklıkla koruma sorunlarına dikkat çekilen "tarihi yarımada silueti", aslında zaman içinde pek çok değişim yaşayarak bugüne ulaşmış olan ve İstanbul'un geçmişindeki farklı dönemlerin, farklı kültürlerin izlerini taşıyan bir bütünlüktür.
 
Tarihöncesi çağlarda deniz seviyelerinin değişmesi, İstanbul Boğazının açılması ya da kapanması gibi doğal çevre ortamında yaşanan radikal değişimler, bu bölgedeki toplulukların yaşamında dolayısıyla mimarisinde de belirleyici olmuştur. Tarihi dönemlerde ise, insanların neden olduğu istila, savaş gibi yıkıcı olaylar ya da politik nedenlerle yapılan bilinçli yıkım İstanbul'un mimarisinde önemli değişimlere yol açmıştır. Benzer şekilde deprem, yangın gibi doğal afetler de öngörülmeyen değişimlerin tetikleyicisi olmuştur.
 
Bu seminer dizisinde tarihöncesi çağlardan günümüze İstanbul'un doğal çevre ortamında ve mimarisinde yaşanan temel değişimler anlatılacaktır. Böylece İstanbul'un bugünkü kimliğinin ve kültürel peyzaj değerinin altında yatan tarihsel birikimin bir bilgi dağarcığı olarak belleklerde yer tutması amaçlanmıştır.
 
İstanbul'un geçmişte yaşadığı savaşlar, isyanlar, depremler, yangınlar, imar faaliyetleri tarihsel süreç içinde sürekli değişen, dönüşen doğal ve mimari çevre ortamını oluşturmuştur. Günümüzde İstanbul taşıdığı paha biçilmez mimarlık değeri ile dünya kültür tarihinde özel bir noktada bulunmaktadır. Kent bu özel kültürel değeri ve mimari kimliği ile 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiştir. Böylece İstanbul'un geçmiş yaşamının bugüne ulaşan izlerini ve kanıtlarını oluşturan anıt yapılar, kentsel dokular kendi uyumlu bütünlüğü içinde küresel ölçekte saygı duyulan ve korunması önemsenen bir değer olarak kabul edilmiştir.
 
İstanbul'un hiç tartışmasız büyük bir özenle korunması gereken tarihi kimliğinde, değişim ve dönüşümlere karşın süreklilik gösteren kentsel ve mimari yapılanmalar da önemi bir yer tutar. Seminer dizimizin önümüzdeki dönem için planlanan ikinci bölümünde de bu bağlamda İstanbul'un mimari kimliğini tanımlayan sunumlara yer verilecektir.
 
Bu seminer dizisinin amacı, İstanbul'un tarihöncesi çağlardan bugüne varlığı izlenebilen çok renkli ve zengin kültürel kimliğinin mimari, doğal ve toplumsal açılardan değişim ve süreklilik bağlamında incelenmesidir. Böylece İstanbul'un bugüne kadar varlığını sürdüren tarihi mimari çevresinin kültürel derinliğinin ve değerinin anlaşılmasıdır.
 
 
 
1. Bölüm: Tarih öncesi Dönemin Değişen Doğal ve Kültürel Çevre Ortamında İstanbul
 
Sunuş : Prof. Dr. Mehmet ÖZDOĞAN
 
"İstanbul Asya'yı Avrupa'ya bağlayan karayolu ile Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan denizyolunun kesiştiği yerde, birbirinden farklı kültürel ve doğal çevre
ortamlarının arasında yer almaktadır. Bu nedenle tarihöncesi dönemlerde insanın dünyaya yayılımından farklı yaşam biçim ve teknolojilerinin bir bölgeden
diğerine aktarımına her zaman önem taşımıştır. Deniz seviyelerinin değişimi ile İstanbul Boğazı'nın kara köprüsü ya da suyoluna dönüşümü gibi önemli olayların
anlaşılmasında İstanbul'da yapılan çalışmalar büyük bir önem taşımaktadır. Bu süreci en iyi şekilde Yarımburgaz Mağarası, Yenikapı kurtarma kazıları ile Fikirtepe ve Pendik kazılarından öğrenmekteyiz."
 
 
 
2 Bölüm: İstanbul'un Günümüze Ulaşamayan Anıtsal Yapıları 24 Kasım 2012
 
3 Bölüm: İstanbul'un Tarihindeki Yıkıcı Olaylar 15 Aralık 2012
 
İletişim : 0212 251 49 00 www.mimarist.org