GEÇ ASSUR KURAK DÖNEMİ

Assur İmparatorluğu, özellikle MÖ 9. yüzyıl ve sonrasında Yakındoğu ve Anadolu coğrafyasında askeri üstünlüğü sayesinde geniş toprakları egemenlik altına almıştı. MÖ 7. yüzyılın sonlarına doğru İmparatorluk, Babil ve Med krallıklarının ortak saldırılarıyla yok edildi.

MÖ 620’li yıllarda Assur devletinin iç mücadeleleri ve Babil’de öne çıkan Babilli lider Nabopolassar’ın siyasi ve askeri stratejileri ve bunlarla ilişkili siyasi ve askeri olaylar, dönemle ilgili metinlerin okunmasıyla Assur devletinin yıkılışı anlatılırken ön planda yer almıştır. Siyasi olayları vurgulayan ve belirli metin türlerinin (resmi devlet yazıtları, yıllıklar gibi) okumalarına dayanan geleneksel tarih yaklaşımına dayanan bu anlatıya, döneme ait yazılı olmayan başka kaynaklarla daha çok ışık tutulabilir. Bu noktada eskiçağ çalışanların aklına arkeoloji kaynakları gelir. Arkeoloji ve yazılı belgeler, toplumsal süreçlerin karmaşıklığında gelişen olayların incelenmesinde ortaya çıkan tablonun hepsini değil sadece belirli parçalarını aydınlatan birincil kaynaklardır. Tarih yazımında olayların içerikleri ve yapılarıyla ilgili karmaşıklığı, dönemle ilgili bulunabilen bütün verilerle irdelemek gerekmektedir. Bu yüzden tarihi olayları anlatır, anlar ve açıklarken (ki bunların hepsi ilintili ama ayrı analitik eylemlerdir), karmaşık bir yapının farklı parçalarını anlatan “etkenler”den söz etmek gerekir. Çalışılan her tarihi olay, yapı ve her konu, kendi içinde ilgili delil ve verilerle incelenmelidir. Zaman makinemiz olsaydı bile, o an olayların içinde bile olayların bütün karmaşıklığını ve tarafların kültürel kodlarını tam anlayacağımızı Clifford Geertz’den, antropologlardan zaten bilmiyor muyuz? O yüzden de bir bakıma elimize ne delil ve ne veri geçerse zaman makinesi kadar değerlidir. Tarihi olayları daha iyi anlayabilmek için bütün delilleri ve verileri açıklayan sınanabilir hipotezler geliştirmeliyiz. İklim ve iklim süreçleri, bilimsel olarak tespit edilen yönleriyle, tarih yazımında yerini almaya başlamıştır. İklimin kültürle olan karmaşık ilişkisini ve insanların tarih boyunca iklim gelişmelerine çok çeşitli yanıtlar verebildiğini dikkate alarak, tarihi olaylarda “iklim etkenleri”nden söz etmek gerekmektedir. Bu yazıda, Assur devletinin son yüzyılındaki gerileyiş ve yıkılışında potansiyel iklim etkenlerini ele alacağız. Devletin ani gözüken yıkılışının arkasındaki farklı yönleri anlamaya ve açıklamaya çalışacağız. İklimin yanında demografik etkenleri de dikkate alacağız. Bu etkenleri, siyasi ve askeri etkenleri de içeren bir tarih analiziyle değerlendireceğiz. Yazımızda olabilecek bütün etkenleri inceleyecek kadar yerimiz olmasa da konunun iklim ile ilgili bir boyutunu irdeleyeceğiz.

 

Yazı: Selim F. Adalı, Adam W. Schneider

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 68. sayısından ulaşabilirsiniz.