BURSA’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN DOĞAL VE TARİHİ 10 YER

Kentler yaşayan organizma gibidir. Doğarlar, büyürler ve zamanı geldiğinde sessizce tarihteki yerlerini alırlar. Kent, bu süreç içinde kimlik kazanır. Kentlerin binlerce yılda kazandığı bu kimlik, kat kat, tabaka tabaka zenginleştirir kenti, çağdan çağa, toplumdan topluma, insandan insana, yapıdan yapıya aktarılarak çoğalır bu zenginlik. Miras dediğimiz şey tam da budur!

Antik çağın en ünlü coğrafyacısı Strabon, Bursa için,”Prusa, ‘Mysia Olympos’u eteklerinde kurulmuş ve iyi yönetilen bir kenttir. Frigyalılar ve Mysialılar ile sınır komşusu olan bu kent, Kroisos’a karşı savaşan Prusias tarafından kurulmuştur” der. Strabon’un Prusa’dan bahsedişinin üzerinden 2 bin yıl geçmesine rağmen kenti hala aynı isimle, “Bursa” olarak tanımlamak, kentin binlerce yıllık güçlü kimliğinin bir göstergesi değil midir?

 

Birkaç gününüzü Bursa’ya ayırın ve çağlar boyunca uygarlıkların nasıl doğa ile iç içe geçtiğini görün. Bursa sizi bekliyor... İyi yolculuklar!

 

İyi okumalar!

 

1) ULUDAĞ

 

 

Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Uludağ, Bursa il sınırları içerisinde yer alır ve 2543 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir. 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Antik Çağ’da Olympos olarak adlandırılan Uludağ’a, Bursa’nın fethinden sonra Türkler tarafından “Keşiş Dağı” ismi verilmiştir. 1925 yılında Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyeti’nin girişimleri ve Osman Şevki Bey’in önerisi ile “Uludağ” adını almıştır.

 

2) AYNALI GÖL

 

 

2543 metre yüksekliğiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Uludağ’ın zirve altında kalan bölgesi, 7 buzul gölün zenginliğine ev sahipliği yapar. Heybeli Göl (2410 m), Buzlugöl (2390 m), Kilimli Göl (2330), Aynalı Göl (2310 m), Karagöl (2270 m), Koğukdere ve Çayırlıdere gölleri Buzul Çağın sonlarında (15 bin - 10 bin yıl önce) buzulların erimesi ile oluşmuş buzul gölleridir. Karatepe’nin kuzey yamacında bulunan Aynalı Göl, güneş ışınlarını diğer göllere göre daha fazla alması ve güneşte ayna gibi parlaması sebebiyle bu ismi almış, at nalı şeklinde bir doğa harikasıdır.

 

3) AKTOPRAKLIK HÖYÜK ARKEOPARK VE AÇIKHAVA MÜZESİ

 

 

Bursa kent merkezine yakın bir noktada; Uluabat Gölü’ne bakan doğal bir terasın üzerinde bulunan tarihöncesi höyükteki ilk yerleşim MÖ 6350 yıllarında başlamakta ve MÖ 5500 yıllara kadar kesintisiz olarak devam etmektedir. Uzun bir süre boş kalan höyük daha sonra MÖ 4-5 yüzyılda, Erken Bizans döneminde, yeniden iskân edilir ve alana büyük bir çiftlik kurulur.

 

Yerleşimin ilk aşamalarını yansıtan, Neolitik Döneme ait dal örgü kulübelerin bulunduğu köy canlandırması buradaki gezi güzergahının ilk adımını oluşturur. Tünelin ardından Kalkolitik Dönem yerleşiminde açığa çıkarılan kalıntılar gezilir ve bunu aynı dönemin köy canlandırması izler. Kalkolitik Dönemin ardından, içerisinde bir zeytinyağı işliğinin yapılması planlanan ve henüz tasarı aşamasında olan Erken Bizans Döneminin canlandırılacağı alan gelmektedir.

 

4) NIKAIA/İZNİK

 

 

Bithynia bölgesinin antik dönemdeki önemli kentlerinden biri olan Nikaia, Bursa ilinin yaklaşık 80 kilometre kuzeydoğusunda, modern İznik ilçesinin bulunduğu alanda yer alır. Kent, İznik Gölü’nün doğu kıyısında konumlandırılmıştır.

 

Strabon`a göre, kent ilk olarak Hellenistik Dönemin başlarında Büyük İskender’in generallerinden Antigonos Monophtalmos tarafından kurulmuş ve kurucusuna ithafen Antigoneia olarak adlandırılmıştır. Antigonos`un MÖ 301 yılındaki İpsos Savaşı`nda öldürülmesinden sonra kent, Büyük İskender`in diğer bir generali Lysimakhos`un egemenliği altına girmiş ve Lysimakhos kentin adını karısının ismine ithafen Nikaia olarak değiştirmiştir.

