BURSA’DA TARİH YOK EDİLİYOR

Antik kent AVM oluyor

 

Bursa’nın Mudanya ilçesinde, Bursa asfaltı üzerinde bir AVM inşaatı sırasında ortaya çıkan Mryleia Antik Kenti kalıntıları arkeologların itirazlarına rağmen göz göre göre yok ediliyor! 
2012 yılında antik kente dair kalıntıların bulunmasının ardından, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alan 3. derece sit alanı olarak ilan edildi ve üzerinde yapımına başlanan AVM imşaatı durdurularak Bursa Müzesi tarafından kurtarma kazılarına başlandı. Kurtarma kazıları sonunda açığa çıkan yapı kalıntılarına rağmen, alanın tamamında sondaj kazıları yapılmadan Bölge Koruma Kurulu tarafından AVM inşaatının devam etmesine karar verildi. Bu karar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, kurulda arkeolog üyenin bulunmaması gerekçe gösterilerek iptal edildi. Ancak geçtiğimiz hafta toplanan kurul aldığı kararda ısrar ederek, bir defa daha AVM inşaatının devam etmesi yönünde karar oluşturdu. 
Bursa'nın Mudanya İlçesi’nde bulunan Mryleia Antik Kenti’nin tarihi M.Ö. 700’lü yıllara kadar uzanıyor. Bu önemli antik kentin üzerinde ise bir AVM inşaatı son sürat devam ediyor.  Bugün ülkemizin çeşitli noktalarında özellikle de İstanbul’da gördüğümüz şehrin içindeki arkeolojik alanların müteahhit firmalar tarafından yok edilmesinin bir başka örneği de Bursa’da yaşanıyor. Fakat tablo bu kez çok daha korkunç. Çünkü bu kez sadece bir eser değil, 2700 yıllık bir kent yok ediliyor. 
 
 
Dünyayı kendimize güldüreceğiz
 
Mudanya'da Bursa Asfaltı üzerinde bulunan alana AVM yapmak için başlanılan inşaat çalışmaları, Mryleia antik kentine dair kalıntıları çıkması üzerine, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından durdurulmuştu. Fakat Bursa Müze Müdürlüğünün alanda kazıların tamamlandığını rapor etmesi üzerine, Bölge Koruma Kurulu açığa çıkan kalıntıların korunması koşulu ile AVM inşaatının devam etmesine karar verdi. Bu karar Mudanya halkının itirazları üzeine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, karar oluşturulurken arkeolog üye bulunmaması gekekçesi ile bozuldu. Ancak geçtiğimiz hafta toplanan Bölge Koruma Kurulu kararında ısrar ederek, bir defa daha AVM inşaatının devam etmesi yönünde karar üretti.
Yapılması düşünülen alışveriş merkezi inşaatı öncesinde 2012 yılında Bursa Müze Müdürlüğü tarafından yapılan kurtarma kazılarında antik kente dair temel kalıntılarına ulaşılmış olup bu kazılar sırasında Klasik ve Hellenistik Çağa ait çok sayıda arkeolojik esere rastlanılmıştı. İnşaat alanının tamamında sondaj kazıları yapılmadan Müze Müdürlüğü tarafından kazıların tamamlandığı yönünde rapor verilmesi üzerine, 2012 yılında alan kısmen 1. Derece arkeolojik sit alanı kapsamına alınmışsa da koruma alanı son derece dar bir saha da kalmıştır. 
Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Mustafa Şahin 2010 yılında hazırlayarak Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na sunduğu raporda arkeolojik sit alanının çok daha geniş tutulması gerekliliğinin altını çiziyor. Oysa antik limanın ve kentin kalıntılarının olduğu bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak korumaya alınmaması sonucu bugün üzerine alışveriş merkezi inşaatı yapılmasına izin veriliyor. 
Bu durumda Bursa, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan şu sorulara cevap vermesini bekliyoruz. 
1) Kurtarma kazısında ortaya çıkan bu kadar önemli buluntuya rağmen, neden inşaat alanının genelinde sondaj kazısı kararı almadan, hızlı bir şekilde inşaatın başlaması için karar üretilerek izin verilmiştir ? 
2) Bu kadar taşınmaz kültür varlığı ortaya çıkan bir alanda neden alanın tamamı ivedilikle 1. Derece Arkeolojik Sit alanına yükseltilerek inşaat tamamen durdurulmamıştır?
 
Ülke olarak özellikle son dönemde pek çok arkeolojik alanımızı UNESCO dünya kültür mirası listesine girmesine çabalarken, Bursa’da Hanlar Bölgesi ve Cumalı Kızığı UNESCO dünya kültür mirası listesine sokmaya çalışırken, diğer taraftan da arkeolojik alanlarımızı belediyelerin ve müteahhitlerin elinde yok olmasına izin vermemiz çok büyük ve daha önemlisi dünya kamuoyunda açıklamakta zorlanacağımız bir çelişki yaratıyor. Derhal bu hatadan dönülerek bu önemli kültür mirası arkeologların araştırmasına açılmalıdır.