HUNLAR ROMA İMPARATORLUĞU’NUN SINIRLARINI BİLİNENDEN FARKLI BİR ŞEKİLDE ETKİLEDİ

Yapılan yeni bir çalışmaya göre Romalı yerleşik gruplar, bu göçebelerin geçim ve beslenme stratejilerini ödünç aldı.

Tarihi kaynaklarda Hunlar hakkında bahsedilenler genellikle şiddet tarzı sahnelerdir. MS 1. ve 7. yüzyıllar arasında Orta Asya bozkırlarında yaşayan bu göçebe insanlar, sıklıkla imparatorluğun sınırında yaşayan geç Roma nüfusu ile acımasız çatışmalara girmiş olarak anılır. Ancak bu konu hakkında arkeolojik kanıtlar seyrektir.

 

Ancak yayımlanan yeni bir çalışmada bilim insanları bu görüşün aksini iddia ettiler. Araştırmacılar bu çalışmada Tuna Nehri kıyısındaki Pannonia eyaletindeki göçebe Hunlar ile Roma yerleşimcilerinin aslında işbirliğini yaptığını ve birbirlerinin yaşam tarzlarını ödünç aldıklarını ortaya çıkardı.

 

Cambridge Üniversitesinden Susanne Hakenbeck, “Hunlarla ilgili tarihi kaynaklar, onları şiddet yanlısı ve Roma uygarlığını tehdit eden göçebeler olarak tanımlıyor. Bu durum bu insanlara karşı bizde bir bakış açısı yaratmıştı. Ancak arkeolojik kanıtlar bu konuda daha az netti” dedi.

 

Roma kaynaklarında bir önyargının olduğunu söyleyen Hakenbeck, bilimsel araştırmalarının, Roma İmparatorluğu'nun sınırındaki sıradan insanların nasıl yaşadığını ve yaşamları boyunca Hunların onları nasıl etkilediğini gösteren kanıtları bulmalarını sağladığını ifade etti.

 

Sınırda İzotop Analizleri

 

Araştırmacı ekip, geç Roma İmparatorluğu’nun hudut bölgelerinden biri olan Büyük Macar Ovası’nda 5. yüzyılda gömülmüş olan bireylerin kalıntılarını inceledi. Bilim insanları bu kalıntılar üzerinden izotop analizleri gerçekleştirdiler ve çıkan sonuçları Orta Asya halkına ait verilerle karşılaştırdılar.

 

İzotop analizleri, 5. Yüzyılda Roma İmparatorluğu sınırında yaşamış olan insanların hem göçebe hem de tarımsal yaşam tarzını ödünç aldıklarını ve bir siteden diğerine beslenme biçimlerinde nispeten çok az fark olduğunu ortaya koydu. O dönemdeki beslenme biçimi, tahıllar (arpa ve buğday), bakliyat ve et ile karakterize edilir. Ancak bir pastoral beslenme biçimi darı (genellikle Orta Asya’da bulunan ve kolay-hızlı bir şekilde büyüyen bir bitkidir) ile birlikte daha fazla hayvansal protein de içerebilir.

 

Bu sonuçlar bölgedeki yerli Romalıların Hun gibi göçebe topluluklarda görülen geçim ve beslenme stratejilerinin bir kısmını benimsediğini, göçebelerin ise çiftçiliğe geçmiş olabileceğini ortaya koydu. Hakenbeck, bu çalışmanın Hunların, Roman İmparatorluğu'nun sınırında yaşayan insanlar üzerindeki etkisi konusunda kanıt sağlayan ilk araştırma olduğunu ve yerleşik düzende yaşayan Romalıların Hunların göçebe yaşam biçiminden etkilendiklerini görmüş olduklarını belirtti.

 

Bulgular, Hunları yalnızca şiddetle nitelendirmek yerine, onların geç Roma İmparatorluğu’nun sınır bölgesinde yaşayan insanlarla işbirliği de yapmış olabileceğine işaret ediyor. 

 

http://www.ibtimes.co.uk