İLK DENİZ SAVAŞLARI

(61. Sayı - TARİHE YÖN VEREN SAVAŞLAR )

Deniz, insanlık tarihi boyunca bir geçim yolu, ulaşım ve iletişim aracı olmuş, aynı zamanda bir tehlike ve ölüm mekanı olarak da insana korku salmıştır.

Gemilerin ilk kez yük alarak sefere çıktığı dönemlerden itibaren, denizde gemileri gasp etmek veya yağmalayacak mal aramak üzere kıyı kentlerine saldırmak için gemilere pusu kuran korsanlar var olmuştur. Kuşkusuz Tunç Çağı sonlarında, yaklaşık olarak MÖ 1200’lerde, çağın kaotik sonunun ve devamında gelen Demir Çağı başlangıcının öncesinde de durum buydu. Yüzyıllar boyunca yazılmış metin ve yazıtlarda kuşatmalar, denizde yolu kesilen gemiler, kıyılara yapılan baskınlar ve bu baskınlara karşı savunma denemeleri gibi denizden gelen tehditlere ilişkin sayısız gönderme yer almaktadır. Tunç Çağı sanatında da aynı şekilde, deniz saldırıları ve zayıf kıyı devletleri ve karakollarının kendilerini savunma çabalarını betimleyen örneklere rastlamaktayız.

 

Miken Uygarlığı’nın en önemli şehri olan Miken’de yapılan kazılarda ortaya çıkan 4 No.lu Kuyu Mezar’da, üzerinde denizden gelen askerler ile bir tepe üzerinde çatışma sahnesi betimlenen MÖ 16. yüzyıl tarihli  “Kuşatma Ritonu” adlı bir eser bulunmuştur. Bu iki sahnenin bir arada resmedilmesi, kıyıya yapılan baskın karşısında gerçekleştirilen savunmaya işaret etmektedir. Yunanistan’ın Santorini (Thera) Adası’ndaki Akrotiri adlı Minos yerleşmesinde ortaya çıkarılan Batı Evi’nin 4 No.lu Odası’nda yer alan ünlü minyatür freskte de yine, bir savaş sırasında gemilere binmekte olan, ellerinde mızraklarla betimlenmiş askerler ve denizde, kıyının hemen açıklarında su üzerinde süzülen cesetler görülmektedir.

 

Yazı: Jeffrey P. Emanuel

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 61. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.