GÖBEKLİ TEPE´DEKİ SON GELİŞMELER

Göbekli Tepe’nin kuzeybatı alanında, ana kayaya ulaşılan temel çukurlarında yapılan kazılarda, MÖ 9500-8200 arasındaki bin yıllık süreçte biriken ve tepeyi oluşturan katmanlar incelendi. Arkeolojinin laparoskopik cerrahisi olarak adlandırabileceğimiz bu kazılar, Göbekli Tepe’nin karmaşık stratigrafisine ilişkin benzersiz bir anlayış sundu ve alanda daha önceden bilinmeyen diğer erken Neolitik yapılarının keşfine olanak sağladı.

Klaus Schmidt’in ölümünün ardından geçen bir yıllık süre içerisinde gizemli erken Neolitik alanı Göbekli Tepe’de çalışmalar devam etti. Schmidt’in yokluğunda ortaya çıkan sayısız zorluğa rağmen Göbekli Tepe ekibi, onun başlattığı çalışmayı sürdürmek, ve aynı zamanda onun hatırasını ve profesyonel yaşamının büyük bölümünü adadığı bu eseri korumak için büyük çaba gösterdi.

Klaus Schmidt’in ani ölümü, özellikle uzun yıllardır onunla beraber çalışan meslektaşları için hiç beklenmedik bir anda gerçekleşti. Bir arkadaş ve meslektaşı kaybetmenin yanında, Türkiye’nin erken Neolitik Dönem araştırmaları alanında çalışan böylesine önemli bir bilim adamını kaybetmenin yarattığı boşluk da vardı. Tüm bunların yanında bir de, 20 yıldır Klaus Schmidt’in profesyonel kariyerinin merkezinde yer alan Göbekli Tepe kazılarının geleceği konusu gündeme gelmişti. Schmidt’in ani ölümünün ardından geçen bir yıllık süre boyunca Göbekli Tepe projesi, yeni ortaklıklar ve saygın meslektaşların profesyonel yardımı sayesinde çalışmalarına devam etti.  Göbekli Tepe ekibi olarak bizim Göbekli Tepe’ye ve Klaus Schmidt’in bıraktığı mirasa olan sonsuz bağlılığımız, Ankara - Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteği ve Alman Araştırmalar Konseyinin cömert yardımları olmadan ayakta kalamazdı.

Klaus Schmidt’in ölümünün üzerinden geçen bir yıllık süre sonunda, şimdilerde Göbekli Tepe ekibi başlayacak yeni sezonu sabırsızlıkla bekliyor. 2015 kazı sezonunda, Avrupa Birliği fonu ile gerçekleşecek, iki adet kalıcı korunağın inşa projesi için son hazırlıklar tamamlanacak. Tüm hazırlıklar tamamlandığında, korunak yapıları 2015’in sonlarına doğru inşa edilmeye başlayacak. Göbekli Tepe için özel olarak tasarlanan bu kalıcı korunaklar, kazısı tamamlanan ve hassas durumda bulunan eserleri bölgenin sert iklim koşullarına karşı koruyacak. Ana kazı alanının üzerini kapatacak olan korunak ile birlikte, ayrıca bir ziyaretçi yolu da yapılacak. Böylece, alanı ziyaret edenler eşsiz bir Neolitik mimari deneyimi yaşama fırsatı bulacak. Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan inşaat çalışmalarının başlaması ile birlikte Göbekli Tepe ekibi, arkeolojik arazi çalışmasını bırakarak, şimdiye dek yapılan kazı çalışmalarının yayınlanması ile ilgili önemli çalışmalara odaklanacak. Çalışmaların bir diğer önemli odak noktası ise, alanın ve alandaki eşsiz anıtsal mimarinin korunması ve sağlamlaştırılması, böylelikle gelecek nesillere aktarılması için gerekli önlemlerin uygulamaya konulması olacak. Bu çalışma, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Şanlıurfa Müzesi ve Kültürel Miraslar Fonu (GHF) ortaklığı ile yürütülecek.

2014 Sonbahar sezonu çalışmalarına kısa bir bakış

2014 sonbahar sezonunda yukarıda bahsi geçen iki kalıcı korunağın inşa edilmesi için gerekli hazırlıklara ağırlık verildi. Bu yapılardan ilki, ana kazı alanı olarak da adlandırılan, alanın güneydoğu kısmının üzerini kapatacak şekilde tasarlandı. Korunak yapılarının ikincisi ise kuzeybatı ve güneydoğu tepeleri arasındaki çukur alanın üzerini kapatacak.

 

Müslüm Ercan , Lee Clare