NEOLİTİK DÖNEM İNSANLARI DA AYNI BUĞDAYDAN YİYORDU

Türkiye’de Neolitik Dönemden Hellenistik Döneme uzanan birçok arkeolojik yerleşmeden elde edilen kömürleşmiş buğday örneklerinin DNA analizi yapıldı. Türkiye çapında ilk defa yapılan bu araştırmada, en eski DNA örneği Çatalhöyük’te elden edilen ve ekmek yapımında kullanılan hekzaploid (6 set kromozomu olan) buğdayının evcilleştirilme ve yayılım süreçlerini inceleme amaçlandı. Araştırma sonucunda, Neolitik Dönem Çatalhöyük örneklerinin günümüzde tüketilen hekzaploid buğday ile benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.

İnsanlık tarihi Bereketli Hilal’de tarımın gelişmesiyle bir dönüşüm geçirdi ve bu dönüşüme ön ayak olan ekinlerden biri de buğdaydı. Buğdayın evcilleştirilmesi yaklaşık 12 bin yıl önce başlamış bir süreç; ancak başlangıç noktasının Bereketli Hilal mi olduğu bir tartışma konusu. Bu araştırma da, Çatalhöyük’ün bu süreçte önemli bir yeri olduğunu gösteriyor.

Çatalhöyük, Orta Anadolu’da yer alan ve MÖ 7400-6000 tarihleri arasına tarihlenen bir Neolitik Dönem yerleşmesidir. Yerleşme, 1961-5 yıllarında James Mellaart tarafından gerçekleştirilen ilk dönem kazıları sırasında bulunan ilkel hekzaploid buğday kalıntılarıyla arkeoloji dünyasının ilgisini çekmişti.

Çatalhöyük’ün yanı sıra, İmamoğlu Höyük, Bademağacı Höyük, Baklatepe, Hattuşa, Sos Höyük, Mezraa Höyük ve Patnos yerleşmelerinden de örnek alındı ve bu örneklerin DNA dizileri çıkartıldı. Çatalhöyük’ten alınan örnekse, kömürleşmiş tohumdan elde edilmiş en eski buğday DNA’sını temsil ediyor. Bu örnek sayesinde MÖ yedinci binyıl Anadolu’sunda, Çatalhöyük’te, hekzaploid buğdayın varlığı bilimsel açıdan kanıtlanmış oldu. Ayrıca gemik ve siyez (einkorn) buğdaylarının ilk olarak Diyarbakır-Karacadağ’da evcilleştirildiği bilinmektedir.

İlkel hekzaploid buğdayın gelişim sürecini de ortaya koyan bu araştırma sırasında, Çatalhöyük’te bulunan 8 bin 400 yıllık buğday gibi, Çatalhöyük’ten çok daha geç bir döneme tarihlenen (MÖ 2000) İmamoğlu Höyük örneklerinin de günümüz kabuklu buğdayı ile genetik benzerlik gösterdiği anlaşıldı.  

journals.plos.org