DELPHI

Delphi kehaneti, inananlarını dolandırdı mı? 

Ozan Pindaros, dindarlığın ifade edildiği bir hymnosu aktarmakta ve ilahi gibi okumaktadır:

            “Ey Tanrım, her şeyin gerçek sonunu, tüm yolları, bahar toprağında filizlenen yaprağın sayısını, deniz ve nehirlerdeki kumu, dalga ve rüzgârları bilen sen; gelecekte neyin nereden geleceğini sen görürsün”

            Kehanetlerin birçoğu iddialı değildi, aksine sadece dini veya yaşam için pratik öğütlere yönelik bir anlamı vardı. Siyasetteki etkisi ise genellikle önemliydi. Kehanet tarihi değiştirmekten çok, tarihi olayların kendisinden zarar görmüştü. En önemli kehanetler MÖ 7. ve 6. yüzyılda, Akdeniz ve Karadeniz’deki koloni kentlerinin kuruluşları ile ilgili olanlardır. Bunlar daha çok ritüel ile ilgili olup, uyulması gereken kehanetler idi. Roma İmparatorluk Döneminde ise siyasi önemi azalan bu kehanetlerin ifade tarzı da daha yalındı. Plutarkhos (MS 45-125), kehanetin neden dizeler şeklinde (manzum) verilmediğine dair bir yazısında kehanet gerçeğinin teyidi olarak onun sadeliğini vurgulamıştır.  

Prof. Dr. Michael Maaβ’ın yazısının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin "KEHANET-BÜYÜ-FAL-TILSIM" konulu yeni sayısında...