GENETİK ÇALIŞMALAR AFRİKA DIŞINA YAPILAN İLK GÖÇLERE IŞIK TUTUYOR

Afrika´dan dünya geneline yapılan ilk göçlere dair elimizde çok veri yoktur. Neyse ki, o cesur gezgin insanlar arkalarında DNA izleri bırakmıştır.

 

Yapılan yeni genetik çalışmalar, DNA’sı analiz edilen toplumların listesini genişletti. Araştırma sonucu, Afrikalı olmayan çoğu bireyin, yaklaşık 75 bin ile 50 bin yıl önce Afrika’yı terk etmiş olan insanların kalıtsal genlerine sahip olduğu ortaya çıktı. 142 farklı insan popülasyonundan alınan DNA'ları inceleyen bir ekip, Afrikalı bu göçmenlerin Avrupa ve Asya’ya giden gruplara bölünmeden önce Ortadoğu’da Neandertallerle melezleştiğini ileri sürdü. Veri kümesinde 148 popülasyon bulunan diğer bilim insanları ise bu dönemde yaşanan büyük hareketliliğin, yaklaşık 120 bin yıl önce gerçekleşen daha küçük bir göçün genetik izlerini silmediği sonucuna vardı. Üçüncü bir çalışma, yerli Avustralyalıların ve yerli Papualıların Avrasya topluluklarının arasından indiğini keşfetti. Dördüncü çalışma, 72 binden 60 bin yıllarına kadar olan dönemi, iklim ve deniz seviyesi verilerine dayanarak, çöllerin Afrika dışına seyahatleri engellendiği bir dönem olarak tanımladı.

 

İlk insanların Afrika’yı terk ettikleri zamana dair tahminlerin çatışması şaşırtıcı değildir. Araştırmacılara göre, çiftleşme gibi topluluklar arasındaki genetik karışımların insanlığın genetik geçmişini izleme çabalarını zorlaştırabilir. Genetikçi Lalueza-Fox,  bir dereceye kadar bu durumun, Afrika dışına göç eden insanlardan gelen genetik verilerle açıklığa kavuşturulabileceğini belirtti.

 

Yapılan bilgisayar modellemeleri, kıtalararası göçler için 59 bin yıl öncesinden başlayarak birçok tarih önerdi. Fakat arkeolojik buluntular, insanların bu tarihte Asya’ya zaten yayılmış olduğunu düşündürdü. Bu belirsizlik arkeolojik kanıtlara duyulan ihtiyacın önemini vurgulamış oldu. Afrika ve Avrupa’daki yerleşimlerin, 100 bin yıl öncesinden 10 bin yıl öncesine kadar dayanıyor olması bilinse de Arap Yarımadası’na ve Asya’nın geri kalanına yapılan insan seyahatleri hakkında çok az şey biliniyor. Ortaya çıkarılacak olan daha fazla kemik, alet ve kültürel obje, insanların nasıl seyahat ettiğine ve yol boyunca hangi evrimsel süreçten geçtiklerine dair boşluğun doldurulmasına yardımcı olacaktır.

 

Bazı arkeologlar genetik değişikliklerin ritüellerde kullanılabilecek kişisel süs eşyalarının gelişimini sağladığını ileri sürdü. Fakat günümüz insanının DNA’sının nesli tükenmiş olan Neandertaller ve Denisovalılarla kıyaslanması bu fikri desteklemez. Almanya’daki Tübingen Üniversitesinden arkeolog Nicholas Conard, genetik verilere ait  yorumların doğru olmadığını söylereyerek bu tür çalışmaların, son birkaç yılda birçok kez gözden geçirildiğini ve düzeltildiğini belirtti.

 

Araştırmacılara göre; DNA çalışmalarının ve arkeoloji biliminin işbirliğinde yürütülen araştırmaların, kim olduğumuzu ve nereden geldiğimize dair bilgileri üretme olasılığı yüksektir. 

 

https://www.sciencenews.org