DOĞU AFRİKA’DAKİ SU KAYNAKLARI İNSAN EVRİMİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAMIŞ OLABİLİR

İlk atalarımız için su bulmak zordu. Çünkü Doğu Afrika bölgesinde göller ve nehirler nadirdi ve var olanlar da genellikle tuzluydu. Yeni yapılan bir araştırma ise, Doğu Afrika´daki dağınık su kaynaklarının, ilk insanların en kurak dönemlerde bile hayatta kalmalarına ve göç etmelerine destek olabileceğini açığa çıkardı.

Genellikle göller ve nehirler kuruduktan sonra jeolojik katmanlarda milyonlarca yıl sonra bile yorumlanabilecek izler bırakırlar. Fakat daha ufak su kaynakları bu jeolojik izleri bırakmaz. Nature Communications dergisinde yayınlanan bir araştırma, 1 ila 2 milyon yıl önce yaşamış insanlar için göl ve nehirlerin önemini fazlasıyla tahmin etmemizi sağladı. Çalışma bölgede kaç adet yer altı su kaynağının olduğunu görmek için, Doğu Afrika’nın bugün nispeten kuru bir döneme giren 21 milyon mil karelik bir arazisini inceledi. Bu çalışma sonucunda 450 adet su kaynağı bulundu.

 

Bu sayı böylesine büyük bir bölge için kesinlikle küçük gelebilir. Ancak bu sayı jeolojik kayıtlarda keşfedilenden çok daha fazla olmalıydı. Cardiff Üniversitesinden çalışmanın yazarı Mark Cuthbert yaptığı açıklamada, sadece insan popülasyonları için en önemli su kaynaklarının harita üzerinde işaretlendiğini, bu yüzden bu sayının eksik tahmin içerdiğini söyledi.

 

Sonuç olarak, milyonlarca yıl önce hominin türleri ortaya çıkmaya başladığında, çok daha fazla yeraltı su kaynağı vardı ve bu kaynaklar Doğu Afrika’daki göç yollarını şekillendirmiş olabilirdi. Cuthbert’e göre; yaklaşık 2 milyon yıl önceki süreç, hominin türlerinde bir artışın ve Homo cinsinin ilk görünümü için önemlidir - bu daha insana dönüşmeye başladığımız bir zamandır. Ayrıca, Afrika muson ikliminin de başladığı dönemdir. Dolayısıyla, çok çeşitli nedenlerden ötürü ilginç bir dönem söz konusudur.

 

Su kaynaklarının aynı zamanda hominin genetiğini şekillendirdiği düşünülüyor. Daha kurak dönemlerde, ön-insan ataları muhtemelen daha seyrek su kaynaklarıyla çevrelenmişti. Bu izolasyon, popülasyonlar arasında iletişimi kestiği (ve melezleşmelerini engellediği) için yeni türlerin gelişmesine yardım etmiş olabilir.

 

İnsanların 70 bin yıl önce Afrika’dan göç ettiği düşünülse de, tartışma getiren diğer çalışmalar, insanların önceden Afrika'yı terk ettiklerini ve sonra ilk olarak Yunanistan'da evrimleştiklerini söyledi. Bu rolün ne kadar etkili olduğu bilinmese de, birçok su kaynağının varlığı bu göçleri etkilemiş olabilir.

 

Çalışmanın yazarı Cuthbert son olarak çalışmayla ilgili şunları söyledi: “Su kaynaklarının daha geniş bir tasviri, Afrika dışına yapılan göç yolları da dâhil olmak üzere, dünyanın her yerine uygulanabilir. Su kaynaklarının, homininlerin bu arazi boyunca göç etmesini sağlayabileceği düşüncesi bizim hipotezimizdir. Fakat o zaman dilimi hakkında daha fazlasını söyleyemiyoruz. İnsanın evrimi yığılmış fosil kanıtlarına dayanmak zorunda. Bunlar o kadar ilgi uyandırmaktadır ki bunun sebebi de bizim kim olduğumuzun hikâyesini ortaya çıkarmalarıdır. Bilgiler her zaman değişebilir, çünkü yeni kanıtlar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, bu çalışmada gerçeği ve mümkün olanı belirlemek içini bu çerçeveden, fiziksel bilimin temelini vermeye çalıştık.”

 

http://www.ibtimes.co.uk