ALALAKH - MUKİŞ

Anadolu’nun Unutulmuş Krallığı

Çivi yazılı tabletlere göre Mukiş Krallığı merkezi Halep’te yer alan Yamhad Krallığı’nın vassalı olarak Yarim - Lim Soyu tarafından yönetilirdi. Tarım açısından zengin olan krallığın, saray ambarlarında ortaya çıkarılan çok sayıda tahıl saklama küpleri, fildişi eşyalar, pişmiş toprak heykelcikler, değerli eser ve yazılı tabletler bu zenginliğin ticaret ile desteklenmiş olduğunu, başkentin yüksek ekonomik düzeye ulaştığını gösterir. Batıda Amanos Dağları’nın eteklerinden doğuda Jebel Akra ve Jebel Zawihye Dağları’na kadar uzanan, verimli toprakları ile birçok medeniyete can vermiş Amik Ovası, antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir zaman dilimi içerisinde birçok farklı etnik yapının doğduğu ve birlikte yaşamayı başardığı çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Anadolu ve Suriye topraklarını birbirine bağlayan ve bir geçiş noktası üzerinde yer alan ova, Asi nehri deltası üzerinden denize olan uzantısı ile Doğu Akdeniz kültürlerinin etkileşim içinde olduğu ekonomik, kültürel ve politik bir hareketliliğe sahiptir. Asi nehri, Afrin ve Karasu çayları ile beslenen, kış ve bahar dönemlerinde aldığı yeterli yağış miktarı ile tarıma elverişli olan bu topraklar, ticaret ve göç yolları üzerinde olmaları ile çağlar boyunca önemini korumuştur. Dağlarla çevrili yarı izole yapısı ile MÖ 2. binyılda yerel bir yönetime sahip olan ova, bölgesel bir güç olan Mukiş Krallığı tarafından idare edilmiştir. Antakya - Reyhanlı modern karayolunun 20. km’sinde yer alan Aççana Höyük Antik Alalakh Kenti ise krallığın başkenti olma niteliğini Orta ve Geç Tunç Çağları boyunca korumuştur. Dönemi içerisinde Anadolu’da Hitit, Suriye’de Yamhad ve sonrasında Mitanni ve Güneyde Mısır gibi büyük devlet ve imparatorlukların etkileşim ağı içerisinde kalan Mukiş Krallığı, bağlaştırıcı rolü sebebiyle Tunç Çağı kültürlerarası ilişkileri anlamak açısından büyük bir öneme sahiptir. Jeopolitik konumu ile Doğu Akdeniz ticaretinde stratejik bir noktada yer alan krallık, ayakta kaldığı 800 yıllık dönem içerisinde ovanın ekonomik ve yönetimsel idaresini elinde tutmuş olsa da her döneminde saldırılar ve yağmalara ve başkent Alalakh’ın birçok kez yakılıp yıkılmasına maruz kalmıştır.