ESKİ ÖNASYA´DA BAYRAM VE BÜYÜ RİTÜELLERİ

(62. Sayı - ÇAĞLAR BOYU DEĞİŞMEYEN İNANÇ VE RİTÜELLER )

Toplumsal, geleneksel ve inanç bağlamlarında yapılan davranışlar ve alışkanlıklar, Latince ritus sözcüğü ile tanımlanır.

Toplumlarda simgesel anlamlar taşıyan kavramlar veya nesneler karşısında değişmeden tekrarlanan sözler ve hareketler ile müzik, yiyecek ve içecekle tamamlanan uygulamalar zamanla geleneklere dönüşür. Bu törenlerde simgesel anlamlar taşıyan ve tekrarlanan davranışlardan oluşan ritüeller uygulanır. Modern toplumlarda uygulanan ritüeller güncel gözlemler ve sözlü anlatımlar aracılığı ile tanımlanırken, eski toplumlarda uygulanan davranışlar antik yazılı kaynaklar ve arkeolojik kazılarda açığa çıkan bulgular aracılığı ile canlandırılır. Geleneksel olarak günümüze kadar gelen bazı “adet”lerin kökenleri tarihöncesi dönemlere kadar izlenebilir.

 

 

İnsanın doğum, ölüm, kıtlık, felaket, hastalık gibi olgulara karşı aciz olması, bunların tanrıların laneti olduğu veya bunların kötü etkilerinden tanrılar ve doğaüstü varlıkların yardımıyla kurtulabileceklerine ilişkin inançlar geliştirmesine neden olmuştur. Eski Önasya’da tanrıların insanlar gibi yemek yediği, eğlendiği, hiddetlendiği, üzüldüğü, doğduğu, evlendiği ve çocuk sahibi olduğuna inanıldığından tanrıların, ruhların ve doğaüstü varlıkların da insanlarla benzer ihtiyaçları olduğu varsayılmıştır. Bu nedenle insanlar, kötülüklerden korunmak veya isteklerine ulaşabilmek için tanrılara hitaben klişeleşmiş sözler söylemiş, onlara eşya, yiyecek ve içecek sunmuş, hoş kokulu ağaç kabukları yakarak onları ziyafetlere ve eğlencelere davet etmiş, tütsüyü söndürerek de onları göndermiştir. 

 

Yazı: A. Tuba ÖKSE

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 62. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.