BUĞDAYIN ÖYKÜSÜ BİLE 10 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIR

İnsanoğlu, var olduğundan beri bitkileri kullanmış, zamanla bazılarını kendi amaçları doğrultusunda değiştirmeye başlamıştır. İnsanlar geçmişte bitkiler ile nasıl bağlantılar kurmuşlardır? İnsanlar bitkileri, bitkiler insanları nasıl etkilemiştir?

İnsanoğlu, var olduğundan beri bitkileri kullanmış, zamanla bazılarını kendi amaçları doğrultusunda değiştirmeye başlamıştır. İnsanlar geçmişte bitkiler ile nasıl bağlantılar kurmuşlardır? İnsanlar bitkileri, bitkiler insanları nasıl etkilemiştir? Avcı-toplayıcı toplulukların diyetlerinde hangi bitkiler yer almıştır? Tarım ne zaman, nerede ortaya çıkmıştır ve nasıl yayılmıştır? Çiftçi toplumlar hangi bitkileri yetiştirmişler ve evcilleştirmişlerdir? Evcilleştirmenin bitkiler üzerindeki etkileri nelerdir? Tarım toplumlarında ürünler nasıl işlenmiştir ve nasıl depolanmıştır? Arkeobotanik, temel olarak, bu soruların yanıtlarını arar. Çoğu araştırmacı, arkeobotanik ile palaeoetnobotanik kelimelerini eş anlamlı olarak kabul ederler. Çeşitli kaynaklar, arkeobotanik çalışmaların ilk olarak 1800’li yıllarda başladığını kaydeder. C. Knuth’un 1826 yılında, Mısır Piramitleri’nde bulunan meyve ve tohumları incelemesi, ilk arkeobotanik çalışmalardan biri olarak kabul edilir. Tarih öncesi ve tarihi dönemlere ait bitki kalıntılarının incelenmesi, daha sonra çeşitli bilim dallarından araştırıcıların – botanikçilerin, bitki genetikçilerinin ve arkeologların – dikkatini çekmeye ve ilgi odağı olmaya başlamıştır. Arkeobotanik çalışmalar, önce, Avrupa ve Ön Asya’daki arkeolojik alanlarda yoğunlaşmış, daha sonra, Asya’nın diğer bölgelerinde, Afrika’da ve Amerika kıtasında da sürdürülmüştür.