DANİMARKALI TUNÇ ÇAĞI ELİTLERİNİN YÜNLÜ ŞAPKA VE ŞALLARLA GÖMÜLDÜĞÜ KEŞFEDİLDİ

Yüksek statülü Tunç Çağı Danimarkalıları, ne kadar ve nasıl iyi seyahat ettiklerini ve varlıklı olduklarını göstermek için karmaşık yün giysiler giyiyordu. Dönemin yün giysileri üzerine yapılan ilk geniş çaplı çalışma, bu seçkin sınıfın MÖ 2. binyılda nasıl ortaya çıkmaya başladığını ortaya koyuyor.

Batı Danimarkalıların en ünlü eliti, Egtved Kızı olarak bilinir. Egtved Kızı MÖ 1370'de öldüğünde 16-18 yaşındaydı. O, tunik bir etek giymiş şekilde, sarmallarla süslü geniş bir tunç kemer plaka, narin küpeler, tarak ve bir hançer ile gömülmüştü.

 

Mezarda yaratılmış olan eşsiz koşullar sayesinde bu güzel kıyafet korunmuştur. Gömülmüş olduğu meşeden yapılma tabutun etrafına yerleştirilen bir demir tabaka, vücut çevresinde oksijensiz ve asidik bir ortamın yaratılmasına yardımcı oldu. Bu, aksi takdirde malzemeleri parçalamaya başlayacak olan tüm mikropları öldürdü.

 

Egtved Kızı’nın mezarını araştıran Ulusal Danimarka Müzesinden Karin Frei, daha önce Egtved Kızı’nın Danimarka’nın dışında doğup büyümüş olduğunu ortaya çıkarmıştı. Frei, bu 3 bin 500 yıllık keşif için ise şaşırtıcı dedi.

 

Göze çarpan bu koruma yöntemi, Danimarka'da bu döneme ait mezarlarda bulunan yünlerin kökenlerini izlemek için imkân yarattı. Frei'nin yaptığı yeni araştırma, Egtved Kızı’nın da dahil olduğu, batı Danimarka'daki mezarları karşılaştırdı. Yünün kökenini bulmak için herhangi bir yöntem yoktu, bu yüzden o birkaç yıl önce stronsiyum izotoplarına dayalı bir yöntem geliştirmeye başladı.

 

Frei’ye göre stronsiyum, yediğimiz ve içtiklerimiz vasıtasıyla bedenimize dahil olur ve bu yerel bölgenin jeolojisine bağlıdır. Farklı jeolojik alanlarda farklı stronsiyum izotop aralıkları vardır. Bu aralık yerel toprağı üreten kayaların yaşına ve kaya türüne bağlıdır.

 

Frei’nin bu stronsiyum analizi, batı Danimarka'daki mezarlarda bulunan yünün % 75'inden fazlasının Danimarka kökenli olmadığını açığa çıkardı. Egtved Kız, egzotik ve muhtemelen pahalı kıyafetler giymek için toplumdan uzaktaydı. Frei’ye göre kız, yünlerini metal kadar pahalıya mal edebilen gezgin elitlerin bir parçasıydı.

 

Frei bu çalışmasıyla ilgili genel olarak şunları aktardı: “Genel olarak Tunç Çağı'nda, daha önce düşündüklerimizden çok daha fazla şey olduğunu görmekteyiz. Bazen Tunç Çağı’nın, Avrupa’nın ilk altın çağını yaşadığı, tarih öncesi dönem olduğu söylenir. Uzun mesafelerde gerçekleşen birçok ticaret var ve farklı insanlar arasındaki bu inanılmaz kültürel etkileşimleri görebiliyorsunuz. Aynı zamanda, sosyal statüde farklılıklarınız olduğu farklı bir toplum gelişmeye başlıyor. Bir elit sınıf doğuyor. Bu elitlerin kıyafetleri incelenerek onların kimlikleri ortaya çıkıyor. Tunç Çağı'nda yeni kimlik biçimleri ortaya çıkıyor. Birdenbire kadınların erkeklerden farklı olduğunu görmeye başlıyoruz. Bu, daha güçlü hale gelmeye başlayan bir kimlik çeşididir.”

 

Analizler, yünün nereden geldiği üzerine henüz bir bilgi sağlamadı. Bunun en büyük nedeni metotların henüz başlangıç aşamasında olmasıdır ve Avrupa'nın kapsamlı bir jeolojik haritasının olmamasıdır. Bunlar geliştirildikten sonra, yün gibi doğal ürünler için menşe bölgelerinin belirlenmesi daha kolay olacaktır.

 

http://www.ibtimes.co.uk