HİTİTLERDE SAVAŞ

(61. Sayı - TARİHE YÖN VEREN SAVAŞLAR )

Yazılı belgeler ışığında Anadolu’nun ilk imparatorluğunun askeri etkinliklerine genel bir bakış…

Eskiçağda devletlerin ekonomisi büyük ölçüde savaş yoluyla elde edilen ganimetlerle ayakta durabilmekteydi. Bu nedenle devletler orduya büyük önem veriyordu. MÖ 17. yüzyılın ortasında, Çorum ilinin Sungurlu ilçesi yakınlarında Hattusa’da Hitit Devleti kuruldu ve bu devlet bir süre sonra Önasya coğrafyasının hâkim gücü konumuna geldi. Hititlerin bu yükselişinin sebeplerinden biri de, büyük ve düzenli bir orduya sahip olmasıydı.

 

Hitit kaynaklarından edinilen bilgiler doğrultusunda, Hitit Devleti’nin kara savaşlarını deniz savaşlarına oranla daha fazla yaptığı söylenebilir. Karada yapılan bu savaşlar iklimsel sebeplerden dolayı sadece yaz aylarında yapılabiliyordu. Yılın geri kalan zamanlarında yollar bir ordunun hareket etmesi için uygun değildi.

 

Hitit ordusunun askeri teçhizatı arasında tunçtan yapılmış kılıç, mızrak ve balta bulunuyordu. Hititler, bu silahları yakın dövüşte tercih ediyorlardı. Yakın dövüşte kullanılan silahlar arasında yer alan kılıç, Hitit ordusunun en etkin silahlarındandır. Kılıç ayrıca prestiji olan bir silahtı. Hatti ülkesinde her askerin olduğu gibi her kralın, her yüksek memurun, askerin ve tanrının bir kılıcı vardır. Kaya kabartmalarında görüldüğü gibi belinde bir kılıç veya hançer taşımayan bir figür yoktur. 1991 yılında Boğazköy’de yapılan kazılardan Hitit kralı I/II. Tuthaliya dönemine ait bronz kılıç bulunmuştur. Kılıcın üzerinde çiviyazısıyla Akkadça “Büyük Kral Tuthaliya, Assuva ülkesini yerle bir ettiği zaman bu kılıçları efendisi Fırtına Tanrısına adak olarak sundu.” ifadesi yer almaktadır. Metinlerde geçen gümüş, altın ve demir daha çok kültsel silahların yapımında kullanılıyordu ya da bir başka devletin kralına hediye olarak gönderiliyordu. Bu duruma bir örnek Hitit Kralı III. Hattusili’nin Assur kralı I. Şalmanassar ya da Adad-Nirari’ye gönderdiği bir mektupta Hitit kralı, Assur kralına şöyle söylemektedir: “Şimdi sana demirden bir hançer yolluyorum”. Aynı mektuptaki Assur kralının talebi olan daha büyük miktardaki sevkiyat belki de güç dengesini değiştirmemek amacıyla yapılmamış olmalıdır.

 

Yazı: Tolga PELVANOĞLU

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 61. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.