HİTİT SANATINDA YENİ BİR SAHNE

Hititler, Anadolu’muzun kültürel geçmişinde yaklaşık 500 yıllık bir süreci işgal etmişlerdir (M.Ö.1650-1150). Onlardan önceki Hatti kültürünün temel öğeleri Hitit dönemi Anadolu’suna geçmiştir. Günümüzün ‘saz’ını, bir yerel kıyafetin benzerini ve el ele halay çekenleri, Hitit Anadolu’sunda da var olduğunu görmek heyecan vericidir. Hüseyindede’nin diğer vazosu ile Çankırı İnandıktepe’de bulunan vazonun dörtlü tasvir frizlerinde Hitit kült dünyasının sevilen dini motifleri konusal bir bütünlük içinde hikâye edilmiştir. Küçük vazonun tasvir frizinde Hitit dünyasında ilk kez görülen bir sahne karşımıza çıkar. Friz yüzeyinde 13 insan ve 1 boğadan oluşan dini tören alayının en ilginç ayrıntısını bir boğa üzerinde ters köprü pozisyonunda duran Hititli figür oluşturur. Boğa ve üzerindeki hareketler merkezde, diğer dans ve müzik uygulamaları da bunun çevresinde gerçekleşmiş olmalıdır. Böylece Hititli sanatçı tarafından dönemi için önemli bir törendeki 14 figürün tümüyle (ve aşamalı olarak) bir friz üzerindeki sahne bütünlüğü içinde tasvir edildiğini söyleyebiliriz. Gerçek yaşamdaki sahnenin, tasvir ortamındaki anlatımında, tüm derinlik soldan sağa doğru ilerleyen figürler ile verilmiştir. Böylece geniş bir alanda gerçekleştirilen bir kült töreni Hititli usta tarafından soldan sağa doğru ilerleyen bir sıralama içinde öykülenmiştir. Frizin sol başındaki el ele tutuşarak dans eden iki kadın figürü, bu tür bir dansın Eski Hitit tasvir sanatında bir ilki oluşturması açısından önemlidir. Dansçı kadınlar, el ele tutuşarak, bugünkü “halay” olarak bildiğimiz halk dansını yaparlar. Hitit yazılı belgelerinden, bu tür dansların varlığını biliyoruz. Bir metinde, Hititli dansçıların el ele tutuşarak ve krala arkalarını dönmeden sıra halinde bir dans gerçekleştirdiklerinden bahsedilir. Dans eden kadınların canlı renkli ve püsküllü giysilerini Anadolu’nun yerel kıyafetlerinden ayırmak mümkün değildir. Bu tür dansın geçmişi Anadolu’da çok eskiye gitmektedir.