BADEMLİ KÖYÜ

BADEMLİ KÖYÜ Modern insan mı? En yalın ya da en karmaşık hali ile değiştirici, dönüştürücü, yıkıcı, benzerleştirici gibi eylemler ile tanımlanabilir. Bu eylem durumları bizi şu sonuca götürebilir; umursamazca kendine güzel görünen her şeyi önce sahip olmak için her yolu denemeyi kendinde mubah gören, sahip olduktan sonra ise kendisi için değiştirerek bir benzerini yaratan dünya üzerinde ki tek yıkıcı canlı. Modern insan olarak neden güzel gördüğümüz her şeyi sahip olmayı planlıyoruz? Yaklaşık 50 yıl önce Anadolu’nun sahil kasabaları ya da köyleri; yüzlerce yıldır yaşamlarını değiştirmeden sürdüren insanlara aitti. Bir gün şehirde canı sıkılan insanlar bu sahil kasabalarına ya da köylerine geldiler. Gördükleri her şey onlara kaybettikleri sadeliği ve doğallığı hatırlattığı için gördüklerine mutlu olurken kaybettikleri için üzüldüler. Sonra burada bir arazi almayı düşündüler ve bir ev yaptılar, ama yaptıkları ev, köyde gördüğü diğer sade evler gibi değildi. Daha ihtişamlı daha büyüktü. Ve bunu yaparken ilk geldiğinde gördüğü o güzelim doğal şeyleri de yok etti ve bunun farkına bile varmadı. Zamanla kendine benzeyen diğerleri de gelmeye başladı. Ve zamanla bir değişim başladı, ilerleyen on yıllarda bir zamanlar gelinen o ilk yerleşimden bambaşka bir yer oldu kasaba ya da köy. Evler çoğaldıkça artık toprak yollar asfalta dönüştü, arabalar çoğaldı, evler çoğaldı, eğlence alanları arttı vs. Köyün ilk sakinleri bu rahatsızlıktan kurtulmak için zamanla evlerini, bahçelerini sattılar ve başka yerlere taşındılar. İnsanlar yıllar önce rahatlamak ve güzel bir şeyler görmek için kaçtıkları büyük kentlerin karmaşasını düzensizliğini zamanla buraya taşımış ve bu yıkıcı dönüşüm onları tekrar başa döndürmüştü. Kaçtıkları yaşamın bir benzerini yeniden yaratmıştı insan. Yukarıda anlattığım olay son 50 yıldır yüzlerce kez tekrarlandı ve her seferinde aynı sonuca ulaşıldı. Şimdi sıra Gökçeada’da ve eski adı ile Gliki köyü yeni adı ile Eski Bademli köyünde.   Köylüler tarafından “Gökceadanın” “adanın balkonu” olarak tanımlanan Bademli Köyü korunan doğası sade bir sahil köyü.  Rum’un Türk’ün hala birlikte bayramlarını kutladığı, iki katlı taş evleri ve dokunulmamış doğasıyla kentsel sit alanı içinde korunmaya alınan bir yer Bademli Köyü. Neden mi korumaya alındığını yukarıda anlattım. Modern insan burasını da yok etmesin diye. Çünkü birileri, bu toprakların hala sahipsiz olduğunu düşünüyor olmalı ki sit alanı içinde olan yerleri sit alanından çıkarıp yerine devasa otel binaları dikmeyi planlıyor.  Bunu yaparken de artık o kadar planlı yapıyor ki sanki yok edeceği şey kendisi değil bir başkalarının doğası… Otel hakkında ya da buna izin veren Belediye hakkında söyleyebileceğimiz o kadar çok şey var ki, biz artık bunları söylemek yerine bunu yapmak için zalimce uğraşan insanların hakkında söylemeyi doğru bulduk. BADEMLİ KÖYÜ Adanın en güzel manzaraya sahip köylerinden biri olan Eski Bademli (Gliki) köyü, bir tepe üzerine kurulu. Karşısında antik çağın en büyük deniz savaşlarından birinin yapıldığı Samothrake- Semadirek Adası,  yukarıda Kaleköy kalıntıları, deniz ile iç içe balıkçı tekneleri ve mendireğiyle Kaleköy Limanı ve tertemiz doğası ile muhteşem bir coğrafya Bademli Köyü. Eski köy isimleri neden değiştirilir bilinmez ama Gliki olan eski ismi değiştirildikten sonra köy, bademleri ile meşhur olduğu için Bademli Köyü diye anılır olmuş, Gökceada’da koruma altında olan dört köyden biri ve zengin bir köy