AYASULUK

Ayasuluk Tepesi’nin en yüksek yerine inşa edilmiş olan İç Kale; Bizans, Aydınoğullarıve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşımakla birlikte olasılıkla Erken Tunç Çağından itibarenyerleşime (olasılıkla Apasas) sahne olmuştur. Batı ve doğuda girişleri olan İç Kalesurları on altı kuleyle güçlendirilmiştir. Kale içinde 2009 yılına kadar bazilika, sarnıçlar,cami, hamam ve konutlar bilinmekteydi. 1671 yılında Ayasuluk’u ziyaret edenEvliya Çelebi, İç Kale’yi şöyle tanımlar:Evsaf-ı taht-ı Cemşid kal’a-i kadimAyasuluk “…..Kethüdâyeri veserdârı ve dizdârı ve kırk aded kal’a neferadlarıvardır…. Ve kal’ası bir sahrâ-yı azîmde birsivri mâvî kaya üzre şek-imüdevverden bâdemîhavâlesiz Şeddâdî sengîn binâ-yı hısn-ı hasinve sedd-i metîn bir kal’a-i üstüvârdır. Ve etrâfıcirmi bin üç yüz adımdır. Ve cânib’i erba’asındaasla handakı yoktur, zîrâ yalçın kaya üzremebnîdir ve cümle kırk kule-i metîndir. Ve cenubanâzır ancak iki kat demir kapuları vardır,andan yokuştur. Ve kal’a içinde yigirmi toprakörtülü hâneleri ve mescidi var. Ve cümle sokaklarıyalçın kaya kaldırımlıdır.”Evliya Çelebi’nin satırlarında adı geçmeyenve 2009 yılında bulunan Kale Köşkü, İçKale’nin en yüksek bölümüne değil ... "Bu yazının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi, Mart-Nisan sayısında yer almaktadır."