DOMUZTEPE HÖYÜKTE GÖBEKLİ TEPE İZLERİ

Domuztepe Höyüğü´nde bulunan ‘T’ biçimli insan görünümlü taş; Göbeklitepe´deki ‘T’ biçimli dikili taşlara benzerliğiyle dikkati çekiyor.

Kahramanmaraş´taki Domuztepe Höyüğü´nde sürdürülen arkeolojik kazılarda bulunan ‘T’ biçimli ve stilize edilmiş insan görünümlü 5 santimetrelik taştan yapılmış amuletin (tılsımlı olduğuna inanılan nesne), 12 bin yıllık geçmişiyle ‘tarihin sıfır noktası’ olarak nitelendirilen Göbekli Tepe´deki yabani hayvan figürlü ‘T’ biçimli dikili taşlara benzerliği dikkati çekiyor.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin tarafından, 1996 yılında İngiliz-Amerikan ortak projesi olarak başlanan, 2013´ten itibaren Türkiyeli bilim insanlarınca devam ettirilen çalışmalarda bulunan ‘T’ biçimli ve stilize edilmiş insan görünümlü 5 santimetrelik taştan yapılmış amulette, UNESCO Dünya Miras Listesi´nde yer alan Urfa´daki Göbeklitepe´nin izlerine rastlandı.

Doç. Dr. Halil Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Domuztepe´nin, 2018 kazılarında oldukça dikkati çeken eserler bulunduğunu, bunlardan en önemlisinin, arkeolojide ‘amulet’ diye tanımladıkları tılsımlı olduğuna inanılan nesneler olduğunu belirtti. 

Bulunan nesnenin, serpantinden (yılan taşı) yapılmış ‘T’ biçimli, Göbeklitepe´den de çok iyi bildikleri simge olduğuna dikkati çeken Tekin, şöyle devam etti:

“Göbeklitepe ile Domuztepe arasında zamansal olarak yaklaşık bin 500 yıl fark var ancak T biçimli stilize insan görünümlü bu tür amuletlerin Domuztepe´de bulunuyor olması, daha önceki teorilerimizi destekler nitelikte karşımıza çıkıyor. Bu teorilerimiz, Toros Dağları´nın güneyindeki ilk yerleşik topluluklar olarak tanımlanan Göbeklitepe ve çağdaşı diğer yerleşim yerlerinin, kendisinden bin 500-2 bin yıl sonraki topluluklarla arasında kültürel bütünlük ve devamlılık olduğudur. Bunu da çıkan buluntulara baktığımızda anlıyoruz.”

GÖBEKLİTEPE HAFIZASI DOMUZTEPE´DE DEVAM EDİYOR

“Göbeklitepe ve çağdaşı olan diğer yerleşim yerleri, günümüzden yaklaşık 10 bin yıl önce yerleşimlerini terk ettiklerinde nereye gittiler?” sorusunun yavaş yavaş cevap bulduğunu anlatan Tekin, “Fazla bir yere gitmediler, yine bu coğrafyadaydılar. Sadece yeni koşullara kendilerini adapte ettiler, yeni yaşam biçimlerine kendilerini adapte ettiler ancak geçmişe dair hafızalarındaki önemli unsurları da unutmadıklarını anlıyoruz. İşte Domuztepe, bu tür buluntuları bize sunan önemli yerleşimlerden bir tanesidir” diye konuştu.

Tekin, insan biçimli yaklaşık 5 santimetrelik buluntunun sıradan bir amulet olmadığına dikkati çekerek, “Belki Göbeklitepe sakinlerinin bin yıllar önce yaşadıkları o mimari unsurlar ki bunlar yaklaşık 5 metre uzunluğunda 7-8 ton ağırlığında olan nesneler ama böyle ince taştan yapılmış nesneler aslında o hafızanın devamını gösteriyor. Göbeklitepe´den bazı izleri biz Domuztepe´de buluyoruz. Bulunan nesnenin boyna takılmış bir kolye olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.