ANTİK YUNAN VE ROMA´DA OYUNCAKLAR

Oyun, insanların bireysel veya gruplar halinde eğlenmek için düzenledikleri belirli kuralları olan etkinliklerdir. Tarihçi Huizinga´ya göre ise, "Oyun, özgürce razı olunan ama tamamen emredici kurallara uygun olarak belirli zaman ve mekan sınırları içinde gerçekleştirilen, bizatihi bir amaca sahip olan, bir gerilim ve sevinç duygusu ile ´alışılmış hayattan farklı, başka türlü olmak´ bilincinin eşlik ettiği iradi bir eylem veya faaliyettir.". Oyuncak ise oyun içerisinde yer alan ve kişiyi eğlendirmeye yarayan nesneler olarak tanımlanabilir.

Platon´a göre oyuncakların çocuklar üzerinde gelecekteki mesleği ve toplum içindeki rollerini benimsemeleri gibi önemli bir işlevi vardı. Modern çağ pedagogları da bu konuda Platon´u destekler. Oyun ve oyuncaklar çocuklara mantığını kullanmayı, el becerilerini geliştirmeyi, çevreyi keşfetmeyi ve sosyalleşmeyi öğretir. 

 

Bebeklik döneminde el-göz koordinasyonunu ve el becerilerini geliştirmeye yönelik çıngırak ve benzeri oyuncaklar verilirken çocukluk döneminde erkek çocuklarına araba ve tahta at; kız çocuklarına bebek ve minyatür ev eşyaları gibi oyuncakların verilmesi oyuncakların yaşa ve cinsel kimliğe bağlı olarak değiştiğini gösterdiği gibi çocukların gelecekteki rollerine oyun ve oyuncaklarla hazırlandığını da gösterir. Antik dönemin ebeveynleri belki de bunun bilincine vararak çocuklarına oyuncaklar hediye etmiş, oyunlar öğretmişlerdir. Bunu arkeolojik kazılarda açığa çıkarılan duvar resimleri, kabartma, mozaik ve vazolar üzerindeki betimlerden ve çocuk mezarlarından ele geçen oyuncaklardan anlamak mümkündür. Arkeolojik kazılarla açığa çıkarılan bu eserler, eski çağın oyun ve oyuncak kültürü hakkında bilgi verdiği kadar, o dönemin kültürel, ekonomik, toplumsal ve sanatsal yönünü anlamamıza da yardımcı olmuştur. 

 

Her ne kadar oyuncak olarak nitelendirilebilecek nesnelerin tarihi çağlara girilmesiyle birlikte ortaya çıktığı kabul edilse de Paleolitik (MÖ 2/2.500.000-8.300) ve Neolitik dönemlere (MÖ 8.300/8.300-4.500) ait duvar resimleri ve taş -kemik aletler ile Tunç Çağına (MÖ 3.300-1.200) ait çıngırakların da oyuncak olabileceğine dair görüşler mevcuttur. Klasik Dönemle birlikte oyun ve oyuncağa dair arkeolojik veriler artar. Antik yazarlardan Herodotos, Sokrates, Aristophanes, Demosthenes ve Plutarkhos, Antik Yunan ve Roma´da ne tür oyunlar oynandığını ve ne tür oyuncaklar kullanıldığını haber verir. Aristophanes´in Eşek Arıları (Yargıçlar) eserinde baba ile çocuk arasında geçen konuşmada bir oyuncağa yer verilmesi bunun güzel bir örneğidir.

 

"-Baba bir şey istesem alır mısın?

 -Elbette yavrum, söyle ne istersin?

  Aşık isteyeceksin besbelli."

                                         Aristophanes, Eşek Arıları (Yargıçlar)

Oyunlar

Astragalos/Astragaloi 

Türkçe ismiyle aşık oyunları, koyun ve keçi gibi hayvanların ön dizlerinde bulunan ve aşık (Grekçe astragalos, Latince talus-tali) adı verilen eklem kemiğiyle oynanan oyunlara verilen genel bir isimdir. Aşık oyunu antik çağlarda hem çocuklar hem yetişkinler tarafından tercih edilen bir oyun olmuştur. Heredotos, bir eserinde aşık oyununun kökenini Lidyalılara dayandırır. Platon ve Plutarkhos, Atinalı çocukların aşık oyununu çok sevdiklerinden bahseder. Hemen her aile çocuğunun sahip olabileceği aşık kemikleri, ailelerin ekonomik durumuna bağlı olarak mermer, bronz, fildişi veya camdan da yapılmaktadır.

