EN ESKİ İSKORBÜT VAKASI ANTİK MISIR´DA BULUNDU

Mısır´ın Asvan şehrindeki Nag al-Qarmila arkeolojik alanında bulunan yaklaşık 6 bin yıllık bir bebek iskeleti üzerinde, iskorbüt hastalığının en eski izleri bulunmuş olabilir.

İskorbüt, C vitamini eksikliğinden kaynaklanan bir hastalıktır. 15. yüzyılın sonlarına doğru  iskorbüt, aylarca deniz yolculuğu yapan denizcilerin başlıca ölüm sebebi olmuştur. Avcı-toplayıcı toplumlar taze et, yabani meyve ve sebzelerden ihtiyaçları olan C vitaminini karşılayabildikleri için iskorbüt hastalığına pek yakalanmadıkları düşünülüyor. Tarım yapan insanlar köylerde yaşamaya başlayınca tahılları kış için kurutarak saklamayı keşfettiler. Kışın C vitamini az olan tahıllarla beslendikleri için de, iskorbüte yakalanma olasılıklarının arttığına inanılıyor.

 

Araştırmacılar, Mısır'da MÖ 3800 ile 3600 arasında yaşamış olduğu düşünülen 1 yaşındaki bir bebek iskeletinde iskorbüt hastalığının izlerine rastladı. Buluntu, en erken iskorbüt vakası olarak nitelendiriliyor. Keşif, tarım devriminin merkezindeki bir alanda yaşıyor olmalarına rağmen, o dönemde yaşayan insanların beslenme biçiminin zayıf olduğunu ortaya çıkarıyor.

 

Yale ve Bologna üniversitelerinin ortak yürüttüğü araştırmada ekip, 2005 yılından beri Asvan ve Kom Ombo arasındaki belirli bölgeleri inceliyor. Antik Mısır kontekstlerinde iskorbüt hastalığının varlığına dair kanıt mevcut olmadığı göz önüne alındığında, bu son keşif, İlk Çağ'da Avrasya ve Afrika'daki askorbik asit eksikliği hakkında bilgi veriyor. Araştırmacılar, anne sütüyle beslenme döneminde olan bebeğe, annesi tarafından yeterli  C vitamini sağlanamadığını ve bebeğin yetersiz beslendiğini belirtiyor. Bebeğin hastalık sonucu kanama geçirdiğine dair kanıtlara da rastlandı.

 

Dizleri göğsüne çekik bir pozisyonda gömülmüş gibi görünen bebeğin iskeleti üzerinde yapılan kemik analiziyle, kemiklerin iskorbüt hastalığını yakalanmış olanlarda görüldüğü gibi gözenekli bir yapıda olduğu anlaşıldı. Antropolog Mindy Pitre, hastalığın kesin nedeninin belirlenemediğini; fakat kötü beslenme ve  kültürel davranışların iskorbüte neden olabileceğini söyledi.

 

O zamanlar bereketli tarım arazilerine sahip olan Mısırlıların, büyük ölçekli tarım yapan ilk insanların arasında olduğu ve uygarlığın yükselişinde kilit bir rol oynadıkları düşünülüyor. Şu anda büyük oranda çöl olan alanın, o dönemde zengin tarım arazileriyle dolu olduğu düşünülmektedir.

 

Bölgedeki diğer bulgular, burada yaşayan insanların tarlalardan elde ettikleri tahıllar, besi hayvanları ve topladıkları yabani meyvelerle hayatlarını sürdürdüklerini gösteriyor; ancak beslenmelerinde C vitamini alma konusunda bazen sorun yaşadıklarına dair bazı bulgular var. Özellikle antik Mısır’da oluşan hiyerarşiyle, tarımsal üretimin çoğuna elitler el koyuyordu. Fil kulağı isimli çiçek veren bir bitkinin C vitamini alımını arttırmak için besinlere katıldığına dair bulgulara da rastlandı.   

 

 

 

egitalloyd.blogspot.com.tr

dailymail.co.uk

uralakbulut.com.tr