AVRUPA’DA DEMİR ÇAĞI’NDA DOĞUM ÜZERİNE

Ne tarihi kaynaklar ne de görsel kaynaklar tarih öncesinde hayatın gerçekte nasıl olduğunu tam olarak anlatamıyor. Fakat Orta Avrupa’daki Demir Çağı’nın başından başlayarak (MÖ 800-400) yapılan insan tasvirleri elitlere ait hayatın bazı noktaları hakkında bilgi vermeye başlıyor. Katharina C. Rebay tarafından yazılmakta olan “Erken Demir Çağı Avrupa’sında İnsan Vücudu” adlı kitap bu konulara biraz eğilerek kadınların doğum yaptığı üç farklı görsel üzerinde de çalışıyor.

Ne tarihi kaynaklar ne de görsel kaynaklar tarih öncesinde hayatın gerçekte nasıl olduğunu tam olarak anlatamıyor. Fakat Orta Avrupa’daki Demir Çağı’nın başından başlayarak (MÖ 800-400) yapılan insan tasvirleri elitlere ait hayatın bazı noktaları hakkında bilgi vermeye başlıyor. Katharina C. Rebay tarafından yazılmakta olan  “Erken Demir Çağı Avrupa’sında İnsan Vücudu” adlı kitap bu konulara biraz eğilerek kadınların doğum yaptığı üç farklı görsel üzerinde de çalışıyor.

Doğum yapan kadınlara ait görseller oldukça az fakat son zamanlarda bazı yeni buluntular ortaya çıkıyor. İtalya’da Poggio Colla’daki kazılarda bulunan bir Etrüsk seramiğin üzerinde doğumu gösteren bir damga bulunuyor. Yaklaşık olarak 1cm yüksekliğindeki bu küçük damganın deseni bir kadının doğum yaptığını gösteriyor. Bebek kadının bacakları arasından yarısına kadar dışarı çıkmış halde görülüyor. Kadının elleri havaya kalkmış ve büyük olasılıkla bir demiri ya da bir ağacı tutuyor.

Buna çok benzer başka bir görsel yine İtalya’da bulunan Pieve d’Alpago’dan gelen situlada ortaya çıkıyor. Görsel, eşleşme ve seks gösteren daha büyük bir görsel sıralamanın parçası (bu nedenle situla "Venedik Kamasturası" olarak biliniyor). Bu görselde doğum yapan kadın ayakta ve yine kolları iki yana açık vaziyette başının üzerindeki bir şeyleri tutuyor. Kadının yüzü ve vücudu profilden yani yandan gösterilmiş. Bu nedenle kadının hamile olduğu çok net bir şekilde görülüyor. Kadının ayakları açık ve bacaklarının arasından bebek gözüküyor. Bebeğin başı ve kolları dışarda. İki kadın doğum yapan kadının yanında ona yardım ediyorlar. Bir tanesi doğum yapan kadının önünde duruyor, elini hamile kadının göbeğine koymuş. Diğer elinde içi büyük olasılıkla bebeği yıkamak için kullanılacak suyla dolu olan bir kap tutuyor. İkinci kadın doğum yapan kadının arkasında duruyor. Görevi büyük olasılıkla doğum yapan kadını sakinleştirmek ve çektiği acıyı azaltmak. Bu görselde doğumda sadece kadınların bulunduğunu, içeride bir yerlerde olduklarını ve deneyimli kadınların yardımının alındığını görüyoruz.

Hırvatistan, Nesactium’da bulunan bir taş heykel  yeni doğum yapmış bir kadını gösteriyor: kadın bebeğini göğsüne bastırıyor.

Doğum yapan kadınların kirişlerde ayakta tutulduğu Demir Çağı doğum pozisyonları oldukça etkileyici. Tutundukları şeyin dokuma için kullanılan alet de olabileceği ve bu amaçla da kullanılmış olabileceği de teorilerden bir tanesi.  Elit kesimden kadınların çoğunlukla dokuma yaptıkları bilinen bir gerçek. Demir Çağı’nda dokuma ev endüstrisinin çok önemli bir parçası idi. Kumaş dokunmasının yanı sıra dokumanın hayatı döndürme örme ve sonlandırma gibi sembolik bir anlamı da bulunuyor.

Doğum sahnelerinin üzerine işlendikleri şeyler Demir Çağı’nda mirasın artan gücünü ve zenginliği temsil ediyor. Doğum sahnelerinde yer alan kadınların elit oldukları muhtemel ve bu nedenle diğer tarihi zamanlarda da olduğu gibi olabildiğince çok çocuk yapmaları ve bunların en azından bazılarınn yetişkinliğe erişene kadar hayatta kalması gerekiyor. Doğumlar arasındaki kısa aralıklar yeterli seviyede beslenme, dışarıdan süt anne bulma ve çok fazla dinlenme ile olası hale geliyor.

Kaynak: https://motherhoodinprehistory.wordpress.com/2015/05/01/giving-birth-in-the-iron-age/