EFES - Yamaç Evler

Görkemli Bir Yaşam, Görkemli Bir Şehir Sarayı...

Gaius Ceaser Oktavianus, daha sonraları Augustus, hâkimiyeti ile Efes için bir refah dönemi başlamıştır. Asya’nın Roma eyaleti başkenti olarak taşıdığı pozisyonuyla kent, kısa zamanda Doğu Akdeniz’in en geniş ve en güçlü metropolitan kenti olarak gelişmiştir. Eyalet valisinin (proconsul) ikamet yerinin ve eyalet ofis merkezinin de burada yer alması ile kent bir idare merkezi konumuna gelmiştir. Altyapı bağlantıları, özellikle liman bağlantıları ve yol ağı, Efes’i ayrıca farklı orijinlerden ticaret adamları ve sanatkârlar için çekici hale getirmiştir.  Bölgenin ekonomik bir faktörü olarak Artemision’un bölgedeki önemi ise azımsanmamalıdır. Çünkü Kutsal Alan, iç bölgede olduğu kadar kıyı boyunca da geniş bir alana sahiptir. Ayrıca “Asya’nın Bankası” fonksiyonu ile kent, orta vadeli yatırımlarla sağlanmış olabilecek yüksek bir sermayeye sahiptir. Augustus Dönemi kadar erken bir dönemde, kişisel girişimlere dayalı olarak programlanan bir kamu binası kurulmuştur. Hali vakti yerinde aileler, kamu binalarını finanse etmişler ve metropolisin etkileyici görünüşüne katkıda bulunmuşlardır.  İmparator Tiberius hükümdarlığında iken Efes, şiddetli bir depremle (MS 17 veya 23) sarsılmıştır. Kent aslında Tacitus’un kaleme aldığı listede, yıkılan kentler arasında yer almaz, fakat yine de kentteki sayısız yıkım seviyesi, bu feci olaya şahitlik eder. Efesli elit halkın zenginliğini gösteren Yamaç Evler ise bu dönemde inşa edilmiştir.