KAPADOKYA´DA BİN 600 YILLIK KİLİSE BULUNDU

Nevşehir Belediyesi ve TOKİ´nin ´Kale ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi´ kapsamında yürüttüğü temizlik çalışmaları sırasında, geçen yıl yer altında Ortodoks inancına sahip Hıristiyanların ilk kiliselerinden biri olduğu tahmin edilen bin 600 yıllık bir yapıya ulaşıldı.

Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Kapadokya'da hâlen devam eden temizlik çalışmalarında bölgenin tarihi ile ilgili bilgileri yeni baştan değerlendirmemize sebep olacak nitelikte bilgi ve belgelere ulaştıklarını dile getirdi. Ünver, köklü bir uygarlığın merkezi olmuş bölgede geçtiğimiz günlerde ortaya çıkartılan ve Ortodokslara ait olduğu belirtilen kilisenin, bölgedeki tarihi zenginliği tekrar ortaya koyduğunu vurguladı.  

 

Ünver: "Belediyemiz öncülüğünde ve Nevşehir Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müze Müdürlüğü ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun denetiminde gerçekleştirilen temizlik çalışmalarının kapsadığı alan, toplamda 360 bin metrekare." dedi. Temizleme çalışmalarında tarihi bilgi ve belgeler açısından oldukça önemli veriler elde ettiklerini kaydeden Ünver, daha sonra şunları söyledi:

"Burada geçtiğimiz günlerde Ortodoks dönemine ait bir yer altı kilisesi ortaya çıkartıldı. Şu anda çok ciddi bir veri ile karşı karşıyayız. Bu dünya Ortodoksluğunun belki tarihi akışına ve seyrine yön verecek bir çalışma olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü bilim adamlarımız bu konuda çok ciddi ilgilenmeye başladılar. Kapadokya Bölgesi'ndeki en büyük kiliselerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bu konunun uzmanlarının bize verdiği bilgiye göre, kilisedeki freksler çok özgün ve çok iyi korunmuş. Kilisenin içerisi toprakta olduğu için fazla yıpranmamış. Tamamıyla yerin altında, yerin üzerinde hiçbir belirtisi olmayan bir alan. Temizlik yapan arkadaşlarımızın önüne âdeta kendiliğinden çıktı geldi, beni de görün der gibi. Kilise alanına bağlı ve oldukça yakın bir merkezde bilim adamlarının değerlendirmelerine göre, kamusal alan olabilir şeklinde nitelendirdikleri devlet yapısına benzer, yerin altında yapılara ulaştık. İlk tarihlendirmeler MS 4. yüzyıla kadar gidebileceği, kilisenin yapım tarihinin de belki daha eski yıllara kadar ulaşabileceği ifade ediliyor."

 

Ünver, özellikle Osmanlı Dönemi'nde de bu alanın oldukça önemli bir yerleşim merkezi olduğuna yönelik ciddi verilere de ulaştıklarını ifade ederek: "Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızın da yardımları ile Damat İbrahim Paşa döneminden Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar yüzlerce belge elimize ulaştı. Damat İbrahim Paşa ve eşi Fatma Sultan’ın Vakfı’nın yapmış olduğu su yollarının belgeleri ve bölgedeki bir sarnıcın varlığının olduğu bilgisine ulaştık. Hâlen bölgede 80 kişi ile birlikte temizleme çalışmalarını yürütüyoruz. Yaklaşık 7 kilometre uzunlunda bir galeriye ulaştık. Burada kandil yerleri, orijinal su künkleri, burada insanların yaşamını belgeleyen tandırlar, ocaklar, topraktan yapılmış çeşitli imalathaneler ve çeşitli kullanım gereçleri bulundu." dedi.

 

Hasan Ünver, dünyanın en büyük yeraltı şehir yerleşimimin bir bölümünü önümüzdeki yılın sonlarına doğru ziyarete açmayı planladıklarını da belirterek: "Öyle zannediyorum ki, önümüzdeki yılın yaz sonuna doğru Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapacağımız görüşmelerle bu bölgenin bir bölümünü insanlarımızın gezebileceği bir alan hâline getirmeyi planlıyoruz. Bu alan şehrimizin tam merkezinde olduğu için insanlarımız için de bir yaşam merkezi olmaya devam edebilir şeklinde bir düşüncemiz var. Bunun içerisi çeşitli kültürel faaliyetlere açık, butik oteller, kaya oteller, kongre merkezi gibi alanlar olabileceğini düşünüyoruz. Yine Osmanlı arşivlerinden ulaştığımız bilgilere göre, bezirhanelerden ve sarnıçlardan söz ediliyor. Bu kilise ve yeraltı şehri üzerindeki bilimsel çalışmaların yolumuzu ve ufkumuzu açacağını umuyoruz. Nevşehir’in zengin tarihini tüm dünya turizmine kazandıracağımız günü heyecanla bekliyoruz." dedi.

 

 

Sinan KORKMAZER

DHA