HİTİT ÖNCESİ ANADOLU’DA KADIN

Hitit Öncesi Anadolu toplumlarında kadının siyasi ve sosyal konumunu irdelemek için iki temel kaynağı ele almak gerekir.

 

Arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan her türlü tarihi malzeme ve Anadolu’nun ilk tarihi dönemine ışık tutan çivi yazılı Kültepe tabletleri, Hitit öncesi Anadolu kadınının siyasi arenada erkekle eşit statüye sahip olduğunu, kocası veya veliahtla birlikte şehir devletini yönettiği gibi, kraliçe olarak müstakil devletini tek başına idare ettiğini göstermektedir. Ayrıca gelenekler ve hukuk nizamı karşısında önemli bir sosyal statüye sahip olduğu, aile içerisinde önemli bir birey olarak hareket ettiği, ailenin oluşumu ve bozulması esnasında yani evlenme, boşanma ve miras konularında hukuki eşitliği sağladığını söylemek zor değildir. Kadının toplum içerisinde elde ettiği söz konusu siyasi ve sosyal statüyü dönemin Anadolu’sunun anaerkil aile yapısıyla açıklamak mümkündür. Aynı yapı ve gelenek Hitit hukuk nizamında ve özellikle yönetim anlayışı ile sosyal ve gündelik hayatında da uzun süre tesirini devam ettirmiştir. Hititlerin Orta Anadolu’da egemen olmalarıyla birlikte anaerkil yapının yavaş yavaş yerini ataerkil yapıya bırakmasının nedenini, Anadolu’daki nüfus yoğunluğuna ve bunun beraberinde getirdiği istila ve çapulculuğa dolayısıyla dinmek bilmeyen siyasi mücadele ve savaşlara bağlamak mümkündür.

Yazı : Yusuf KILIÇ