40. Sayı - Kazı Sezonu Başlıyor

Yaz geldi çattı ve telaş başladı. Yeni bir kazı sezonu heyecanı ile hazırlıklar hızla sürüyor. Türkiye´nin dört bir yanında, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları ile kazılar başlayacak. Çevrenizdeki her kazı alanını ziyaret edin ve bilgi alın. Bu miras sizin.

Geçen yıl Suriye sınırındaki birçok kazı, güvenlik gerekçesi ile yapılamadı. Özellikle Tell Tayinat ile Alalakh (Tell Aççana) kazıları son dönemde hem buluntuları hem de arkeolojik uygulama yöntemleri ile isimlerinden söz ettiren önemli kazılardı. Maalesef bu kazılar Suriye savaşından etkilenmiş durumda... Dünyanın farklı üniversitelerinden araştırma, kazı ve projeler yapmak için Türkiye, Irak, İran, Suriye gibi ülkeleri tercih eden uluslararası ekipler hangi ülkenin koşulları uygun ise ellerindeki mevcut bütçe ve fonlar ileo ülkeye giderek çalışmalar yapıyorlar. Son 20 yıl boyunca uluslararası birçok bilim ekibi, Türkiye’nin etrafındaki ülkelerde yaşanan savaş durumları ve güvenlik nedeni ile buralarda araştırma yapamadıkları için çalışma alanı olarak Türkiye’yi tercih ediyorlardı. Bu durum, son yıllarda Türkiye arkeolojisinin de güçlenmesine yol açtı. Birçok kazı alanı açıldı ve özellikle erken dönemler ile ilgili birçok bilgi açığa çıkarıldı. Bu durum hem arkeolojinin gelişmesini hem de Türkiye’nin dünya arkeolojisi içinde çok daha fazla yer edinmesine yol açtı. Bu olumlu gelişmeler ve Türkiye’nin güvenlik açısından bilim insanları için uygun bir ülke olmasına rağmen, bilim insanlarına yapılan bazı yeni düzenlemeler bu ekiplerin Türkiye’den çıkmasına neden olmaya başladı. Özellikle Neolitik alanları kazan bilim insanlarından kazı yaptıkları alanları satın almaları –kamulaştırmaları- istendi. Kazı sonrası çok fazla koruma, onarım ve güvenlik gerektirmeyen tamamen bilgi ortaya çıkarmaya yönelik bu kazılar için talep edilen bu ve benzeri koşullar, ellerinde kazı yapmak için bile yeterli bütçeleri bulunmayan, ancak dünyaca tanınan ve bilimsel düzeyleri yüksek bu ekipleri oldukça zor durumda bıraktı ve  bu bilim ekiplerinin birçoğu Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Bu bilim insanlarının ayrılmak zorunda kaldıkları bu alanlar ise her yıl binlerce defineci tarafından talan ediliyor. Bilim insanlarına uygun ortam ve olanakları  sağlayarak araştırmalarına katkı sağlamaktansa, araştırma alanlarını terk etmelerini gerektiren gereksiz koşullar öne sürmek ve terk edilen alanları defineci yağmasına bırakmak anlaşılabilir bir durum olamaz. Bilim insanlarını uzaklaştırmak yerine, onlara çalışma alanları ve gerekli koşulları sunan, onları ortaya koydukları bilimle ve yetiştirdikleri genç bilim insanlarıyla değerlendiren bir sistem kurmak gelecek on yıllarda Türkiye arkeolojisine çok büyük katkılar sağlayacaktır. Savaşsız bir dünya için…
İyi okumalar!