KUTSAL KALINTILAR

Yapı kalıntısı, kent içinde surlardan sonra Roma İmparatorluğu Döneminden kalan ve kazılar sonucu gün ışığına çıkarılan ve ele geçen buluntular sayesinde gerçek kimliğiyle tanımlanan yegâne yapı olması açısından ayrıca önemlidir.

Halk arasında ve bilimsel yayınlarda ‘Balatlar Kilisesi’ olarak bilinen yapı topluluğu Boztepe’nin doğusunda, Ada mahallesi sınırları içerisinde yer alır. Yapı kalıntısı, kent içinde surlardan sonra Roma İmparatorluğu Döneminden kalan ve kazılar sonucu gün ışığına çıkarılan ve ele geçen buluntular sayesinde gerçek kimliğiyle tanımlanan yegâne yapı olması açısından ayrıca önemlidir.

Geç Roma İmparatorluğu Döneminde İmparatorluk Hamamı ve Gymnasium/Palestrası olarak inşa edilen yapının içinde dört yıldır yapılan arkeolojik kazılar sayesinde yapı kalıntısının ilk inşa edildiği dönemden 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar geçen uzun süreçteki farklı kullanım dönemlerine ait tabakalar ve buluntuları gün ışığına çıkarılmaktadır. Roma Dönemine ait olan yüksek duvarları günümüze ulaşmış bu yapı kalıntısının, İmparatorluk Hamamı (Thermae) ve Spor Merkezi (Gymnasium/ Palestra) olarak inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nda serbest bırakılmasını izleyen yıllarda (4.yüzyıl) hamamın sıcaklık (caldarium) bölümü kiliseye dönüştürülmüştür. Bu mekanın güney haç koluna ise daha geç bir dönemde (muhtemelen Orta Bizans Dönemi) tek nefli kareye yakın dörtgen planlı bir başka kilisenin inşa edildiği görülür.

Latin haçı planlı sıcaklık mekanının kuzey, doğu ve batı haç kollarının iki yanında oturarak yıkanmak için yapılmış, derinliği fazla olmayan kare biçimli havuzlar vardır. Yapı 4. yüzyılda kiliseye dönüştürülürken havuzların beyaz ve renkli mermer ve mozaik olan duvar kaplama ve döşemeleri sökülerek tahrip edilmiş ve bu çukurlar mezarlık alanı olarak değerlendirilmiştir. Doğu haç kolu kilisenin apsisi olarak kullanılmıştır. Ancak apsis yuvarlağı kazı alanının dışında kaldığından burasıyla ilgili bilgiler henüz mevcut değildir. Bizans Döneminde doğu haç kolu ile orta mekan arasına moloz taşlardan örülmüş kare kesitli anıtsal payeler eklenmiştir. Ancak bu kısımlar daha sonraki bir dönemde ortadan kaldırılmış olup, sadece zemin seviyesindeki taban kısımları görülebilmektedir. Ayrıca bu kesimde templon kuruluşuna ait izler ve işlenmiş mermer levhalarele geçmiştir. Benzerlerinden yola çıkılarak çapraz tonozla örtülü olması gerektiği düşünülen kare planlı orta mekanıntam merkezini oluşturan alanın zeminine yapının ilk kiliseye dönüştüğü dönemde kripta olarak kullanılmış olan dikdörtgen planlı bir hücre açılmıştır. Bu hücre, hamamın kalın taş zemininin kesilmesiyle oluşturulmuştur. Yapının zemin altında yer alan, sıcak havanın içine dolaşması için kemerli sistemde yapılmış hipokaustun kemer araları örülerek kapatılmış ve üzerleri de harçla sıvanarak düzeltilmiştir.