 

 

MS 120 yılında meydana gelen bir depremde oldukça tahrip olan kent İmparator Hadrianus`un yardımıyla onarılmıştır. Justinianus dönemi tarihçisi Prokopius`un De Aedificiis (Binalar üzerine) adlı eserinde belirttiğine göre, Nikaia Justinianus döneminde de büyük çaplı inşa faaliyetlerine sahne olmuştur.

 

5) CUMALIKIZIK KÖYÜ

 

 

Cumalıkızık, Bursa ilinin Yıldırım ilçesine bağlı bir Osmanlı vakıf köyüdür ve Uludağ’ın kuzey eteklerinde kurulmuş olan Kızık köylerinden biridir. Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ”kızık” adı verilmiştir. Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, Osmanlı Dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır. 2000 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Cumalıkızık, 2014’te Bursa ile birlikte Dünya Mirası olarak tescil edilmiştir.

 

6) ULU CAMİİ

 

 

 

Yıldırım Bayezid tarafından, Niğbolu Zaferi sonrasında 1396 yılında yaptırılan ve 1399- 1400 yıllarında yapımı tamamlanan Ulu Cami, günümüzde şehrin merkezi durumundaki Atatürk Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Dikdörtgen bir plana sahip olan 20 kubbeli Ulu Camii aynı zamanda Erken Dönem Osmanlı Mimarisi, çok kubbeli camileri arasında en büyük ve en anıtsalı olma özelliğine de sahiptir. Bir söylenceye göre Niğbolu Zaferi sonrasında Yıldırım Bayezid şehre 20 cami yapılmasını istemiş ancak Emir Sultan Hazretleri yeni oluşan şehirde 20 caminin fazla olacağı düşüncesiyle, 20 kubbeli bir caminin daha uygun olacağını Yıldırım Bayezid’e bildirmiştir.

 

7) IRGANDI KÖPRÜSÜ

 

 

Bursa’nın Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlayan Irgandı Köprüsü, dünyada benzeri olan sadece dört köprüden biridir. Çeşitli kaynaklarda, Irgandı Köprüsü’nün 1442 yılında Pir Ali oğlu Tüccar Muslihiddin tarafından mimar Abdullah oğlu Timurtaş’a yaptırıldığı anlatılır. 31 dükkan ve bir mescitten oluşan tonozlu kagir yapılı köprünün ana taşıyıcı tonozunun her iki yanında birer adet depo (ahır) bulunur.

 

8) MURADİYE

 

 

1299 yılında tarih sahnesine çıkarak 1923 yılına kadar varlığını sürdüren Osmanlı hanedanına ait en büyük türbe topluluğu, ilk payitaht şehir olan Bursa’da, Muradiye Külliyesi’nin haziresinde yer almaktadır. Burada toplam 13 türbe yapısı mevcuttur ve bu türbelerin içinde hanedana mensup 40 kişinin defnedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Muradiye Camii’nin haziresine ilk olarak külliyenin bânîsi Sultan II. Murat’ın türbesi inşa edilmiş ve daha sonra II. Selim dönemine kadar, zaman içinde diğer türbeler de eklenerek burası bir hanedan kabristanı halini almıştır. Buradaki ilk anıt mezar II. Murat türbesi, ikinci yapı ise 1442’de vefat eden oğlu Şehzade Alaaddin’in bu türbeye bitişik inşa edilen türbesidir. Külliyenin son türbesinin ise; Kanuni’nin oğlu Şehzade Mustafa için Sultan II. Selim’in 1573 yılında inşa ettirdiği türbe olduğu bilinmektedir. Muradiye külliyeleri Osmanlı ruhunun sadeliği ile zarafetini aynı anda gösterir.

 

9) KALEİÇİ OSMANLI YAPILARI

 

 

10) YEŞİL TÜRBE

 

 

Yeşil Camii’nin güneyinde bulunan Yeşil Türbe, Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmed tarafından 824H. (1421) yılında yaptırılmıştır. Türbenin mimarı Hacı İvaz Paşa’dır

 

VE MÜZELER...

 

 

Müzeleriyle Yaşayan Şehir Bursa: Bursa Arkeoloji Müzesi, Atatürk Köşkü Müzesi, Türk-İslam Eserleri Müzesi, Osmanlı Evi Müzesi, Mudanya Mütareke Müzesi

 

Aktüel Arkeoloji Dergisi