ANTİK DÜNYA´DA BÜYÜ VE BÜYÜ RİTÜELLERİ

(62. Sayı - ÇAĞLAR BOYU DEĞİŞMEYEN İNANÇ VE RİTÜELLER )

“…ve on üç bakır iğne al. İkisini kulaklara, ikisini gözlere, birini ağzına, ikisini göğüslerle karın arasındaki kısma ve birer tanesini ellere, iki tanesini cinsel organa, iki tanesini ayak tabanlarına batır. Her birini batırırken ‘onun vücudunu böyle iğneliyorum ki kimseyi değil de yalnız beni hatırlasın, beni düşünsün’ de.” (PGM IV. 321 – 326)

Bu alıntı, MS 3. yüzyılda yazıya geçirilmiş olan, uzun ve karmaşık bir aşk büyüsünden küçük ancak bir büyünün altında yatan yırtıcı tutkuyu açık şekilde gösteren bir parçadır. İnsan, kendisi dışında olan ve pek tanımadığı bir şeye karşı genel bir kaygı besler ve ardından o şeyi kontrol etme arzusunu içinde büyütür ki bu süreç, tarihin itici dinamiklerinden birini oluşturur. Şeylerin düzenini anlamak, o düzeni kendi lehine çevirmeye çalışma çabası tarafından takip edilir. Bu noktada, büyünün tanımını kısaca “var olan somut bir gerçeği değiştirmek adına, belirli ritüeller aracılığıyla doğaüstü varlıkları zorlayarak ya da onlardan yardım isteyerek, bireyler ya da sınırlı gruplar tarafından gerçekleştirilen eylem ya da eylemler” şeklinde ortaya koymak uygun olur. Roma Dünyası’nın uçsuz coğrafyasında, gece ve gündüz, evlerde, arenalarda, kavşaklarda ve mezarlıklarda, gerçeğin farklı bir hali için gökyüzüne ya da yeraltına yöneltilen yakarışları hâlâ duyarız.

 

Yazı: Ahmet TÜRKKAN

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 62. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.