KAYA RESİMLERİ

Van- Hakkari Dağlık Bölgesi Kaya Resimleri. İki ayaklı bir canlının doğaya ve kendisine karşı olan mücadelesi, onun nasıl bir canlı olacağını belirlemiştir. İnsanın sosyal bir varlık haline gelmesi, yine kendine özgü “iletişim” araçlarını ortaya koyması ile açıklanabilir.

Dünyayı soyutlayan insanın ortaya koyduğu ilk sanat eserlerinden biri olan kaya resimleri de, kültürel evrimin bir parçası olduğunu, dünyanın birçok yerinde tespit edilmiş olmasıyla kanıtlamış, göçebe topluluklardan, yerleşik toplumlara dek tinsel bir anlatım biçimi olmuştur. Yakın zamanda Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda bir mağarada bulunan kaya resimleri, bu sanatın tarihini 40 bin yıl öncesine kadar götürmüştür. Dünyanın farklı lokasyonlarında, geniş bir zaman dilimi içerisinde kullanılmış olan resimlerin Anadolu’daki yeri, bugün bu konu üzerinde detaylı çalışma yapılmaması sebebiyle göz ardı edilmiştir. Bugüne kadar tespit edilmiş kaya resimlerinin sayıca en fazla görüldüğü bölgenin Doğu Anadolu olması ise ilgi çekici. Doğu Anadolu kronolojisi içinde önemli yer tutan bu resimlerden, Tırşin Yaylası kaya resimleri, 40 yıldır bilim insanları tarafından çeşitli sebepler yüzünden ziyaret edilememiştir. 2800 metre yükseklikte, Van ilinin Gürpınar ilçesinde Nordiz olarak adlandırılan bölgede bulunan kaya resimleri, kaya bloklarına vurgu yöntemi ile işlenmiş. Zaman içerisinde çevresel ve insan faktörü ile tahrip olmalarına karşın, bugün gözlemlenebilen onlarca kaya resmi bulunuyor. Resimlerde betimlenen dağ keçisi, geyik, koç, sürüngen, köpek, sırtlan(?) gibi figürler bölgenin faunasını özetler nitelikte. Az sayıda da olsa insan ve geometrik figürler de görülüyor. Kaya bloklarında, bir kompozisyondan daha çok bağımsız betimlemeler şeklinde,bazen tekli bazense birden fazla figürün işlendiği görülüyor. Van-Hakkâri Dağlık Bölgesi’nde, Tırşin Yaylası’ndaki gibi yoğun olmasa da benzer teknikle yapılmış kaya resimleri yer alıyor.
Yine Gürpınar ilçesinde, Put Köyü’nün hemen batısında uzanan derin bir vadi içerisinde yer alan Put Mağarası (2680 m) ideal bir prehistorik “alan” görünümünde. Günümüzde az sayıda figürün bulunduğu resimler, koyu kırmızı ve açık kırmızı renkte, kök boya ile iki gözlü mağaranın giriş kısmına resmedilmiş. Yapım ve stil açısından bakıldığında bunlar, bölgenin kayda değer kaya resimleri arasında yerini alıyor. Tanımlanabilen figürlerde dağ keçisi, stilize insan ve güneş resmi bulunuyor. Put Mağarası’nın “ana tanrıça” figürü olarak adlandırılan stilize kadın resmi, bölgede bu “sembolizmaya” ait izlerden biri olarak sayılabilir.
Van Gölü Havzası’nın güneyindeki yüksek yaylalarda mikro klima, fauna ve floranın çeşitlenmesini sağlar. Önemli hammadde kaynaklarının yol güzergâhlarını barındırması sebebiyle de bölgenin yerleşme-yaşam politikasında “sürekliliğe” sebep olur. Doğu Anadolu’nun prehistoryası, günümüzde çok az yerleşimle temsil ediliyor olması kaya üstü resimlerinin tarihlendirilmesi konusunda bir sorun teşkil etse de, bölgenin daha fazla araştırılması ile doğru bir saptama yapmak mümkün olacaktır. Yoğun insan ve doğa tahribatı gün geçtikçe kaya resimlerinin tanımlanabilir olmasını zorlaştırıyor. Daha önce belgelenen bazı kaya resimleri günümüze ulaşamamış. Bu yüzden tespit edilen kaya resimlerinin korunmasına yönelik çalışmaların acilen yapılması gerekiyor. Doğu Anadolu’da kaya resimlerinin envanterinin çıkarılmasının, bölgenin kronolojisine ve komşu bölgelerle olan ilişkisine dair önemli bilgiler vermesi muhtemel.
Hale Tümer