Aktüel Arkeoloji Dergisi Twitter Anket Sonuçları

Son zamanlarda artan tahribat ve definecilik faaliyetleri ülkemizdeki çeşitli sorunları tekrar gündeme taşıdı. Göz göre göre, Türkiye´nin dört bir yanında bilinçli bir şekilde bu tahribatların yapılmasına rağmen herhangi bir kurum, sivil toplum örgütü ya da toplum yeterli tepkiyi vermiyor. Bu tahribat sadece kırsalda yaşayıp, yaşamını define bulmak üzerine kuran insanların davranışları ile de açıklanamayacak boyutta. Yakın zamanda birçok üst düzey devlet memurunun define ararken yakalanmış olması konunun toplum nezdindeki yansımasını yeniden gözler önüne sermiş görünmekte!

 

Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin resmi Twitter hesabından takipçilerinin oylamasına açtığı anket çalışmasına yaklaşık 5 bin Twitter takipçisi cevap verdi. Sonuçlar ve yorumlar şu şekilde:

 

(Not: Bu kısa anket çalışmasını yaparken, cevabını bildiğimiz ama toplumsal refleksi ve algıyı ölçmek için bir dizi soruya cevap olabilecek bir olumlu bir olumsuz cevap şıkkı ekledik. Örneğin ´Türkiye’de arkeolojik ve kültürel mirasa yönelik tahribatın engellenmesi için sorumlu hangi kurum ya da kimdir?´ sorusuna dört (4) şık ekleyerek cevap aradık.)

 

1) Türkiye’de arkeolojik ve kültürel mirasa yönelik tahribatın engellenmesi için sorumlu hangi kurum ya da kimdir?

 

%65 – Kültür ve Turizm Bakanlığı

%24 – Toplum

%9 – Yerel Yönetimler

%2 – Arkeoloji Bölümleri

 

Yorum: Yasalarda Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına Türkiye´de yer altında, yer üstünde ve sualtında bulunan arkeolojik ve kültürel mirasın sahibi ve koruyucusu olarak belirtilmiştir.  Bu soru ve cevap ilişkisinde bu sorumluluk hem ilgili kurum tarafından yerine getiriliyor mu hem de bu toplum tarafından sorumlu olarak biliniyor mu bunu ölçmekti. Soruya aldığımız cevap, bize Bakanlığın sorumlu olduğunu gösterse de bu oran yeterli değil. Toplumun bu bilince ve kültüre sahip olmadıkça alınacak hiçbir tedbirin çözüm olamayacağını savunan takipçilerimizin sayısı da bir hayli fazla. Buradaki sorunu açmak ve Bakanlığın bu sorumluluğunu daha fazla göstermek için ilgili kurumların devreye girmesi ve Bakanlığın bu sorumluluğunu yerine getirmesi için baskı yapması gereklidir.

 

2) Yaşadığınız çevrede arkeolojik ve kültürel mirasın korunduğunu düşünüyor musunuz?

 

%90 – Hayır

%10 – Evet

 

Yorum: Uygarlık tarihinin tüm süreçlerini yaşamış bir coğrafya olan Anadolu’nun her karışında arkeolojik kalıntılar ile karşılaşmak mümkün. Buna karşın hem yerel yöneticilerin, hem sorumlu kamu kurumlarının bu kalıntıların korunması için yeterli önlem almış mı?, bilgi panoları bilgi akışını sağlamış mı?, toplum bu konuda bilinçlendirilmiş mi? gibi cevaplara ulaşmak için yapılan soru ve cevap ilişkisinde, %90 ile kültürel ve arkeolojik mirasın korunmadığı cevabı şıklardan çıkıyor. Bu durum, ilk sorumuzun cevabı ile paralellik göstermekte.

 

3) Arkeolojik ve kültürel mirasın Türkiye için önemli bir değer olduğunu düşünüyor musunuz?

 

%89 – Evet

%7 – Hayır

%4 – Çok Fazla Değil

 

Yorum: Arkeolojik ve kültürel miras açısından böylesine önemli bir coğrafyada yaşıyor olmamıza rağmen hem kamu kurumları hem yerel yöneticiler hem de toplum bu değerlerin farkında mı? Arkeolojik ve kültürel mirasın bu kapsamda değerli olduğunu düşünüyor musunuz? sorusuna katılımcılar %89 ile bu kalıntıların değerli olduğunu ifade etmiştir. Sormamız ve anlamamız gereken 2. soru ve cevap şıkkı ile 3. soru cevap şıkkı arasındaki ilişkidir. 3. soruya karşılık verilen cevap, arkeolojik ve kültürel mirasın önemli olduğunu gösterirken, 2. soruya verilen cevapta arkeolojik ve kültürel mirasın korunmadığı cevabı yer alıyor.

 

4) Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim ve liselerde Anadolu Uygarlıklarını zorunlu ders olarak öğrencilere anlatmalı mı? Bu ders yeni nesiller için bir farkındalık oluşturur mu?

 

%93 – Evet Çok Önemli

%7 – Hayır

 

Yorum : En fazla yorum alan ve ilgi çeken başlıklarından biri olan bu soruya %93 ile verilen cevap toplumun bu konuda ihtiyacını belirtmektedir. Arkeolojik ve kültürel mirasın bu coğrafya için önemli olduğunu düşünüyor ancak buna karşın bu değerleri koruyamıyorsak ortada çok çok önemli bir sorunun olduğunu söyleyebiliriz. Bizce burada eğitim sisteminde bir sorun olduğunu ve eğitimde yapılacak düzenlemeler ile bugün olmasa bile gelecek nesillerin üzerinde yaşadıkları coğrafyaya karşı sorumluluklarının ve bilinçlerinin gelişeceğini ve bu şekilde farkındalık oluşturarak, Anadolu’yu koruyabileceğimizi güçlü bir cevap ile anlatmış görünüyoruz. Bu konudaki sorumluluk Kültür ve Turizm Bakanlığı ile düzenlemeyi yapacak olan Milli Eğitim Bakanlığı’ndadır. Ama her iki kuruma da baskı yapıp bu düzenlemeyi hayata geçirme konusunda ısrar edecek olanlar ise Sivil Toplum Kuruluşları ve konuya duyarlı vatandaşlar olmalıdır.

 

5) Okullarda Anadolu Uygarlıkları derslerini arkeoloji eğitimi almış arkeologların vermesi, arkeologlar ve toplum için pozitif bir gelişme olur?

 

%93 – Evet

%7 – Hayır

 

Yorum: Bir diğer ilgi çeken ve fazla yorum alan sorulardan biri de bu soruydu. %93 ile verilen cevap toplumun bu duruma pozitif baktığını göstermekte. Ancak bu eğitimi verecek olan arkeologların yetkinlik durumu yorumlara göre, tartışılacak önemli konulardan biri olarak görünmekte. Eğitimcilerin en azından yüksek lisans düzeyinde pedagojik eğitim almaları bu noktada gerekebilir. Sonuç olarak bu tarz bir eğitime geçiş muhakkak okullarda çocukların bu konuları daha çok ilgiyle ve hevesle dinlemesine ve kültürel miras bilinci kazanmalarına yol açacaktır. Hatta en yakın müzelerde ve ören yerlerinde verilecek dersler gençlere başka bakış açıları da getirecektir. Diğer taraftan hali hazırda atama bekleyen arkeologlar için de farklı bir çalışma alanı ve sektörü doğacaktır.