İSTANBUL’UN ANTİK TİYATROSU NEREDE?

Neolitik Dönem MÖ 6500 yılları bulgularına bile ulaşılan İstanbul’da antik tiyatro ile ilgili bilimsel bir çalışma bugüne kadar yapılmadı. Antik kaynaklara göre tiyatro, Topkapı’nın bulunduğu akropolden Sarayburnu’na inen yamaçta bulunuyor.

Antik şehirlerin vazgeçilmezi olan tiyatrolar, eğlence mekânı olmalarının ötesinde, önemli kararların halka duyurulduğu yer olarak da kullanılırdı. Antik tiyatrolar yarım daire planlı, seyirci oturma yerleri basamaklar hâlinde ve genellikle bir yamaca yaslanırdı. İstanbul’un çağdaşları arasındaki tüm antik kentlerde tiyatro şehrin önemli mimari yapılarındandı.  Efes, Milet, Perge, Bergama, Truva, Foça ve Atina’da olduğu gibi İstanbul’un da bir tiyatroya sahip olması gerekirdi. Tarihi Yarımada’da kazma vurulan her yerden kültür varlığı çıkarken tiyatro ile ilgili henüz bir bulguya rastlanılmaması antik kaynaklarda işaret edilen yerin doğru olduğunu gösteriyor. Kaynaklara göre Topkapı Sarayı’nın bulunduğu akropolden Sarayburnu’na inen yamaçta 2 tiyatro olduğundan söz ediliyor. Bugün Topkapı Sarayı’na ait arazide, Büyük Tiyatro (Theatrum Majus Amphitheatrum) ile Küçük Tiyatro (Theatrum Minus)’nun toprak altında olduğu sanılıyor.

 

Romalılar’ın şehre hakim olması ile birlikte Aya İrini’nin bulunduğu alana yani Akropol’de Jupiter, Venüs ve Apollo adına tapınaklar yapıldı. Sultanahmet Meydanı’nda uç kısmı hâlâ ayakta olan Hipodrom  inşa edildi. Gülhane Parkı ile Sarayburnu arasına denk gelen, Topkapı Sarayı’nın boğaz girişine bakan yamaca da 2 tiyatro yapıldı. Antik kaynaklarda bu tiyatrolardan şöyle bahsedilir; Notitia Urbis Constantinopolitanea (MS 440): Bu kitapta İstanbul’un 14 bölgeye ayrılarak yönetildiğinden ve 2.Bölgede bir Theatrum Minus’tan söz edilir. Janin’in , 1950 basımı “Constantinople Byzantine, Dévelopment Urbain et Répertoir Topographique” adlı kitabında da “Theatrum Minus, büyük bir ihtimalle Afrodit Tapınağı’na bakan ve Artemis Tapınağı yanında inşa edilen “eski Megaralılar tiyatrosu” olarak değerlendirilmekte ve tiyatronun birinci tepenin kuzeye doğru olan yamacının uç noktasında yer aldığı söylenir. Bu bölge içine alındığında batıdaki Gotlar Sütunu’nun da küçük tiyatronun tam ortasını işaret edeceğini belirtilmektedir. Janin, kitabının başka bir yerinde: “Sarayburnu’nda 1913’te ortaya çıkartılan kalıntılar olasılıkla Theatrum Minus’a aittir ve Gotlar Sütunu’nun da bu yerin merkezini işaret etmesi gerekir” demektedir. 1909’da tatil için geldiği İstanbul’dan bir daha ayrılamayan Ernest Mamboury tarafından hazırlanan “Constantinople Guide Touristique” isimli İstanbul rehberinde de: “Gotlar Sütunu’nun, Septimius Severus tarafından inşa edilen Theatrum Majus’un spinasına ait olması gerekir” denmektedir.

 

Akrapolün çevreleyen Sur-u Sultani içinde yapılan kazılarda tiyatroların bu bölgede olduğuna dair işaretler alındı. 1913 yılında Gülhane Parkı düzenlenirken ve Sarayburnu’ndaki kazılar esnasında Gotlar Sütunu’nun çevresinde ortaya çıkarılan kalıntılar tiyatroya ait olduğu düşünüldü. Topkapı Sarayı’nın 2. avlusunda, saray mutfaklarının bulunduğu noktada 1959 yılında yapılan kazılarda da 11 parça mermerden tiyatro oturma sırası bulundu. Bu kadar bilgi ve antik kaynağa rağmen hâlen İstanbul’un antik tiyatrosu için bilimsel bir araştırma yapılmaması oldukça ilginç. Tiyatroların var olduğu sanılan arazide uzun yıllar TSK’ya ait askeri depolar bulunuyordu. Lakin bu depolar eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın ısrarları ile Topkapı Sarayı’na kazandırıldı. TSK araziden tamamen çıktı. Artık burada bir araştırma yapılmaması için sebep yok. Böyle bir araştırmanın, İstanbul’un kültür turizmine de büyük katkı sağlayacağı su götürmez.

 

 

 Haber: Ömer Erbil