ARKEOLOGLAR VE SANAT TARİHÇİLERİ AÇLIK GREVİNE GİDİYOR

Kültür Sanat Emekçileri Derneği (KSED), yaptığı basın açıklamasında 7 Kasım 2014 tarihine kadar sorunların çözümüne yönelik herhangi bir gelişme kaydedilemez ise, 9 Kasım 2014 tarihi, Pazar günü, saat 13.00’de Ankara, Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda arkeologlar ve sanat tarihçileri ile bu alanda eğitim gören ve gelecek kaygısı içinde olan üniversite öğrencilerinin katılımıyla “açlık grevi” eylemini gerçekleştirmekte kararlı olduklarını vurguluyor.

Dünya kültür tarihini aydınlatabilecek en önemli kaynaklara sahip olan Anadolu’da,  geçmişin yeniden gün ışığına çıkması için emek veren tarih işçileri, yani arkeologlar ve sanat tarihçileri işsizlik kıskacında kıvranmaya devam ediyor. Öğrencilik süreleri boyunca ağır kazı koşullarında ve çoğu zaman hiçbir ücret almadan çalışan arkeologlar, lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra birbirinden yanlış şıklar arasında seçim yapmaya zorlanıyorlar. İstihdam sorunu nedeniyle normalden çok daha çetin geçecek bir akademik kadro yarışına girmek, yaz döneminde gerçekleşen kazılarda sezonluk işçi statüsünde çalışmak ya da yıllarca emek verdiği meslekten vazgeçerek vasıfsız bir statüde iş aramaya zorlanmak…

Yakın geçmişe kadar arkeologların bu zengin topraklardaki ironik kaderi olarak görülen işsizlik için ne gür bir ses yükseliyordu ne de seslenenler sorularına bir cevap bulabiliyordu. Anlaşılan o ki, bu topraklar arkeolojiden, arkeologlar da mesleki hayallerinden vazgeçmiş durumdaydı. Şimdi bu sessizlik bozuluyor ve arkeologlar, sanat tarihçileri; işsizliğe mahkum edilen kültür emekçileri açlık grevine hazırlanıyor. Kültür Sanat Emekçileri Derneği (KSED), yaptığı basın açıklamasında 7 Kasım 2014 tarihine kadar sorunların çözümüne yönelik herhangi bir gelişme kaydedilemez ise, 9 Kasım 2014 tarihi, Pazar günü, saat 13.00’de Ankara, Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nda arkeologlar ve sanat tarihçileri ile bu alanda eğitim gören ve gelecek kaygısı içinde olan üniversite öğrencilerinin katılımıyla “açlık grevi” eylemini gerçekleştirmekte kararlı olduklarını vurguluyor.

 

Arkeologların, sanat tarihçilerinin bireysel ve mesleki hak arama mücadelesi aynı zamanda üzerinde yaşadığımız toprağın, geçmişin ve kültürün korunma mücadelesidir. Unutulmamalıdır ki arkeolog istihdamı yalnızca mesleğin gelişimine yapılacak bir yatırım değil, Anadolu’nun kültürel mirasını korumak ve insanlık tarihindeki önemini kavramak adına atılacak önemli bir adımdır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu sesi artık duyması gerek: Biz varız! Geleceğin inşasını geçmişe, geçmişin gün yüzüne çıkarılmasını ise bizlere borçlusunuz.

 

Karia Kurşun

Aktüel Arkeoloji Dergisi