AKDENİZ VE BATI ASYA´DA 4.2 KA İKLİM OLAYI

Akdeniz ve Batı Asya’da günümüzden 4.200- 3.900 yıl önce meydana gelen mega kuraklık olayının etkileri, Mezopotamya’daki Akkad İmparatorluğu, Mısır’daki Eski Krallık ve Anadolu, Ege ve Levant bölgelerindeki Erken Tunç Çağı yerleşmelerinin eşzamanlı olarak çöküşüne sebep olmuştur.

Holosen boyunca on yıllık veya yüzyıllık zaman ölçeğinde sürdüğü gözlenen mega kuraklıklar, yakın zamanda keşfedilmiş olup, son derece iyi belgelenmiş bir olgudur. Holosen Dönemde meydana geldiği tespit edilen mega kuraklıklar arasında önemli ve çok tartışılan bir örnek, günümüzden yaklaşık olarak 4.200-3.900 yıl önce gerçekleşen (MÖ 2.200-1.900) ve literatüre 4.2 ka iklim olayı olarak geçen bir ani küresel mega kuraklık ve soğuma dönemidir. Bu mega kuraklık olayına ait veriler; göl ve deniz tabanlarından alınan sediman karotları, buzullardan elde edilen karotlar, mağara çökelleri (mağara speleothem örnekleri) ve ağaç halkaları üzerinde yapılan analizler sonucunda elde edilmiştir. Doğu yarımkürede elde edilen bu yüksek çözünürlüklü proxy veriler (paleoiklimsel vekiller), Akdeniz’den Doğu Asya’ya ve Avusturalya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadan alınmıştır. Mega kuraklık olayının ayrıca, Cezayir ve Mısır üzerinden Güney Afrika’ya geçtiği ve Afrika Boynuzu’ndan Orta Sahra ve Gine Körfezi’ne de ulaştığı gözlenmiştir. Batı yarımkürede elde edilen iklim kayıtları ise, Grönland ve İzlanda’dan Karayipler’e, Kuzey Amerika’dan Kuzey Kanada bölgesinde yer alan Yukon’a ve Güney Amerika’nın batı kıyılarında Peru’dan Patagonya’ya ve Antarktika’ya kadar uzanmaktadır. Geçmişte araştırmacılar tarafından elde edilen düşük çözünürlüklü proxy veriler ile bu mega kuraklık olayı tam olarak tespit edilememiş veya öylesine geniş aralıklı bir tarihlendirme yapılmıştır ki bu iklim olayı ile eş zamanlı olayların aydınlatılması mümkün olmamıştır. Bununla birlikte, elde edilen yeni yüksek çözünürlüklü proxy verilerin gözden kaçırılması veya dikkate alınmaması gibi bir durum neredeyse imkansızdır. Özellikle son yıllarda, 4.2 ka iklim olayının sayısı her geçen gün artan araştırmanın konusu olduğunu görmekteyiz.

 

Nedenleri bugün için henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, belli başlı küresel muson - okyanus - atmoster sirkülasyon sistemlerinin 4.2 ka iklim olayı sırasında eş zamanlı olarak yön değiştirdiği veya güçten düştüğü görülmektedir. Bu durum, yüzyıllık zaman ölçeğindeki büyük yağışlarda aksama veya sekteler meydana gelmesine neden olmuştur. Bu küresel sapmalar arasında en dikkat çekici ve bölgesel anlamda en yoğun olanları, aynı zamanda proxy veriler arasında en yüksek çözünürlüğe sahip olanlar olup, bunlar yüksek çözünürlüklü arkeolojik verilerle de ilişkilidirler. Bugün bu konu, araştırmacılar için son derece dikkat çekici ve hızla gelişen bir bilimsel konudur. 4.2 ka iklim olayı için elde edilen en yüksek çözünürlüklü veriler arasında, Doğu yarımkürede Akdeniz batı rüzgarları ile gelen yağışlarda meydana gelen yaklaşık 30-50% oranında bir azalma dikkati çeker. Bu yağışların Ege, Levant, Anadolu, Mezopotamya ve İran boyunca sulu ve kuru tarım için su sağladığı bilinmektedir. Bu en yüksek çözünürlüklü iklim kayıtları arasında, Akdeniz ve Kızıl Deniz’den alınan dip karot örnekleri; İtalya, Arnavutluk ve Anadolu’dan alınan göl sedimanları ile Yunanistan ve İran’dan mağara çökel örnekleri yer almaktadır.

 

Hint Okyanusu’ndan Asya kıtasına doğru esen ve Nil Nehri’ne 80%’lik bir katkı yaptığı bilinen Hint Yaz Musonu’nda meydana gelen eş zamanlı aksamalar, Mawmluh Mağarası, Kotla Dahar paleogölü ve Himalayalar’da yer alan Rara Gölü’nde tespit edilen oldukça yüksek çözünürlüklü iklim kayıtlarından tespit edilmektedir. Elde edilen bu kayıtların her biri, Hint alt kıtası için paleoiklimsel yağış verilerini ortaya koymaktadır. Daha doğuya baktığımızda, yüksek çözünürlüklü kuraklık kayıtlarına dair izlerin İç Moğolistan’a ve Çin’in doğusuna kadar uzandığını görürüz. Bu bölgelerde Doğu Asya Yaz Musonu’nda meydana gelen değişkenlikler, Geç Neolitik yerleşimlerini etkilemiştir. Hint yaz musonundaki aksama nedeniyle meydana gelen kuraklığın izleri, Avusturalya’ya da uzanmaktadır. Burada, Endonezya-Avusturalya Yaz Musonu’nda meydana gelen ani, geniş kapsamlı ve aralıksız devam eden zayıflamalar, mağara çökellerinin analizleri sonucu tespit edilmiştir.

 

Batı yarımküreye baktığımızda, burada elde edilen yüksek çözünürlüklü kayıtlararasında Logan Dağı’ndan (Yukon, ABD) elde edilen buzul karotu dikkati çeker.Burada yapılan analizler “El Niño ve La Niña arasındaki dengeyi gösteren Pasifik proxy verilerinde gözlenen büyük değişiklikler ile aynı zamanda meydana gelen büyük bir artan meridyonel akışa işaret etmektedir. Bu ve diğer bazı kayıtlar, 4.2 ka iklim olayının, günümüzdeki El Niño güney salınımını başlatmış olabileceğini öne sürmektedir. Benzer şekilde, Büyük Havza’daki (ABD) ağaçların yıllık halka verileri de ciddi bir soğuma dönemine işaret etmektedir. MÖ 2.200’de ağaç sınırı rakımında meydana gelen düşüşün öncesinden beri bu yüksekliklerde ağaç sınırı oluştuğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Buna ek olarak bugün, yüksek rakımlardaki ekosistemlerin, 4.200 yıldır görülmemiş bir biçimde yanıt verdiğini görmekteyiz. Özetle, elimizdeki yüksek çözünürlüklü veriler 4.2 ka iklim olayının, 8.2 ka iklim olayından sonra büyüklük bakımından ikinci ancak süre bakımından olasılıkla onun iki katı uzunlukta, benzersiz bir küresel Holosen iklim olayı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, 4.2 ka iklim olayının başlangıcının, Orta Holosenden Geç Holosene geçişe damga vurduğu düşünülmektedir.

 

Yazı: Harvey Weiss

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 68. sayısından ulaşabilirsiniz.