EFES MOZAİKLERİ

Yamaç Ev 2’de bulunan erken tarihli mozaikler, İtalyan mozaik sanatı ile kuvvetli bir etkileşim gösterir. Her ikisi de geometrik desenlerle bezenmiş, yalnızca siyah beyaz tesseralardan yapılmıştır.

Roma Döneminde Asya eyaletinin başkentliğini yapan Efes, kamusal alanlarından kutsal alanlarına, orta ve üst sınıftan halkın özel konutlarına kadar pek çok yeri mozaiklerle süslü zengin bir kentti. Kral Lysimakhos, MÖ 3. yüzyıl başlarında kenti iki tepe arasında yeniden kurduğunda –bugün Panayır ve Bülbül Dağları- ona yeni bir görünüş verdi. O günden günümüze hiçbir şey ulaşmasa da kentin, Yukarı Agora ve Aşağı Agora çevresine inşa edilen görkemli idari yapılar, bir tiyatro ve tepelerin yamaçlarına inşa edilen özel konutlarla döşenmiş olduğunu biliyoruz. Yamaç Evler’in altında seyrek olarak bulunan ev kalıntıları en erken MÖ 2. ve 1. yüzyıllara tarihlenmektedir. Dolayısıyla bu kalıntılar Hellenistik kentin canlandırılması için yeterli değildir. Kralın sarayı büyük olasılıkla, Roma İmparatorluk Döneminde ve Geç Antik Dönemde geniş bir sütunlu avlusu, her türden karşılama salonları, özel hamamları ve idari bölümleri ile saray özellikleri taşıyan lüks bir villanın bulunduğu tiyatronun üzerindeki tepede yer alıyordu. Bir eksedra içerisinde bulunan tamamen beyaz tesseralardan yapılma mozaik tabana ait kalıntılar ve Yamaç Ev 1 ve 2’nin altında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve yine benzer sade beyaz tesseralardan yapılma döşemeler haricinde, Efes’in Hellenistik mozaikleri hakkında herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Küçük Asya’da bulunan diğer kentlerde taş mozaiklerin kullanılıp kullanılmadığını veya Bergama’daki saraylarda bulunanlara benzer şatafatlı mozaik döşemeler  olup olmadığını bilmiyoruz. Arkaik Dönemden itibaren gelişmekte olan bir kent konumunda olmasına karşın Efes, en azından Klasik Döneme kadar uzanan bir mozaik yapım geleneğine dair bir resim oluşturmamıza bile olanak sağlamamaktadır. Büyük ölçülerde mozaik yapım sanatı Roma İmparatorluk Döneminde, Asya eyaleti Roma valisinin merkezi olan kentte oldukça popüler hale gelmiştir. MS ilk üç yüzyılı kapsayan döneme ait mozaikler arasında en tutarlı örnek, Bülbül Dağı’nın kuzey yamacında bulunan Yamaç Ev 2 içerisinde bulunmuştur. Yamaç Ev 2, zemin katı 4 bin metrekarelik bir alanı kapsayan (yapının ilk ve ikinci katları hariç), doğu ve batıda ara sokaklarla, kuzeyde ise Kuretler Caddesi ile çevrelenmiş bir insuladır. Güney sınırları ise, büyük olasılıkla insulayı güneydeki benzer bir ev bloğundan ayıran, geniş bir caddeden oluşuyordu. İnsula, peristil ev tipinde en az 7 oturma biriminden oluşuyordu. Evlerin ilk yapım aşaması MS 1. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Yapı çeşitli onarım ve yeniden yapım aşamalarından geçmiş, 260’ların başlarında ise yapının tamamı depremler sonucunda yıkılarak, içinde yaşanmaz hale gelmiştir.