GEZGİNİN GÖZÜYLE ANADOLU

  MEZOPOTAMYA’NIN VERİMLİ OVALARINDAN FIŞKIRAN TARİH TAŞIN ŞEHİRLERİ – MARDİN – MİDYAT (Tur Abdin) ve HASANKEYF

 

Gündüz kale gibi bütün ihtişamıyla size bakan, gece gerdanlık takmış gibi muhteşem bir görsellik sunan taşın şehri Mardin…

Mardin’in tarih kokan dar ve yokuş yollarında yürürken, birden kafanızı çevirip, ufka doğru  bakarsanız, gördünüz manzara karşısında şaşar kalırsınız! Gördüğünüz manzara uçsuz bucaksız  Mezopotamya ovasıdır. Denizin ne işi var burada diyerek serap görüyor zannedersiniz ve bir yandan gözlerinize inanamayıp gözlerinizi ovuştururken, diğer yandan da hafızanızı zorlayarak coğrafi bilgilerinizi sınarsınız. İç duygularınızda bir karmaşa yaşarsınız bu anda, ama bu yaşadıklarınız yalnızca size has bir durum değildir. Buraya her gelen yabancı aynı şeyleri hisseder. Abbaralarında (kemerli geçitler), dar sokaklarında kendinizi kaybedeceğiniz ve adeta geçmişe yolculuk yapacağınız bir yerdir Mardin. Mardin adının, Süryanice’de “kaleler” anlamındaki “merdin” kelimesinden geldiği sanılıyor.Asurlulara ev sahipliği yapmış, 640 yılında  Araplar tarafından alınmış, Moğolların saldırısına maruz kalmış ve 1517’den sonra Osmanlı hâkimiyetine girmiş bir şehirdir Mardin. Artukluları izleyen Akkoyunlular zamanında da parlak bir dönem yaşayan kent, bu dönemde kendine has bir yerleşim mimarisi geliştirmiş ve bölgedeki özel taşların işlenmesi ile  bugünkü Mardin Evleri oluşmuş.Çeşitli dini ve etnik gruplara ev sahipliği yapmış kent, kültürel ve görsel bir şölen sunmaktadır.

Gezilecek Yerler

Mardin’e 5 km uzaklıkta, Hıristiyanlık tarihinde de çok önemli bir yere sahip olan ve Süryanilerin Hac Merkezi kabul edilen  Deyrulzafaran Manastırı ve bu manastırın içinde bulunan, Süryanilerin güneşe taptıkları dönemlerden kalan tapınakta dolaşmak çok etkileyici.  Mardin’in Metropolitlik Kilisesi olarak kullanılan, 569 yılında Şehit Mar Behnan ve kız kardeşi Sara adına yaptırılan,  Mar Benham diye de bilinen Kırklar Kilisesi’nde akşamüstü ayinine katılın ve kilisenin eski ahşap kapılarını ve çan kulesini inceleyin.12. yüzyılda inşa edilen, minarelerindeki özenli taş işçiliğiyle Mardin'in sembolü olan Ulu Cami‘den siz de çok etkileneceksiniz. Minaresinin siluetinden Mezopotamya ovasının seyrine doyamayacaksınız.Eskiden Süryani Patrikhanesi olarak kullanılan manastır, sonradan müzeye çevrilmiş olup, günümüzde Mardin Müzesi olarak kullanılmaktadır. Müzede sergilenen eserlerin geçmişi M.Ö. 4000’lere kadar uzanmakta.Güneşin batışına tanıklık etmek  ve günün son ışıklarının dansını seyretmek istiyorsanız Kayseriye Camii ve Kasımiye Medresesi’ne konuk olun.

Yapımına Artuklular zamanında başlanmış ve Akkoyunlu Sultan Kasım zamanında bitirilen bu medreseyi, en ince detayına kadar gezin ve yerel rehberinizden buranın özeliklerini can kulağıyla dinleyin. Medresenin bahçesinde dantel gibi işlenmiş  muazzam demir parmaklıklı pencerelerin ardından, Mezopotamya ovasına doğru gün batımını seyrederek hayallere dalabilirsiniz.Diyarbakır Kapı’da yaşayan ve yalnızca Arapça konuşan, 85 yaşındaki taş baskı sanatçısı Nasra hanımdan, elde yapılan taş baskı tekniğini ve yaptığı ürünleri mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Özgün motiflerle bezenmiş örtülerin, İncil’den alınmış sahnelerle resmedilmiş kilise perdelerinin nasıl yapıldığını bizzat Nasra hanımdan dinlemek muhteşem bir tecrübe.Şehrin tarih kokan, dar sokaklarında, abbaralarında, ve çarşılarında dolaşırken birden bire karşınıza bir eşek çıkarsa sakın şaşırmayın. Bu eşekler, belediyenin kadrolu çöpçüsü olarak çalışmakta. Dar sokaklar ve yokuşlar araç trafiğine izin vermeyince, çöpleri taşımak da haliyle bu eşeklere düşmüş.

