KUMRAN’DA ÖLÜ DENİZ PARŞÖMENLERİNİN GİZLENDİĞİ 12. MAĞARA BULUNDU

Ölü Deniz’in kuzeybatı kıyısındaki Kumran’ın batısındaki kayalıklarla çevrili bir mağarada yapılan arkeolojik kazılar, İkinci Tapınak Dönemine tarihlendirilen Ölü Deniz Parşömenlerinin (Kumran Yazıtları) mağarada gizlendiğini ve geçen yüzyılın ortalarında Bedeviler tarafından yağmalandığını kanıtlıyor. Araştırmacılar şimdi bu mağaranın, Mağara 12 olarak numaralandırılmasını önerdi.

Ölü Deniz Parşömenleri araştırmasında bir kilometre taşı sayılan bu şaşırtıcı keşif, Hebrew Üniversitesi Kudüs Arkeoloji Enstitüsünden Dr. Oren Gutfeld ve Ahiad Ovadia, ABD Liberty Üniversitesinden Dr. Randall Price ve öğrencileri tarafından yapıldı. Bu araştırma birçok kurum tarafından da desteklendi.

 

Mağaradaki kazılar, buranın bir zamanlar Ölü Deniz Parşömenleri içerdiğini ortaya koydu. İkinci tapınak döneminden kalma çok sayıda saklama kabı ve kapakları mağaranın duvarları boyunca nişlerde ve arkasındaki uzun bir tünelin derinliklerinde gizlendi. Kapların hepsi kırılmıştı ve içlerindeki her şey alınmıştı. 1950’li yıllara ait bir çift kazma başının keşfedilmesi ise mağaranın yağmalandığını ispatlıyor.

 

Şu ana kadar, 11 mağaranın Ölü Deniz Parşömenleri içerdiğine inanılıyordu. Ancak bu mağaranın keşfi ile beraber akademisyenler bu mağaranın, Mağara 12 olarak numaralandırılmasını önerdi. Bu mağara içerisinde saklama kaplarının bulunduğu ancak parşömenlerin bulunmadığı Mağara 8’de olduğu gibi, Q12 adını alacaktır (numaralandırmaların başında bulunan Q=Kumran, burada hiçbir parşömen tomarının bulunmadığını belirtir).

 

Hebrew Üniversitesinden kazı başkanı arkeolog Dr. Oren Gutfeld bu heyecan verici keşfin, 60 yıldan beri yeni Ölü Deniz Parşömenleri bulmalarına en çok yaklaştıkları an olduğunu, bugüne kadar bu parşömenlerin yalnızca 11 mağarada bulunduğunu kabul ettiklerini, fakat artık 12 mağara olduğundan şüphelerinin olmadığını belirtti. Gutfeld ayrıca günün sonunda hiç parşömen bulamadıklarını fakat bunun yerine sadece yazma için hazırlanmış bir kapta parşömen parçası bulduklarını da ekledi. Dolayısıyla bu mağarada bir zamanlar parşömenler olduğu ve bunların çalındığına dair hiçbir kuşkunun olmadığı da belirtildi.

 

Mağaradaki bulgular sadece parşömenlerden ve parçalarından oluşmuyor. Bunların dışında ayrıca çanak çömlekler, çok sayıda çakmaktaşı bıçaklar, ok uçları ve yarı değerli taşlardan yapılmış mühür buluntular da ele geçirildi. Keşfedilen bu eseler mağaranın Kalkolitik ve Neolitik dönemlerde de kullanıldığını gösteriyor. 

 

http://https://www.sciencedaily.com