DAĞLARIN SAVAŞÇILARI: URARTU ORDUSU

MÖ 9. yüzyılda tarih sahnesine çıkarak Van Gölü Havzası merkez olmak üzere Transkafkasya, Kuzeybatı İran ve Kuzey Mezopotamya’nın dağlık alanlarında yaklaşık 250 yıl etkin bir güç olarak kalmayı başarabilen Urartu Krallığı, çağdaşı tüm Demir Çağı devletleri gibi güçlü ve zalim bir ordu yapısına sahipti.

Ne yazıktır ki çağdaşı Assur İmparatorluğu ile kıyaslandığında Urartu ordusunun yapısı, savaş taktikleri veya askeri sınıflar ile ilgili yeterli yazılı veri bulunmamaktadır. Elimizdeki verilerin çoğu, betimlemeler veya çok genel bilgiler sunan sefer yazıtları içindeki detaylarda saklıdır. Ne yazık ki Urartu Krallığı’nın kuruluşundan yıkılışına kadar zaman içinde geçirdiği değişikliklerin ordu yapısına yansımasını görmek de zordur. Ancak, Urartu kültürünü oluşturan öğelerin büyük bir kısmının savaş kültürü ile olan ilişkisi, dağların bu savaşçı krallığı hakkında genel bir portre çıkartmamıza olanak sağlamaktadır.

 

Urartu devletinin başı ve savaşçı bir elitler sınıfından oluşan hanedanın lideri olarak Urartu kralı, savaşta ordunun yönetimini üstlenen komutan olarak karşımıza çıkar. Bu durum, sadece Urartu yazıtlarında aktarılan sembolik bir unvan değildir ve Urartu krallarının doğrudan savaşlara katıldıkları, hatta defalarca ölümle yüz yüze kaldıkları Assur kaynaklarından da bilinmektedir. İlk krallardan son krallara dek pek çok Urartu yöneticisinin, Assur’a karşı kılıca davrandığını, Arame, I. Sarduri, II. Sarduri, I. Rusa gibi kralların meydan savaşlarını yönettiğini bilmekteyiz. Urartu kralları sadece Assur yayılmacılığı karşısında değil, kendi yayılmacı amaçları, isyanların bastırılması veya Kimmerler gibi istilacılar karşısında da defalarca hayatlarını tehlikeye atmışlardır. Assur İmparatorluğu’ndan bildiğimiz “turtanu” (mareşal - ordu komutanı) benzeri bir rütbenin Urartu Krallığı’nda var olup olmadığı bilinmemektedir, ancak belli durumlarda kralın kendi yerine komutanları - generalleri görevlendirerek orduyu savaşa gönderdiğini de görmekteyiz.

 

Urartu yazıtları incelendiğinde, ordunun temel olarak üç bölümden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bunlar savaş arabaları, süvari ve piyade olarak sıralanır.

 

Yazı: Mahmut Bilge BAŞTÜRK

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 61. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.