ATİNALI

Gizemli –ve yurtsuz- Atinalı “Yılan Tanrıça”sının daha önce ölüm tanrıçası ya da Demeter olduğu düşünülüyordu.

 

            Atina Agorası Kazılarından arkeologlar, 1932 yılında heyecan verici bir keşif yaparak, MÖ 7. yüzyıla tarihlenen oldukça iyi korunmuş, büyük bir adak dolgusu ortaya çıkardılar. Bu dolgunun içinde 25 cm yüksekliğinde ve 13 cm genişliğinde pişmiş topraktan, olağanüstü bir adak levhası da bulunmaktaydı. Bu levhanın ortasında, ellerini yukarıda tutarak parmaklarını ayırmış elbiseli bir kadın yer almaktadır. Kafası kabartma şeklinde, vücudunun geri kalan kısmı ise düz zemin üzerine boyanarak yapılmıştır. Kırmızı, sarı ve mavimsi yeşil renklerle bezenmiş elbisesiyle bu adak levhası, Atina sanatı tarihinde polikrom (çok renkli) bezemenin ilk örneklerinden biridir.  Tanrıçanın her iki yanında yılan betimleri yer alır. Sol tarafındaki yılan kırmızı renkli ve mavimsi yeşil noktalarla süslenmişken, sağ tarafındaki yılan tam tersi renklere boyanmıştır.  Üzerindeki delikler bu levhanın bir tapınakta asılı durduğuna işaret eder.

            Dolgu içinde, ağırşaklar, dokuma ağırlıkları, çömleklerden kesilerek biçimlendirilmiş küçük diskler, terrakotadan bir dizi minyatür adak, kalkanlar, atlar, at ve iki tekerlekli araba grupları, insan figürinleri ve tripod parçalarının yanı sıra çoğunluğu içki kaplarıyla ilişkilendirilen çeşitli çömlek parçaları bulunmuştur.   

            Dolgudaki adakların hiçbiri, “Yılan Tanrıçası”nın adını açığa vuran yazıtlar içermemektedir. Dahası, Atinalı “Yılan Tanrıça”sı “yurtsuz” bir tanrıçadır.  Levha ve diğer adaklar, Atina Agorasına yol ve  patikalar yapmak için getirilen taş ve çakıllı dolgu içinde karşık bir halde bulunmuştur.

            “Yılan Tanrıça”sı, keşfedildiği zamandan beri birçok arkeolog tarafından ölüm tanrıçası olarak yorumlanmıştır. Bu yorum, adak dolgusunun kısmen, Atina dışında yer alan ve Bronz Çağına ait bir mezar odasının girişinde ortaya çıkarılan çağdaş bir adak dolgusuyla gösterdiği parallelliklere dayanır. Bu dolgunun konumu, adakların mezar sakinlerine ithaf edilmiş olduğunu düşündürür. Sonuç olarak, birçok arkeolog “Yılan Tanrıça”sı levhasıyla birlikte bulunan adakların, ölüme ithaf edilen adakları temsil ettiğini ve bu yüzden “Yılan Tanrıça”sının da ölüm ile ilişkili olabileceğini düşünmektedir. 

            Atinalı “Yılan Tanrıça”sı gizemi nihayet çözüme kavuşabilecek. Yeni araştırmalar, “Yılan Tanrıça”sı dolgusuyla en yakın benzerlik gösteren dolguların aslında tanrıçalarla, özellikle Athena ve Demeter ile bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bu tanrıçalar arasında en güçlü aday Demeter’dir. “Yılan Tanrıça”sı dolgusunun yakınlarına konumlanmış büyük bir Demeter tapınağı bulunmuştur.  Demeter tapınağında bulunan adak dolguları “Yılan Tanrıça”sına eşlik eden adaklarla benzerlik gösterir.  Demeter tapınağındaki, tesviye uygulamalarını da içeren onarımlar, “Yılan Tanrıça”sı dolgusunun karışmış olduğu yol çakılının oluşmasına neden olmuş olabilir. Son olarak, MÖ 7. yüzyıl Atina ve Attika ikonografisinde yılanlarla en çok ilişkilendirilen  tanrıça Demeter’dir. Eğer “Yılan Tanrıça”sı gerçekten Demeter ise, bu figür tanrıçanın bugüne kadar keşfedilmiş en erken betimlerinden biridir.

           

 

Yazı ve Fotoğraflar

Dr. Michael H. Laughy, Jr.

Department of Classics

Washington and Lee University