 

İkisi geniş, ikisi dar olmak üzere dört yüze sahip olan aşık kemiğinin her bir yüzü belli bir sayısal değere sahiptir. Geniş dışbükey yüzeyinin (pranes) değeri 4, geniş içbükey yüzeyinin (hyption) değeri 3´tür. Dar ve nispeten düz yüzeyin (khion) değeri 1 ve daha girintili olduğu için durması en zor olan yüzeyinin (koon) değeri 6´dır.

 

Aşık kemikleriyle oynanan oyunlar oyunun içeriğine göre farklı isimler alır.

 

Pentalitha

Kadın ve çocuklar arasında yaygın olan Pentalitha oyununda beş aşık kemiği kullanılırdı. Oyuncu havaya bir aşık kemiğini fırlatır ve o düşene dek yerden diğer aşık kemiğini alıp, düşmekte olan kemiği yakalardı. Bu oyun beş taş ismiyle varlığını hala sürdürmektedir. Pentalitha oyunun diğer bir türünde ise aşık kemikleri elin üst yüzeyiyle tutulmaya çalışılırdı. 

 

Eis Omillan

Erkek çocuklar arasında yaygın olan Eis omillan, oyuncu tarafından belli bir mesafeden aşık kemiği fırlatmak suretiyle yere çizilmiş daire içerisindeki aşık kemiklerinin daire dışına çıkarılmasına dayanan bir oyundur.

 

Pleistobolinda

Hem kız hem erkek çocuklarının oynadığı bu aşık oyununda iki oyuncu ve iki aşık kemiği kullanılırdı. İki oyuncu da ellerindeki aşık kemiklerini yere atar ve aşık kemiklerinin sayısal değerleri toplamı yüksek olan oyuncu oyunu kazanırdı. 

 

Parimpar/Artiasmos

Taş, fındık veya sikke kullanılarak da oynanan Parimpar oyununda iki oyuncudan birinin eline sakladığı aşık kemiklerinin toplamının tek mi çift mi olduğunu diğer oyuncunun tahmin etmesine dayanan bir aşık oyunudur. 

 

Tropa

Bu oyunda yerde oluşturulan çukura veya yere konan kaseye belli bir mesafeden en fazla aşık kemiği atan kişi oyunu kazanırdı. Bu oyun ceviz veya fındık gibi kabuklu yemişler kullanılarak da oynanırdı.

 

Ceviz Oyunları

Erkek çocuklar arasında yaygın olan ceviz oyunları aşık oyunları gibi farklı şekillerde oynanırdı. Ceviz oyunlarının bir türünde; cevizlerden bir piramit oluşturulur ve oluşturulan bu piramit yine bir cevizle vurulmaya çalışılırdı. Diğer bir türünde üç köşesi de ayrı sayısal değere sahip üçgen içerisine bir cevizin atılır ve atılan noktaya göre puan alınırdı. 

 

Sphaira 

Top oyunlarının genel bir ifadesi olarak kullanılan Sphaira´da toplar şişirilmiş domuz mesanesinden ya da dışı bez veya deri içi kum, saman veya tüyle doldurulmuştu. Toplar, kullanılan malzeme ve ebatlarına göre; pila (küçük el topu), paganica (kuş tüyü ile doldurulmuş el topu), follis (içi hava ile doldurulmuş voleybol benzeri oyunlarda kullanılan top), harpastum (içi kum ile doldurulan ve rugby´e benzer bir oyunda kullanılan top) gibi isimler alırdı. Top oyunları da aşık oyunları gibi türüne göre kendi içerisinde farklı isimler alırdı.

 

Episkyros (Ephebike)

Erkek çocuklarının oynadığı bu oyunda, eşit sayıdaki iki takımdan topa sahip olan takım topu karşı sahaya gönderirken diğer takım topu yakalayarak geri atmaya çalışırdı. Takımlardan biri diğerini takımın arka çizgisine sürmeyi başarırsa oyun sona ererdi.

