ARKEOGENETİK ÇALIŞMALAR BUGÜNKÜ HİNT POPÜLASYONUN KÖKENLERİNİ TESPİT EDİYOR

Hint Yarımadası; dil, kültür ve din çeşitliliği ile birlikte büyük bir genetik çeşitliliği de içinde barındıran bir yarımadadır. Peki, buradaki insanların kökenleri nereden geliyor? Bu soru akademisyenler ve bilim insanları arasında hala büyük bir tartışma konusu. Huddersfield Üniversitesinden bir doktora öğrencisi ise, genetik kanıtlar kullanarak bu soruya cevap arıyor.

Hint popülasyonlarının kökeni üzerine yapılan arkeogenetik çalışmalarda karşı karşıya kalınan bir problem, antik DNA örnekleri sağlayabilecek korunmuş iskelet kalıntıları gibi verilerin eksikliğidir. Marina Silva ve çalışma ekibi ise, bugün Hint Yarımadasında yaşayan insanlara odaklanmış durumda.    

 

Onların yaptıkları bu çalışma Güney Asya'daki bazı genetik soyların çok eski olduğunu gösteriyor. En erken nüfus, modern insanların ortaya çıktığı Afrika'dan 50 bin yıl ya da daha önce gelen avcı toplayıcılar. Ancak daha fazla yerleşim dalgası İran yönünden, Son Buzul Çağı sona erdikten (10-20 bin yıl önce) sonra ve ilk tarımın yayılmasıyla birlikte geldi.

 

Bu ayırt edici özellikler, kadın soyunun izini süren mitokondriyal DNA’da en açık şekilde görülüyor. Ancak erkeklere ait Y-kromozom varyasyonu çok daha farklı. Buradaki ayırt edici özellikler daha yeni tarihli.

 

5 bin yıl önce Orta Asya’dan gelen güçlü bir göç sinyali vardır, fakat bu konu tartışmalıdır.  Bu durum, Karadeniz ve Hazar Denizi arasındaki Kuzey Kafkasya çayırlarında yaşayan Tunç Çağı insanlarının arasında ortaya çıkan Hint-Avrupa dilini konuşanların gelişimine işaret ediyor gibi görünüyor. Bu insanlar arasında erkek güç egemen ve bunlar atı evcilleştiren hareketli göçebeler. Ve nihai olarak da klasik Hindu dilini konuşanlar.

 

Silva, aynı kaynaktan gelen göçlerin de Avrupa'nın ve Avrupa’daki dillerin yerleşimini şekillendirdiğini söyledi. Silva’nın bulguları, ağırlıklı olarak cinsiyete dayalı dağılımlara işaret ediyor. 

 

https://phys.org