ATTALEİA HADRİANUS KAPISI

Yirmi yıl ve on bir aylık saltanatının yirmi yılını seyahat ile geçiren Roma İmparatoru Hadrianus Gezgin İmparator olarak tanınmıştı ve yolculukları sırasında sıcağa, soğuğa, yağmura, kara, kuraklığa meydan okumuştu. Ölümünden iki sene önce ciddi biçimde rahatsızlandı. Ya kanserdi ya da tüberkülozdu. Burnu sürekli kanıyordu, fiziksel olarak çökmüştü. Zihni bulanıyor, kendi kendine konuşuyordu. İmparator başkalarına kendisini öldürmeleri için yalvardı; çünkü canını alamayacak kadar güçsüzdü. Ölümünden az bir süre önce kendi ruhuna hitaben aşağıdaki şu dizeleri yazmıştı; Ah, asil, geçici ve kararsız ruh! Bu hamurun arkadaşı ve ortağı Şimdi kanatlarını açıp da göğün Hangi uzak bilinmezine gittin? Tanıdık neşen yok artık, Sadece soluk, kasvetli ve sahipsiz suretin… İmparator, nihayet Napoli Körfezi’nde hayata gözlerini yumdu. Romalıların mezar taşlarına sıkça işlediği gibi “gemi artık limana dönmüştü”. Peki onu ölümsüzleştiren, yaklaşık iki bin yıl sonra hala adını anmamıza sebeb neydi? Hadrianus MS 121-125 ve 128-133 yılları arasında neredeyse İmparatorluğun bütün eyaletlerini ziyaret etmiş, Pamphylia’ya da gelmiştir. O, Antik Dönem’de suya doymuş bereketli Pamphylia topraklarının Büyük İskender ve II. Attalos’dan sonra misafir ettiği önemli tarihi kişiliklerden biridir. Yunan Dünyası Büyük İskender’in ve Hadrianus’un ilgilerini çekmiştir. İmparator Hadrianus’un Yunan kültürüne kişişel bağlılığı dış görünümüne de yansımış, sakalına ünlü Atinalı devlet adamı Perikles gibi şekil vermiştir. İmparatora öykünen tüm yetişkin Romalılar sakal bırakacak, O’ndan sonraki imparatorlarda portrelerini sakallı yaptıracaklardır. Halbuki biyografi yazarlarına göre O’nun sakal bırakma nedeni yüzündeki hoş görünmeyen lekeleri saklamaktır. Dönemin tutucularının alaylarına bile maruz kalmıştır.