Geç Miyosen Dönemde Anadolu

Büyük Omurgalı Faunası

Geç Miyosen birimler havzanın genişleme sonrası görülen sıkışma rejimi altında oluşmuştur ve genel olarak akarsu-göl ortamlarında çökelmişlerdir. Bu birimler arasındaki Anadolu Miyosen Hominoid buluntuları, hem morfolojik özellikleri hem de o dönemdeki yayılımları açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu bölgede ele geçen çok sayıda tür, Miyosen dönemi boyunca yaşamlarını sürdürmüş omurgalılar arasında yer almaktadır: Tek tırnaklı, çift tırnaklı, hortumlular, kemiriciler, Hominoidler, et yiyiciler. Bu takımlar içerisinde en fazla tür, Artiodactyla takımında Bovidae ailesine mensuptur. Bu fosillerle birlikte çeşitli gastropod fosillerinin bulunması sulu içeren bir ortamın varlığının gergedan ve at gibi yüksek diş taçlarına sahip omurgalıların bulunması ise savanlık alanların varlığını yansıtmaktadır. Bunun yanında çeşitli keçi benzeri boynuzlu türlerinin, zürafaların, fillerin ve özellikle de primat takımı içerisinde yer alan Hominoidlerin bulunuşu ise açık alan çevresinde ağaçlık ve çalılık bölgelerin olduğunun delilidir. Fauna içerisinde büyük, orta ve küçük boyutlu otçulların, yine büyük boyutlu omnivorların oluşu da lokalitenin su yatağı merkezli, çevresi ağaçlık, açık bir alanı karakterize etmektedir. Kemirici ailelerinden bazılarının yaşam alanları göl ya da ırmak gibi bir su yatağının çevresi, bazılarının da suya daha uzak alanlarda yaşıyor olması miyosen dönem paleoekolojisinin aydınlatılmasında önem taşır. Geç Miyosen dönem; Vallesiyen ve Turoliyen olmak üzere iki çağa ayrılmaktadır. Vallesiyen çağ 10-9 milyon yıl öncesi zonlarını kapsar. Orta Miyosen’i içeren son çağ 12-11 milyon yıl öncesi Astracian ile Vallesiyen sınırı Hipparionun ortaya çıkışı ile tanımlanır. Fakat bu, Batı ve Merkez Avrupa ile Doğu Akdeniz arasında değişir çünkü Hipparion bu bölgelerde farklı zamanlarda ortaya çıkar. Hipparion, Batı ve Merkez Avrupa’da 11,1-11,2 milyon yıl önce ortaya çıkarken Doğu Akdeniz’de Sinap (Kazan) Lokalite 4 buluntuları 10,7 milyon yıl öncesine yani Astracian/Vallasian sınırına tarihlendirilirken, Siwalik (Hindistan) Hipparion buluntuları da yaklaşık 10,7 milyon yıl öncesine tarihlendirilmektedir. Merkez Avrupa’da Avusturya, Gaiselberg’den bilinen Hipparion verileri yaklaşık 11,0’dan biraz daha yaşlıdır ve Almanya, Höwenegg lokalitesinden bilinen veriler ise 10,3 milyon yıldan çok az yaşlıdır. Hipparion ve Ancitherium fosilleri Avrupa’nın doğusunda Ukrayna, Zheltokamenka lokalitesinde ortaya çıkar. Paleomagnetik verilerden sonra bu depozit yaklaşık 10,5 milyon yıla denk gelir. Böylece Hipparion ilk kez Astracian/Vallasian sınırında yaklaşık 10,7 milyon yıl önce Doğu Akdeniz’e (Sinap Lokalite 4) giriş yapmıştır.  Prof. Dr. Ayla Sevim EROL