ANTİK DNA AVCI-TOPLAYICILARIN VE ÇİFTÇİLERİN BİRBİRLERİYLE YAKINDAN İLİŞKİLİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

İnsanlık tarihinde, avcılık-toplayıcılık ile tarım arasındaki geçiş önemli bir konudur. Aslında avcı-toplayıcılar ve çiftçiler genelde birbirinden farklı iki insan kümesi olarak düşünülür. Ancak geçtiğimiz günlerde yeni bir antik DNA kanıtını sunan araştırmacılar, şimdi Romanya olarak bildiğimiz bölgede avcı-toplayıcıların ve çiftçilerin yan yana yaşadıklarını, birbirleriyle karıştıklarını ve çocuk sahibi olduklarını gösteriyor.

Potsdam Üniversitesinden Michael Hofreiter, arkeolojik kanıtlardan çiftçilerle avcı-toplayıcılar arasında bir seviyede karışma olmasını beklediklerini, ancak iki toplum arasında ortaya çıkan yüksek seviyeli birleşmeden etkilendiklerini söyledi.

Araştırmacılar bu bulguların, insanların avlanmaktan vazgeçip tarım için bir araya geldikleri, Neolitik geçişin nasıl gerçekleştiği konusunda uzun zamandır devam eden tartışmalara delil kattığını belirtti. Genellikle bu tartışmalardaki soru, insanların hareketinin mi yoksa kültürlerinin mi geçiş sağladığı ile ilgiliydi.

Daha önce elde edilen kanıtlar, Batı Avrupa'da Neolitik geçişin çoğunlukla insanların hareketi yoluyla gerçekleştiğini, buna karşılık kültürel yayılımın Doğu Avrupa’da; Letonya ve Ukrayna'da daha büyük rol oynadığını göstermişti.

Bu yeni çalışmada ise araştırmacılar Romanya ile ilgilendiler. Çünkü bu bölge Doğu ve Batı Avrupa arasında yer alıyor ve çiftçilerle yerli avcı-toplayıcılar arasındaki ilişki için en zorlayıcı arkeolojik kanıtları sunuyordu.

Gerçekten de, bu yeni bulgular, avcı-toplayıcılarla Tuna havzasındaki çiftçiler arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı ve karmaşık olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, insanın hareketinin ve kültürün yayılmasının birbirini dışlayan düşünceler olmadığını söyledi.

Araştırmacılar, Romanya'daki 8 bin 800 ila 5 bin 400 yıl önceki zaman aralığından gelen dört insan genomundan bu sonuca ulaştılar. Onlar ayrıca, daha fazla bağlam sağlamak için İspanya'dan gelen iki Mezolitik (avcı-toplayıcı) genomunu da analiz ettiler. DNA, binlerce yıl önceki Romen genomlarının Batı avcı toplayıcılarının önemli bir soyundan geldiğini ortaya koydu. Ancak, sahip oldukları Anadolu çiftçilerinden gelen daha az ama yine de büyük sayılabilecek bir katkı, avcı-toplayıcılar ve çiftçiler arasında birden fazla karışım olayını göstermektedir. Ayrıca kemiklerin analizi onların karasal ve su kaynaklarının birleşiminden oluşan çeşitli besinler yediklerini ortaya koydu.

Hofreiter bu çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Çalışmamız, avcı toplayıcılar ile çiftçiler arasındaki ilişkilerin yiyecek ve eser alışverişinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Farklı bölgelerden gelen veriler biriktikçe, doğu ve kuzeyde avcı-toplayıcıların ve çiftçilerin artan bir karışımı ile birlikte Avrupa çapında bir eğilim görüyoruz. Çiftçilerin daha zorlu iklim koşullarıyla karşılaştıklarında, yerli avcı toplayıcılarla daha fazla etkileşime geçmeye başladığını düşünebiliriz. Arkeolojik kayıtlarda da açıkça görülen bu artan ilişkiler, genetik karışmaya yol açtı ve çok farklı insanlar arasında yüksek bir entegrasyon imkânı buldu.”

Bulgular, farklı yerlerde ve farklı zamanlarda insanlar arasındaki ilişkilerin basit olmadığını hatırlatır. Çoğu zaman çiftçilerin avcı toplayıcıları çok az etkileşime girerek rekabet üstünlüğü sağladığı söylenir. Ancak gerçek kesinlikle çok daha zengin ve çeşitlidir. Yeni kanıtların da gösterdiği gibi bazı yerlerde, bölgeye gelen çiftçiler ve yerli avcı-toplayıcılar etkileşime girdi ve büyük oranda karıştı. Her iki grup kültürel farklılıklara rağmen, birlikte yaşadılar.

Bu farklı kişiler arasındaki etkileşimlerin neden bu kadar çeşitli sonuçlara yol açtığının sebeplerini anlamaya çalışan Hofreiter, bir sonraki büyük adımın bu olduğunu söyledi. Araştırmacılar, Avrupa dışında, dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşen Neolitik döngüyü keşfederken öyküye daha fazla bölüm eklemek için artık antik DNA kanıtlarını kullanmayı umduklarını söyledi.

 

https://phys.org/