Her biri ayrı isimlendirilmiş Dellallar, Kazancılar, Marangozlar, Hasan Ammar, Sokulbakar, Babıssor, Sobacılar ve Bezzazlar çarşılarını gezerseniz takunyacı, bakırcı, semerci, keçeci, eyerci gibi yok olmakta olan zanaatları devam ettiren ustaları da görürsünüz.Mardin Kalesi, Kız Kalesi (Kalıtmara), Arur ve Erdemeşt kalelerini gezebilirsiniz. Ayrıca, Mor Mihayel Kilisesi ve Burç Manastırı, Hammara, Mor Barbara, Mor Efram, Meryem Ana, Mor Dimet, Mor Cırcır, Deyrilumur, Mor Yakup, Sedye (Meryem Ana), Mor Behnan ve Mor Evgin manastırları şehirde gezerken görebileceğiniz manastırlardan birkaçı. Dünyanın en eski kiliselerinden biri sayılan ve 4. yüzyıldan beri ibadete açık olan, Anıtlı (Hah) Köyü’ndeki Meryem Ana Kilisesi de görmeniz gereken yerlerden biri.Adını eskiden beri iplik imalatı yapılmasından alan İplik Mağarası, Bizans dönemine ait kalıntılar bulunan Gümüş Ova, prehistorik dönemlere ait olduğu düşünülen Hamazenbari Mağarası, tavanından akan suların kaşıntılara iyi geldiği söylenen Linveyri Şifa Mağarası görebileceğiniz mağaralardan.Bunların yanı sıra, Kasımiye, Ayn-ıl Betrak, Firdevs, Ayn Kapçak, Ayn İcrun, Ayn Melha, Fahriye ve Sultan İsa çeşmeleri de şehrin görülebilecek güzellikleri arasındadır.

Nasıl gidilir ?

İstanbul-Mardin arası kara yolu ile yaklaşık 17-18 saat sürmekte (yaklaşık 1600 km ), uçakla ise 2 saat.

Ne yenir ?

Mardin’in muhteşem yöresel yemeklerini sunan Cerciş Murat Konağı, Kebapçı Rıdo, Reyhani Kasrı, Turistik Lokantası’na gidebilirsiniz.

Mardin mutfağından bazı örnekler şunlardır:

  • Çorbalar; Lebeniye, Çorten, kişk
  • Dolma ve sarmalar; Patlıcan, biber, lahana, pazı ve üzüm sarması, hindi ve kuzu dolması, kaburga ve işkembe dolması.
  • Etli yemekler; Kibbe, Dobo, Fikriye, Alluciye, Dahudiyet ve saray mutfağının da vazgeçilmezi Incasiye, sembusek (kapalı lahmacun),
  • Köfte ve Kebaplar; Mardin Kebabı , Yoğurtlu kebap, satır köfte,  Ikbeybet (haşlanmış içli köfte), Irok (kızarmış içli köfte), Bello (mercimekli köfte)
  • Pilavlar; Kınnebreli Pilavı, Ciğer Pilavı, İmceddere, Kiliçe (Mardin Çöreği)
  • Salatalar; Ebegümeci, acur ve nar salatası.
  • Tatlılar; Mahlep Tatlısı, Zingil, Zerde, İpsise,  Davk Bi Dıps, Harire ve peynir helvası.
  • İçecek; Nar suyu, üzüm suyu, sumak ve bakır tas içinde kaşıkla içilen ayran.

Mardin'den dönüşte yakınlarınıza getirebileceğiniz, badem şekeri, cevizli sucuk, pestil, ıbzor, çiğ ve kavrulmuş badem, karpuz  ve kabak çekirdeği, kurutulmuş biber ve patlıcan, biber salçası, Süryani şarabı, Bıttım sabunu (özellikle Erdoba Hotel’den) da satın alabilirsiniz. Nasra Hanımın örtülerinden ve el baskısı kilise perdelerinden de almayı unutmayınız.

Nerede konaklanır?

Hilton Garden Inn Otel,  Reyhani Kasrı Otel, Erdoba Elegance Otel, Yay Grand Otel, Büyük Mardin Oteli, Matiat Otel, Nezirhan Otel.

Arzu edersiniz Artuklu Kervansarayı, Tatlıdede Otel, Zinciriye Otel, Kasrı Abbas Otel,  Erdoba Evleri gibi butik otellerde de konaklayabilirsiniz.