ANTİK MISIR’DA ACIMASIZ CEZA

Antik Mısır’ın başkenti Amarna’da bulunan bir halk mezarlığında yapılan kazılarda dönemin en kanlı cezalarından birinin izlerine rastlandı.

Antik Mısır’dan günümüze ulaşan bir duvar kabartmasında dönemin en kanlı cezalarından biri yer alıyor. Kabartmaya göre, hayvan postu çalmanın cezası 100 kez taşlama ve 5 kez yaralama. Antik Mısırbilimciler bugüne kadar kabartmada yer alan cezanın gerçek olup olmadığı üzerine tartışmalar yürütüyordu. Antik Mısır’ın başkenti Amarna’da bulunan bir halk mezarlığında yapılan kazılar bu cezanın gerçekte uygulanmış olduğunu kanıtladı.

International Journal of Paleopathology dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, Amarna halk mezarlığında ortaya çıkarılan orta yaştaki beş erkek iskeletinin kürekkemikleri üzerinde mızrak yaralanmaları tespit edildi.

Mezarlıkta bulunan iskeletlerin kimlikleri veya işledikleri suçlar bilinmiyor. Ancak bu tip yaralanmaların çabuk iyileştiği ve yarayı alan kişilerin hemen iyileşip işlerine geri dönebiliyor oldukları biliniyor. Bu durum taş işlikleri ve madenlerde işçi çalıştıran işveren için bir avantaj olarak görülüyor.

İskeletler üzerinde incelemeler yapan, Güney Illinois Üniversitesinden Gretchen Dabbs, Amarna halkının, ağır iş yükü ve beslenme yetersizliği gibi birçok fiziksel zorluklar barındıran bir hayata sahip olduklarını vurguluyor ve ortaya çıkarılan iskeletlerin bu duruma birer örnek oluşturduğunu belirtiyor.

3,300 yıl önce çölde Kral Akhenaten tarafından inşa ettirilen, güneş tanrısı Aten’in şehri, antik başkent Amarna’nın, taş sarayları ve tapınaklarıyla yapım süreci, işçiler için oldukça zahmetli ve yorucu olmuş olmalıdır.

Mezardaki kişiler olasılıkla ağır yük taşımaktan kaynaklanan eklem rahatsızlıkları yaşamış, iskeletlerin birçoğunda iskorbüt (C vitamini yetersizliği) gibi besin yetersizliklerine bağlı hastalıkların izlerine rastlandı.

Dabbs ve ekibinin yaklaşık 10 yıldır devam ettikleri Amarna kazılarında, mezarlıktan çıkarılan bazı bireylerin kürekkemiğinde yarık şeklinde kesiklere rastlanmıştı. Kurbana arkadan saldırılması sonucu oluştuğu düşünülen bu yaraların, savaş veya bir kaza sonucu gerçekleşmiş olma ihtimali bulunmuyor. Yaralar, aynı zamanda yazıtlarda geçen cezalarla da örtüşüyor.

Antik Mısır’da bulunan iskeletler üzerinde araştırmalar yapan, Arizona Devlet Üniversitesinden biyo-arkeolog Brenda Baker, bu sonucun oldukça mantıklı olduğunu, Antik Mısır’da hapis sistemi bulunmadığından taşlama gibi bu tip cezaların gerçekte uygulanmış olabileceğini belirtti.

Daha acımasız cezaların da verildiğini belirten Yale Ünivesitesinden Joseph Manning, mezar soyguncularının idamla cezalandırıldığını, vergi kaçırmak gibi ağır devlet suçlarının ise kulak veya burun kesilmesi gibi cezalar aldığını ekledi. Manning, böyle ağır bir cezanın sıra dışı olduğunu ekleyerek, bu uygulamanın sadece Amarna’ya has olup olmadığını anlamak için diğer kazı alanlarından verilere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Manning’in bu yorumuna karşılık olarak Dabbs, bu uygulamanın sadece Amarna yönetiminde yürütülmüş olabileceğini, fakat diğer şehirlerde bulunan metinlerde bu tip fiziksel cezaların varlığından bahsedildiğini belirtti. Bu sebeple araştırmacıların da kendi koleksiyonlarındaki kürekkemiklerini tekrar gözden geçirip sırtından bıçaklamanın ne kadar yaygın olduğunun anlaşılmasını umduğunu ekledi.

Kaynak : http://www.usatoday.com/story/news/2015/10/13/egypt-cemetery-punishment-lashes-wounds/73688038/