olarak biliniyor. Zenginliği ise para ile pulla ölçülür olmasından değil de sahip olduğu doğal zenginliği ve denizinin bereketinden kaynaklanıyor. Her ada halkı gibi Bademli köylüleri de denizcilik ve süngercilikle geçiniyor. Zaman bulabilirseniz belki yaz tatilinizde Gökceada’ya oradan da Bademli Köyüne ve köyün kahvesine uğrayıp bir köy kahvesi içebilirsiniz. HABER       Kaynak : http://bianet.org/bianet/cevre/131384-ve-gokceada-da-tahrip-oluyor Işıl CİNMEN isilcinmen@bianet.org Gökçeada - BİA Haber Merkezi 11 Temmuz 2011, Pazartesi Ve Gökçeada da Tahrip Oluyor Gökçeada’daki Bademli Köyü’nde çok katlı otel inşaatı yapılıyor. Ada halkı sesini duyurmaya çalışıyor: “Bir çözüm bulmak zorundayız. Tarihin içine altı katlı bina dikiyorlar, buna engel olmak hepimizin görevi.” Eski Bademli, Gökçeada'ya bağlı tarihi bir Rum Köyü. 'Sit Alanı' ilan edilmişti fakat 2004 yılında, bir bölümü koruma dışına çıkarıldı. 2011 yılında başlayan Masi Club Otel'in ek bölümünün inşaası, en fazla iki katlı taş yapılardan oluşan köyün, denize kıyısı olan tarafında yükseliyor ve ada sakinlerinin tepkisini çekiyor. "Geri alınması gereken bir hata" Gökçeada'yı Koruma Derneği Başkanı Stelyo Berber, bu yapının bir şekilde yönetmeliklere uygun hale getirildiğini söylüyor: "Kılıfına uydurmuşlar ve koskoca bir tarihi mahfediyorlar. Sonuçta kağıt da kalem de Belediye'nin elinde. Adanın en eski yerleşim bölgesine bütün dokuyu bozacak bir bina diktiler. Bu geri alınması gereken bir hata." Imbros Gönüllüleri'nden Arif Ertik, otelin sahibinin Yıldırım İnşaat olduğunu belirterek, otelin ilk önce 2000'de ev olarak tasarlandığını ama fazla büyük olduğu için, otele dönüştürülmesi gerektiğini söylüyor. Bu aşamada imar iznini alan Yılmaz İnşaat, 10 yıl sonra altı katlı inşaatı başlatıyor. "Yıl 2010 oldu. Yılmaz İnşaat, 'Benim zaten imar iznim var, neden burayı genişletmiyorum?' dedi ve Gökçeada'nın tahribatı başladı. 150 kişi imza topladık. Şikayetlerde bulunduk ama süreç, çıkarlar doğrultusunda ilerliyor." "1800'lerden kalan tarihi çeşmeyi yıktılar, yol yaptılar. Yetkili kurumların, herhangi bir menfaati kamuya ait olan tarihi ve doğa güzelliklerin üzerinde tutmaya yasal hakkı yok." "Köylerin karakteristik özelliği bozuluyor" Bademli köyü, 'Sit Alanı' olarak ilan edilen tipik eski bir Rum köyü. Ertik, köyün tümünün 'Sit Alanı' olarak koruma altında olduğunu ama Masi Club Otel'in bulunduğu bölgenin 2004'de 'Sit Alanı' olmaktan çıkarıldığını belirtiyor. Ruşen ise, "İnşaat izninin kaç metrekare zemine uygulanmak üzere, kaç kat için verildiği, kurallara uygun yapılıp yapılmadığı belli bile değil. Belediye inşaata ait bilgilerin yer aldığı tabelayı herkesin bilgi edinebileceği şekilde inşaat alanına koymuyor, koyulmasına izin vermiyor. Adanın ve köylerin karakteristik özelliği bozuluyor. Bir tarih daha yok oluyor" diyerek tepkisini belirtiyor. Masi Otel'in inşaatı durdurulsun Adalıların talebi açık: "Hiçbir esasa uymayan bu yapının yapımının durdurulması, eski iki katlı haline getirilmesi ve inşaatın köyün dokusuna uygun olacak şekle dönüştürülmesi." Bunlar için henüz geç değil. Ada sakinleri, taleplerinin gerçekleşmesi için ellerinden geleni yapmaya kararlı. Gökçeada Belediye'si ise, Masi Club Otel'in bulunduğu bölgenin 'Sit Alanı' olmadığını, inşaatın yasal olduğunu söylüyor. (IC) Kaynak : http://bianet.org/bianet/cevre/131384-ve-gokceada-da-tahrip-oluyor Işıl CİNMEN isilcinmen@bianet.org Gökçeada - BİA Haber Merkezi 11 Temmuz 2011, Pazartesi