HİTİT TAŞÇI ANITI

Hitit Anıtı Taşçı Anıtın yaşı yaklaşık olarak 3250’dir. 3250 yıl boyunca anıt; yağmur, kar, sel ve deprem gibi doğa olaylarına karşı, sonunda en büyük düşmanına yenilmek için direndi: İnsan. Biz anıtı birkaç sene evvel gelen araştırmacılar gibi bulamıyoruz maalesef. Bizim bulduğumuz Taşçı Anıtı’nın dibi hazine avcıları tarafından yeni kazılmış olarak duruyor. Bu yetmezmiş gibi, barbarlar kazarken anıta da önemli ölçüde hasar vermişlerdir.

2009 yazının sıcağında, Kahramanmaraş’tan doğuya doğru yola çıkıyoruz. Amacımız Tufanbeyli’yi geçip Develi’ye gelmeden ünlü Hitit Anıtlarından biri olan Taşçı’yı görmek. Taşçı Anıtı adını yakınında bulunan Taşçı Köyü’nden alır. Biz de bu köyde anıtı soruyoruz ama kimse bilmiyor. Sorduğumuz üçüncü kişi, nihayet kayaya kazılan bir resimden bahsediyor. Yol tarifi aldıktan sonra denilen yere geliyoruz. Bir köy yolu üzerindeyiz, sağımızda bir akarsu ve akarsuyun diğer tarafında ağaçlar ve kaya. Ancak tarifle bile kayalarda bir şey göremiyoruz. On dakikalık bir aramadan sonra anıtı buluyoruz. Yer seviyesine yakın önce bir insan silueti, onun yanında bir tane daha ve bir tane daha. Kazılarak yapılmış figürlerin solunda ve üstünde ise Hititlerin anıtlar ve mühürlerde sıkça kullandıkları Luwi Hiyeroglifli bir yazıt görülür. Ortada ve sağda yer alan figürlerin adları okunamıyorsa da, yazıta göre solda yer alan kadın figürü Ordu Yazıcısı Lupakki’nin kızı Manaza ya da Manazi’dir. Manaza/i’nin solunda yer alan yazıtta resmedilmemiş olan Kahraman, Büyük Kral Hattušili’nin hizmetkârı muhafız Zida’nın adı yazılıdır. Burada adı geçen Kral Hattušili, Mısır Firavunu II. Ramses ile ünlü Kadeš Barış Antlaşması’nı imzalayan Hitit Kralı III. Hattušili’den başkası değildir. Bu bilgilerden yola çıkarak anıtı MÖ 13. yüzyılın ortalarına tarihlemek mümkündür.

Anıtın yaşı yaklaşık olarak 3250’dir. 3250 yıl boyunca anıt; yağmur, kar, sel ve deprem gibi doğa olaylarına karşı, sonunda en büyük düşmanına yenilmek için direndi: İnsan. Biz anıtı birkaç sene evvel gelen araştırmacılar gibi bulamıyoruz maalesef. Bizim bulduğumuz Taşçı Anıtı’nın dibi hazine avcıları tarafından yeni kazılmış olarak duruyor. Bu yetmezmiş gibi, barbarlar kazarken anıta da önemli ölçüde hasar vermişlerdir. Bazı işaretler artık okunamıyor ve figürler daha zor seçiliyor. Kayanın altını kazmakla ne bulabileceklerini düşündüklerini bilemem ama anıttan ayrılırken Mısır Firavunu Tutankhamun’un mezarının girişindeki bir cümle aklıma geliyor, tabii bir kelimelik değişiklikle:

 

Ölüm, anıtın huzurunu bozanı kanatlarıyla yakalasın!

 

Yrd. Doç. Dr. Metin Alparslan

İstanbul Üniversitesi Hititoloji Anabilim Dalı