APHRODİSİAS: ERKEN HIRİSTİYANLIĞIN KENT ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Kent antik dönemde, mermer ocakları, mermer heykel üretimi ver her şeyden önemlisi Aphrodite kültü ile bilinir.

 

Karya’da (Karia), bereketli Menderes Nehri vadisine konumlanan Afrodisias kenti günümüz Aydın bölgesinde yer alır. Kent antik dönemde, mermer ocakları, mermer heykel üretimi ver her şeyden önemlisi Aphrodite kültü ile bilinir. Afrodisias’ta belgelenmiş iki Aphrodite Tapınağı vardır: Tarihi MS 1. yüzyıla değin uzanan orijinal Aphrodite Tapınağı ve Aphrodite Prometor’a (dişi ata) ve Julio-Claudian imparatorlarına (theoi sebastoi - kutsal imparatorlar) adanmış olan  Sebasteion kompleksi.

MÖ 39 yılında, tapınakları ve özel mülkleri yağmalayan Labienus’a karşı Roma’ya bağlı kaldıktan sonra bağımsızlığını kazanan kent, vergiden muaf bırakılmış ve halk Aphrodite (Afrodit) Tapınağında sığınma haklarını artırmıştır. Hiç şüphesiz bu bağışlanan ayrıcalıklarda Afrodisias’ı kanatları altına alan Octavianus/Augustus’un büyük bir etkisi vardı. Yerleşmede MS 1. ve 2. yüzyıllarda mermer anıtsal yapılar ve kentsel gelişimde büyük çapta bir üretim görülür. 2. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Afrodisias; tapınaklar, iki agora, tiyatro, stadyum, bouleuterion (meclis binası), Roma hamamı, bir Roma bazilikası, stoalar ve taş döşeli yollar gibi tipik bir Greko-Roma kentinde görülen önemli anıtsal yapılara sahip olur. Bu inşa çılgınlığı, 3. yüzyılın ikinci yarısında sekteye uğrar ve Geç Antik Dönemde Romalı eyalet valilerinin yönetimindeyken tekrar canlanır. 3. yüzyılın ortalarında siyasi bir dönüm noktası yaşanır: Bağımsız kent statüsü kaybedilir ve kent, Karya-Frigya’nın başkenti olur. Yani kent, artık yerel ve bölgesel politikaları yöneten Romalı bir eyalet valisinin buyruğu altındadır.

4. yüzyıldan başlayarak, Afrodisias’ın kent görünümünde, çoğunu Roma eyalet valilerinin başlattığı çeşitli değişimler yaşanır. Bu inşa projeleri, Hıristiyanlığın yayılmasıyla aynı zamana denk gelir. Afrodisias’ta oldukça etkili bir biçimde Paganizmden Hıristiyanlığa geçiş süreci yaşanır. MS 4. yüzyılda kent psikoposluğa sahip olur. Ancak 5. yüzyılda bile Pagan Yeni Plâtoncu felsefenin önde gelen okullarından birine ev sahipliği yapmaya devam eder. Bu geçiş evresi, tapınaklarda yapılan  değişiklikler ve özellikle tanrıça Aphrodite gibi pagan ilahların imgelerinin yok edilmesiyle de kendini gösterir. Kentin baş tanrıçaya adanmış adı Afrodisias, Stauropolis (haç kenti) olarak değiştirilir. Bu isme yazılı kaynaklarda ilk kez 640 yılında rastlanır.