ANTİK ARKEOLOJİSİNİN GİZEMİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE BAĞLI OLARAK ÇÖZÜLÜYOR

İklim değişikliği, Tibet Platosundaki uygarlığın MÖ 2000 yılındaki ani çöküşünün sebebi olabilir.

İklim değişikliği, Tibet Platosundaki uygarlığın MÖ 2000 yılındaki ani çöküşünün sebebi olabilir.

Arkeolog Jade D'Alpoim Guedes ve araştırmacılardan oluşan bir ekip, 4000 yıl süren sıcak iklimden sonra Holosen döneminin sonunda dünya genelinde düşen hava sıcaklığı nedeniyle, Tibet Platosunda yaşayan antik insanların bu alanda ana yiyecek kaynakları olan akdarıyı yetiştirmelerinin imkansız hale geldiğini ortaya çıkardılar.

Guedes’nin ekibi tarafından yapılan araştırma sonuçları, alanda yaşayan toplulukların neden bölgeyi terk ettiklerine ya da yaşam şekillerini çok ani bir şekilde değiştirdiklerine dair ilk tatmin edici açıklamayı sunuyor. Aynı zamanda 300 yıl önce bu bölgede buğday ve arpa yetiştiren çiftçilerin neden bu kadar başarılı olduklarını da açıklamış oluyorlar.

Akdarının aksine, buğday ve arpa dona karşı dayanıklı ve az ısıya ihtiyaç duyan bitkiler. Bu özellikleri onları doğu Tibet’in yüksek irtifadaki soğuk havasında en ideal bitkiler yapıyor. Guedes’e göre tam da bu sebeplerden dolayı MÖ 1700’den itibaren bu iki ürün bölgede yetiştirilen en favori ürünler haline geliyor.

Guedes “arpa ve buğday doğru zamanda bölgeye geliyor. Tam da akdarının Tibet Platosunda yetiştirilmesinin imkansız hale geldiği zamanlarda. Bu değişimi fark etmek gerçekten heyecan verici. Çünkü arpa ve buğday, Tibet kültürünün günümüzdeki halini almasındaki en önemli etken. Bu ürünleri yetiştirmede kendilerine özgü yöntemlerinin olması da bu ürünün Doğu Asya’ya yayılması açısından çok önemli” diyerek çalışmanın önemini belirtiyor.

Çalışmanın ulaştığı sonuçlardan biri de antik akdarının toprağa düşüp donan tohumlarının Tibet Platosunda havanın ısınması halinde yeniden yetişebilecek olmasının keşfedilmesi. Guedes  şu anda akdarıların unutulan ürünler olduğunu belirtiyor ve "ısıya dayanıklılıklarına ve besin değerinin oldukça yüksel olmasına bağlı olarak daha sıcak bir zaman diliminde bir gün yeniden kullanılabilir yiyecek kaynağı olarak önem kazanabilirler” diyor.

Araştırmacılar yıllar boyunca yaptıkları araştırmalar sonucunda, Ashaonao, Haimenkou ve diğer Tibet arkeolojik alanlarında giderek büyüyen bir model olduğunu görüyorlar. Antik arpa ve buğdaya ait tohumların alanlarda çok yaygın olması, MÖ 2. milenyumda bölgedeki yiyecek kültürünün akdarıdan buğday ve arpaya hızlı bir şekilde geçtiğini gösteriyor.

Buluntular, akdarının olgunlaşmak için çok az bir zaman dilimine ihtiyaç duyması nedeniyle arpa ve buğdaya göre daha çok tercih edileceğini düşündürttüğü için kafa karıştırıcı olmuş idi.

Bu ikilem Guedes’i n merakını çekti ve direk olarak tarım tarihine dalmasına neden oldu. Bunun sonucunda tarım uzmanlarının ürünün soğuk iklimde yetişebilme konusunda arkeologlardan çok farklı ölçümler kullandıklarını gören Guedes onların yönteminin yetişme sezonunun uzunluğuna göre değil, ürünün olgunlaştığı günler boyunca ortalama ne kadar ısıya ihtiyaç duyduğuna bağlı olduğunu gördüğünü belirtiyor.

“Meslektaşlarım ve ben kaynaklarda bulduğumuz bilgiler üzerinden yeni bir model yarattık” diyen Guedes “bu model dünya bazında soğumanın bu zamanlarda doğu Tibet Platolarındaki akdarı üretimini imkansız kıldığını ama buğday ve arpa üretiminin mümkün olabileceğini gösteriyor” diyor. Bu modelin MÖ 2000'den sonra bu bölgedeki akdarı üretiminin neden bittiğini kesin bir şekilde açıkladığını belirtiyor.

Guede’nin çalışmaları Tibet Platosundaki erken uygarlığın çöküşünün iklim değişikliğine bağlı olduğunu gösteriyor. İronik bir şekilde bu bölge günümüzde iklim değişikliğine bağlı en yüksek ısı yükselmesinin gözlendiği yer olarak biliniyor. Platonun güneydoğu kısmındaki bazı alanlarda hava 200 yıl öncesine göre 6 derece daha sıcak.

Hızlı hava değişimi, bölgedeki insanların orta Asya’nın dağlık alanlarındaki başlıca geçim kaynağı olan yak yetiştiriciliğini ve soğuk iklim tarım ürünlerinin yetiştirilmesini  zorlaştırıyor.

Guedes “şu anda bir olayın tam tersine tanıklık ediyoruz. İklim giderek ısınarak buradaki küçük çiftliklerin hayatta kalmasını oldukça sert bir şekilde etkiliyor” diyor.

 

Kaynak: http://phys.org/news/2015-04-case-ancient-archeological-mystery.html