KUŞADASI’NDA YOL YAPIMI SIRASINDA KESİLMEK ÜZERE OLAN 700 YILLIK ZEYTİN AĞACI KESİLMEKTEN KURTARILDI

Kuşadası´nda Yavansu Mahalle Muhtarının girişimleri sonucu 700 yıllık olduğu anlaşılan zeytin ağacı kesilmekten kurtarıldı. Muhtarın dikkati Kuşadası´nda 700 yıllık zeytin ağacını kurtardı. Yol yapımı sırasında kesilmek üzere olan ağaç, girişimler sonucu üç şeritli yolun iki şeride indirilmesi ile kurtarıldı.

YOL İÇİN KESİLECEKTİ

 

Zeytinlik alanların imara ve sanayi tesislerine açılmasını öngören değişiklik taslağının TBMM'de olduğu günlerde Kuşadası'ndan gelen haber yurttaşların zeytinliklere verdiği önemi ortaya koyuyor. Kuşadası-Söke karayolunun çalışmaları sırasında yol güzergahında kaldığı için köklenmek üzere olan zeytin ağacı, Yavansu Mahalle Muhtarı ve aynı zamanda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı olan Hasan Demirelin ve EKODOSD'un girişimleri sonucu kurtarıldı. Kesilmek üzere olan ağacın bir anıt ağaç olduğunu gören muhtarın dikkati sonrası yapılan incelemede, ağacın yaklaşık 700 yaşında olduğu ortaya çıktı. Tarihe tanıklık eden ağacın kurtarılmasına dönük Karayolları 2. bölge Müdürlüğüne verilen dilekçe sonrası yetkililer yol planında değişiklik yapılacağını dile getirdiler. 3 şeritli yolun, ağaçlara kadar olan bölümünün 2 şeritli olarak devam edeceği, ağaçlardan sonra 3 şeritli olarak düzenleneceği bildirildi.

 

'TARİHİN SESSİZ TANIKLARINI KORUMALIYIZ'

 

EKODOSD Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, Kuşadası'nın ekolojik açıdan çok hassas bir bölgede olmasına rağmen, son 30 yılda hızla artan nüfus, kontrolsüz gelişmeler, plansız ve yoğun yapılaşmalar sonucunda birçok doğal değerini yitirdiğini dile getirdi. Kuşadası ve çevresinin doğal kaynaklar ve orman toplulukları açısından antik dönemlerde ne kadar zengin olduğunun günümüze kadar gelebilen anıt ağaçlardan anlaşıldığını belirten Sürücü, "Tarihe tanıklık eden bu ağaçların yaşlarına bakıldığında, özellikle zeytin ağaçlarının Roma Dönemi’ni gördüğü, birçoğunun Bizans ve Osmanlıdan günümüze kadar geldiği ve bugüne kadar genetik özellikleri sayesinde hala yaşamlarını sürdürdüğü görülmektedir. En yaşlı olan zeytinin MS 265’lerde doğduğu, kentin içinde devasa boyutlardaki bir meşenin ise İstanbul’un fethinden önce var olduğu düşünüldüğünde, günümüzde beton blokların arasında sıkışıp yaşamını hala sürdüren tarihin bu sessiz tanıklarının ne kadar önemli olduğu bilinmelidir" dedi. Sürücü, birçok uygarlığı gören bu doğal anıtların korunarak gelecek nesillere taşınması için herkese görev düştüğünü söyledi.

 

https://www.evrensel.net