COBA HÖYÜK–SAKÇAGÖZÜ

Bölgenin kuzeyindeki Sakçagözü Ovası’nda, aynı isimdeki beldenin 3 kilometre batısında, oval tabanlı, yaklaşık 9 metre yükseklikte bir tepe olan Coba Höyük´ün, olasılıkla bir krallık merkezi olduğu düşünülmüştür.

Coba’da Zincirli Höyük’nün kabartmalı taş levhalarına (ortostat) benzeyen kabartma levhaların ele geçmesi nedeniyle buranın da önemli bir yer, büyük olasılıkla bir krallık merkezi olduğu düşünülmüş ve tanınmış İngiliz bilim adamı John Garstang tarafından 1908/1911 yılları arasında kazılmıştır. Arkeoloji yazınında çoğu kez Sakçagözü adı ile geçen Coba Höyük'te 1949 yılında J. du P. Taylor ve arkadaşlarından oluşan bir ekip, J. Garstang’ın araştırmalarının sonuçlarını kontrol etmek amacıyla bir yıl süreli bir kazı yapmıştır. 

MÖ 1. binyıl başlarına, Geç Hitit Krallıkları dönemine tarihlenen IX. yapı katı, höyüğün en önemli yerleşmesidir. Höyük üzerinde, bir kale yer almıştır. Kuzey kenardaki bir daralma dışında düzgün dikdörtgen planda olan yerleşme, temeli iri taş, üst kısmı kerpiçten yükselen, 3 metre kalınlıkta bir duvarla çevrilmiştir...Kapının korunması için, dışta kapının iki yanına güçlü masif kuleler yapılmıştır. 

Kalenin içine girildikten sonra geniş bir meydan içinden geçen taş  döşeli bir yolla, kuzeydoğu kenardaki, girişinde tek sütun  bulunan,  arkeoloji yazınında ‘Hilani’ olarak tanımlanan, dikdörtgen planda ve kapısı geniş kenara açılmış planda yapılmış büyük binaya gelinmektedir...Yapının tümüyle krallık konutu (Saray) olduğu; ancak aynı zamanda dini törenler için de kullanıldığı düşünülmektedir. Kalenin batı kenarına dizilmiş mekânlar, sarayın servis / hizmet yapıları olmalıdır. 

Coba Höyük Hilani’sinin girişi, bazalt taşından yapılmış yarı plastik heykeller ve kabartmalı ortostatlarla süslenmiştir. Girişin ortasında, büyük olasılıkla kalın bir ahşap direğin (Sütun) oturduğu, üzerinde yan yana iki sfenks işlenmiş olan bir kaide durmaktadır. Kapının iki yan kanatlarında da karışık fantezi yaratıklarla dini ve günlük yaşamdan alınmış bazı sahnelerin kabartma tekniği ile işlenmiş olduğu bazalt ortostat’lar yer almıştır. Coba’daki sarayın yerel bir Geç Hitit krallığına ait olduğu ve MÖ 9. yüzyıl ortaları ile 7. yüzyıl sonları arasına tarihleneceği söylenebilir. Kentin eski ismi bilinmemektedir.

Prof. Dr. Refik DURU