 

Ephedrismos 

Bu oyunda yere dik olarak konmuş dioros isimli taş belirli bir mesafeden topla vurulmaya çalışılırdı. Bunu başaramayan oyuncunun gözleri kapalı olarak rakip oyuncuyu diorosa kadar sırtında taşıması olayına ephedrismos deniyordu. Bu sahne antik çağlarda severek işlenen bir konuyu oluşturur.

 

Trigon

İsmini yere çizilmiş üçgenden alan bu oyunda, üçgenin köşelerinde duran 3 oyuncu bir eliyle topu diğer oyuncuya fırlatırken öbür eliyle gelen topu yakalardı.

 

Ourania

Oyunculardan biri topu havaya atarken diğer oyuncunun top yere düşmeden onu yakalamaya çalışmasına dayanan bir oyundur.

 

Keretizein

Ucu kıvrık sopalarla oynanan hokeye benzer bir oyun olup beceri gerektirdiği için daha çok ergenlik dönemindeki çocuklar veya gençler tarafından oynanan bir oyun olmalı.  

 

Aporraksis

Sert yapılı topu yerde daha fazla sektirmeyi başaranın oyunu kazandığı top oyunlarından biridir. Top sektirmenin diğer şekli de dizde top sektirmedir. Antik Yunan ve Roma´da voleybol ve bir kişinin top attığı diğer üç oyuncunun takım arkadaşının omuzları üzerine oturarak topu yakalamaya çalıştığı bir top oyunu da mevcuttur. Ancak bu oyunlar beceri gerektiren oyunlar olduğu için ergenlik çağındaki çocuklar veya gençler tarafından oynanıyor olmalıydı. Ayrıca küçük topları havada çevirerek bir tür oyun oynandığını da seramikler üzerindeki tasvirlerde anlamaktayız. 

 

Askoliasmos 

Askoliasmos oyunu tek ayak üzerinde sekerek oynanır. Tek ayak üzerinde sekerek en uzun mesafeyi kat etmek veya ebe olanın tek ayak üzerinde sekerek rakip oyuncuları yakalamaya çalışması gibi türleri vardır.

 

Micatio 

Çocuklar ve yetişkinler arasında oynanan bu oyunda iki oyuncu da sağ elinin parmaklarıyla bir sayı oluşturur ve sayıyı doğru tahmin eden oyuncu oyunu kazanırdı. Sol elin dikkat dağıtmaması için sol el bir değnek tutar veya arkada saklanırdı.

 

Ostrakinda

İki takım halinde erkek çocuklarının oynadığı bu oyunda bir seramik parçasının bir yüzeyi gece, diğer yüzeyi gündüz olarak belirlenir ve takım oyuncularından biri ´gece´ veya ´gündüz´ diyerek bu seramiği iki takımın ortasında duran çizgiye atardı. Çizgiye atılan seramiğin üst yüzeyini doğru tahmin eden takım kaçmaya başlarken diğer takım onları kovalar, tüm oyuncuların yakalanmasıyla birlikte oyun sona ererdi.

 

Miada/Collabizare

Greklerin Miada, Romalıların Collabizare olarak isimlendirdikleri körebe oyununda gözleri bağlı olan oyuncu diğer oyuncuların seslerini takip ederek onları yakalamaya çalışırdı. 

 

Kryptinda

Günümüzdeki saklambaç oyunun antik dünyadaki karşılığıdır.

 

Helkystinda

İki takım halinde ve genellikle erkekler arasında oynanan bu oyundur. Rakip takıma dönük olacak şekilde kendi içlerinde arka arkaya sıralanan iki grup, ortaya çizilen çizgiyi geçmemek kaydıyla iki grubun da tuttuğu halatı kendilerine doğru çekerdi.

 

Epostrakismos

Antik Yunan´da suda taş kaydırma oyununa verilen isimdir.

Yukarıda listelenen tüm bu oyunlara ek olarak Antik Çağ çocuklarının herhangi bir oyuncak kullanmaksızın ellerini birbirine çarparak oyunlar oynadıkları veya kaz, köpek, kuş, keçi, tavuk gibi canlı varlıklarla oynadıkları bilinmektedir.

 

YAZI ; Aylin ÇAKIR

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 65. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.